Yiyüp İçüp Gezen İnsân Uyar Cânını Gafletden
Fahrî, ecelin tuzağı ve malın geçiciliği karşısında insanı gafletten uyanmaya çağırır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Yiyüp içüp gezen insân uyar cânını gafletden
Seherde ide gör uyar cânını gafletden
1Yiyip içip dolaşan insan, canını gafletten uyandır;
2seherde inleyip yakar, canını gafletten uyandır.
- 2
Yoluñ üzre tuzağını ecel kurmuşdur
Seni avlar o va’llâhi uyar cânını gafletden
1Ecel avcısı yolunun üstüne tuzak kurmuştur;
2vallahi seni avlar, canını gafletten uyandır.
Ecel burada soyut bir son değil, yol üstüne tuzak kuran bir sayyâddır; insan da av konumuna düşürülür. “O va’llâhi” yemini uyarıyı öğütten çıkarıp tanıklığa çevirir: şair söylediğine yemin ederek avlanmanın kesinliğini vurgular.
- 3
Niçün böyle olursun sen ne ilmüñ var ne hod zühdüñ
Gözüñ aç saña gel dirler uyar cânını gafletden
1Niçin böylesin; ne ilmin var ne de zühdün.
2Gözünü aç, sana ‘kendine gel’ derler; canını gafletten uyandır.
Beyit soru ile başlayıp muhatabın elini boş bulur: ne ilm var ne zühd. Ardından gelen “gözüñ aç” ve “saña gel dirler” başkalarının sesini araya sokar; uyarı artık tek bir şairden değil, çevrenin tümünden geliyormuş gibi işitilir.
- 4
Emânetdir saña Hakdan bu mâl-ı mülke gel bakma
Alup senden virir gayra uyar cânını gafletden
1Bu mal mülk Hakk'tan sana emanettir, ona bel bağlama;
2senden alıp başkasına verir, canını gafletten uyandır.
Mal ve mülk mülkiyet değil emanet sayılınca sahiplik duygusu kökünden çözülür. “Alup senden virir gayra” dizesi bunu bir el değiştirme sahnesine döker: aynı mülk başkasının eline geçecektir, bu yüzden ona bakmak vakit kaybıdır.
- 5
Amel eyle bu sözlerle eyâ Fahrî-i bî-çâre
eyleye Mevlâ uyar cânını gafletden
1Ey çaresiz Fahrî, bu sözlere göre davran;
2Mevlâ tecelli etsin, canını gafletten uyandır.
Kapanışta öğüt dışarıya değil içeriye döner. “Amel eyle bu sözlerle” ifadesi, şiirin kendisini yeterli saymaz; söz ancak davranışa dönüşürse geçerlidir. Fahrî kendini bî-çâre diye çağırarak uyaranın da uyarılanla aynı yerde durduğunu kabul eder.
Metnin kaynağı
Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf160-161-printed151-152-n117. Bu görüntü aralığında 117 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı aruz satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Yüzüm kara günâhım çok efendimMehmed Fahrî-i Sünbülî · Murabba→
Açılış insanı üç fiille tanıtır: yiyüp, içüp, gezen. Karşısına konan tek şey seherdeki efgândır; yani doygun gündüz ile inleyen tan vakti aynı beyitte çarpıştırılır. Redifin “uyar” emri de uykuyu değil, bu rahatlığı hedef alır.