Elma Yanaklı, Sim Gerdanlı
Dadaloğlu, yeniden bir güzele gönül verdiğini söyleyerek sevgilinin benlerini, kirpiklerini, saçını, yanağını ve gerdanını ayrıntılı bir portrede toplar. Onun hangi yöreden olduğunu kestiremez; gördüğü anda ölümü göze aldığını söyler. Şiir, güzelin gelip geçmesine ve âşığın hâlini sormamasına bağlanan sitemle kapanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Yine bir dilbere meyil aldırdım
Ak gerdanda benler nişanlıdır.
1Yine bir güzele gönlümü kaptırdım;
2ak gerdanındaki benler altın işaretlidir.
- 2
Çift çift olmuş kirpikleri belinir
telleri pek reyhanlıdır
1Kirpikleri çift çift olmuş, seçiliyor;
2saçının telleri pek reyhan kokuludur.
Portre göz çevresinden saça doğru ilerler. Çift kirpiklerin görünürlüğü bakışın keskinliğini, reyhan benzetmesi ise saçın yalnız görülen değil kokusuyla da etkileyen yönünü öne çıkarır.
- 3
Bana çıkmış yolun üstüne
Samur kürk giyinmiş alın üstüne
1Bana nispet edercesine yolun üstüne çıkmış;
2Alnının üstü samur kürk gibi koyu bir örtüyle kaplıdır.
Güzelin yol üstünde belirmesi âşık tarafından kendisine yönelmiş kışkırtıcı bir gösteri gibi okunur. Samur kürk, portrenin değer ve ihtişam dilini sürdürür; dizedeki sıra dışı ‘alın üstüne’ kuruluşu genişletilmeden korunur.
- 4
Taramış saçların belin üstüne
Bir elma yanaklı gerdanlıdır
1Saçlarını tarayıp belinin üstüne salmış;
2elma yanaklı, gümüş gibi parlak gerdanlıdır.
Bele kadar inen saç portrenin boyunu uzatırken elma yanak ve sim gerdan renk ile parlaklığı bir araya getirir. Böylece sevgilinin yüzü ve bedeni meyve ile değerli maden imgelerinde tamamlanır.
- 5
Ne yaman bahçeli güllü gonc’alı
Sinem urdu bir kirpiği kancalı
1Ne de etkileyici; bahçesi gül ve gonca dolu.
2Kanca gibi bir kirpiği bağrımı vurdu.
Sevgili önce gül ve goncalarla dolu bir bahçeye dönüşür, ardından tek kirpiğin kanca gibi yaralamasıyla görüntü sertleşir. Güzellik ile acı aynı bedende ve aynı bakışta birleşir.
- 6
Bilmem Ödemiş’li bilmem Gence’li
İlle yanılmazsam Pehlivanlıdır
1Bilmem Ödemişli mi, bilmem Genceli mi;
2ama yanılmıyorsam Pehlivanlıdır.
Üç yer veya topluluk adı, güzelin kimliğini kesinleştirmek yerine âşığın şaşkınlığını gösterir. İlk iki olasılığın ardından gelen Pehlivanlı tahmini, portrenin gözleme dayalı fakat belirsiz kalan tek kimlik işaretidir.
- 7
DADAL’ım sarpa düşürdüm yolumu
Gördü gözüm kabul ettim ölümü
1Dadal’ım, yolumu sarpa düşürdüm;
2gözüm gördü ve ölümü kabul ettim.
Mahlasla birlikte güzellik tasviri âşığın sonucuna bağlanır. Sarpa düşen yol, tutulmanın hayatı güçleştirdiğini; görür görmez ölümü kabul etmek ise bu çekimin geri dönülmezliğini anlatır.
- 8
Geldi geçti hiç sormadın halimi
Ala güzel amma pek elvanlıdır
1Geldi geçti, hâlimi hiç sormadın;
2güzelsin ama pek renkli ve alımlısın.
Son iki dize bakışın tek taraflı kaldığını açığa çıkarır: güzel geçer, fakat âşığın hâline dönmez. ‘Amma’ bağlacı sitemi güzellik hükmünden ayırmaz; ilgisizlik ile hayranlık yan yana bırakılır.
Metnin kaynağı
Dadaloğlu mahlası gövdede görünür ve farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Dadaloğlu, basılı No. 6, PDF 153–154; 8 birim/16 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Yükseklerde şahin gibi süzülürDadaloğlu · Ayrılık ve kavuşma özlemi taşıyan koşma→
‘Yine’ sözü, âşığın bu tutulmayı daha önce de yaşadığını sezdirir. Ak gerdan üzerindeki benlerin altın nişana benzetilmesi, ten ile koyu ben arasındaki karşıtlığı değerli bir süse dönüştürür.