DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şah İsmail Hatâyî/Yerde Gökte Hayder-i Kerrâr’sın Sen Yâ Ali
On bir beyitli Hz. Ali övgüsü · 16. yüzyıl

Yerde Gökte Hayder-i Kerrâr’sın Sen Yâ Ali

Hz. Ali’yi Haydar ve Kerrâr lakapları, Hayber anlatısı, Miraç sırrı ve ezelî varlık imgeleriyle över. Tarihsel savaş sözleriyle kozmik bağlılık dili iç içe geçer; Hatâyî her baktığı yerde Ali’nin yüzünü gördüğünü söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yerde gökte ’sın sen yâ Ali

    sâki-i ebrârsın sen yâ Ali

    1Yerde ve gökte tekrar tekrar saldıran Haydar’sın sen ey Ali

    2Mahşer günü iyilerin sakisisin sen ey Ali

    Hayber’le anılan saldırgan Haydar unvanı gök ve yere yayılırken mahşerde iyilere içki sunan saki görüntüsü eklenir. Savaşçı kudret ile ahiret ikramı, Ali’nin koruyan iki yüzü olarak birleşir.

  2. 2

    Hamset-ül-esmâ okurlar ismini ey Bülhasen

    -i Ahmed-i Muhtâr’sın sen yâ Ali

    1Ey Ebü’l-Hasan, adına beş isim derler

    2Seçilmiş Ahmed’in amcasının oğlusun sen ey Ali

    Ebü’l-Hasan hitabı ve “beş isim” geleneği kimliği kutsal bir adlar çevresine yerleştirir. Ahmed-i Muhtâr’ın amcaoğlu oluşu ise bu manevi unvanları peygamber ailesindeki somut akrabalıkla temellendirir.

  3. 3

    Anter’in başın kesen Hayber kapusun koparan

    Ceng içinde katil-i küffârsın sen yâ Ali

    1Anter’in başını kesen, Hayber kapısını koparan

    2Savaşta inkârcıları öldürensin sen ey Ali

    Anter’in başını kesme ve Hayber kapısını koparma anlatıları olağanüstü savaş gücünü iki ayrı sahnede büyütür. Son dize bu menkıbeleri savaşta inkârcılara üstün gelme niteliğinde toplar.

  4. 4

    İfritin bendini aldın üç bin yıldan sonra

    Deşt-i erzende geçen Kerrâr’sın sen yâ Ali

    1İfritin bağını üç bin yıldan sonra çözdün

    2Erzen çölünden geçen Kerrâr’sın sen ey Ali

    Üç bin yıllık ifrit bağının çözülmesi zamana yayılan bir kurtarma kudreti gösterir. Erzen çölünü geçen “Kerrâr” görüntüsü, kapalı bağı açan gücü geniş ve tehlikeli coğrafyada ilerleyen savaşçı harekete bağlar.

  5. 5

    şânında olmuştur nüzûl

    Hadd içinde sikke vü dînârsın sen yâ Ali

    1“Ali’den başka yiğit yoktur” sözü senin şanın için inmiştir

    2Hadd içinde sikke ve dinarsın sen ey Ali

    “Ali’den başka yiğit yoktur” sözü yüceliği açıkça ilan eder; ikinci dizedeki sikke ve dinar terkibi ise anlamı kesinleştirilmeden korunur. Yorum, kapalı ifadeyi yeni bir övgü ilişkisi uydurarak çözmeye çalışmaz.

  6. 6

    Evvel ü âhır da sensin zâhir ü bâtın da sen

    Akl-i evvelden hüveydâ yârsın sen yâ Ali

    1Başlangıçta ve sonda sensin; dışta ve içte de sen

    2İlk akıldan açıkça görünen dostsun sen ey Ali

    Başlangıç ve son, dış ve iç aynı kişide birleşerek zaman ile görünüşün bütün alanlarını kapsar. İlk akıldan görünür olan dost imgesi, bu kuşatıcılığı kozmolojik kaynaktan kişisel yakınlığa taşır.

  7. 7

    Evvel ü âhırda sensin dînini şerh eyleyen

    Dillere gönüllere ikrârsın sen yâ Ali

    1Başlangıçta ve sonda dini açıklayan sensin

    2Dillerde ve gönüllerde ikrarsın sen ey Ali

    Dini açıklayan öznenin başlangıçta ve sonda bulunması, öğretinin sürekliliğini vurgular. Dillerde ve gönüllerdeki ikrar ise açıklamanın yalnız sözde kalmayıp iç kabulde de karşılık bulduğunu gösterir.

  8. 8

    Çıkdı Mi’râca Muhammed dedi doksan bin kelâm

    Sırr-ı Hak’ka mahrem-i esrârsın sen yâ Ali

    1Muhammed Miraç’a çıktı, doksan bin söz söyledi

    2Hakk’ın sırrına erişmiş sır dostusun sen ey Ali

    Miraçta söylenen doksan bin kelâm, insan ölçüsünü aşan genişlikte bir vahiy konuşmasını çağrıştırır. Ali’nin Hakk’ın sırrına mahrem oluşu, bu sözlerin gizli katmanına kabul edilen dost konumunu belirtir.

  9. 9

    Enbiyâlar mihrisin sen evliyâlar serveri

    Gazilere server ü serdârsın sen yâ Ali

    1Peygamberlerin güneşi, velilerin önderisin

    2Gazilerin önderi ve başkomutanısın sen ey Ali

    Peygamberlerin güneşi, velilerin önderi ve gazilerin başkomutanı sıfatları üç topluluğu aynı merkezde birleştirir. Işık, manevi rehberlik ve askeri liderlik birbirini tamamlayan mertebeler hâline gelir.

  10. 10

    Henüz âdem mâ ü tıynden halk olunmamış iken

    Dü cihan halkı yoğ iken varsın sen yâ Ali

    1Âdem henüz su ve topraktan yaratılmamışken

    2İki dünyanın halkı yokken vardın sen ey Ali

    Âdem su ve topraktan yaratılmadan, iki dünyanın halkı ortaya çıkmadan önce var olma iddiası Ali’yi tarihsel zamandan çıkarır. Beyit, onun nurani varlığını yaratılışın öncesine yerleştiren ezel tasavvurunu kurar.

  11. 11

    Bu Hatâyî bendenin sensin murâd ü maksadı

    Kande baksam görünen dîdârsın sen yâ Ali

    1Bu Hatâyî kulunun isteği ve amacı sensin

    2Nereye baksam görünen yüzsün sen ey Ali

    Hatâyî bütün istek ve amacını Ali’de toplar; kapanışta bakılan her yerde onun yüzü görünür. Dış dünyanın çoğulluğu, arzu merkezinin birliği sayesinde tek bir “didâr” tecrübesine dönüşür.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Hatâyî (Şah İsmail) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 163546 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Önceki şiirUsul Erkan Bilmez Nadan Elinden
Usul erkan bilmez nadan elinden
Şah İsmail Hatâyî · nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Hayder-i Kerrâr

Tekrar tekrar hücum eden aslan; Hz. Ali’nin lakabı

rûz-i mahşer

Diriliş ve hesap günü

sâki-i ebrâr

İyilere içecek sunan

İbn-i amm

Amca oğlu

Lâ fetâ illâ Ali

“Ali’den başka yiğit yoktur” sözü

Akl-ı evvel

Tasavvufi kozmolojide ilk yaratılan akıl

mâ ü tıyn

Su ve çamur

hadd içinde sikke vü dînâr

Kaynakta Hz. Ali için kullanılan kapalı sikke-dinar benzetmesi; teknik anlamı tahmin edilmemiştir