DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Yiyüp İçüp Gezen İnsân Uyar Cânını Gafletden
Gazel · 18. yüzyıl

Yiyüp İçüp Gezen İnsân Uyar Cânını Gafletden

Fahrî, ecelin tuzağı ve malın geçiciliği karşısında insanı gafletten uyanmaya çağırır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yiyüp içüp gezen insân uyar cânını gafletden

    Seherde ide gör uyar cânını gafletden

    1Yiyip içip dolaşan insan, canını gafletten uyandır;

    2seherde inleyip yakar, canını gafletten uyandır.

    Açılış insanı üç fiille tanıtır: yiyüp, içüp, gezen. Karşısına konan tek şey seherdeki efgândır; yani doygun gündüz ile inleyen tan vakti aynı beyitte çarpıştırılır. Redifin “uyar” emri de uykuyu değil, bu rahatlığı hedef alır.

  2. 2

    Yoluñ üzre tuzağını ecel kurmuşdur

    Seni avlar o va’llâhi uyar cânını gafletden

    1Ecel avcısı yolunun üstüne tuzak kurmuştur;

    2vallahi seni avlar, canını gafletten uyandır.

    Ecel burada soyut bir son değil, yol üstüne tuzak kuran bir sayyâddır; insan da av konumuna düşürülür. “O va’llâhi” yemini uyarıyı öğütten çıkarıp tanıklığa çevirir: şair söylediğine yemin ederek avlanmanın kesinliğini vurgular.

  3. 3

    Niçün böyle olursun sen ne ilmüñ var ne hod zühdüñ

    Gözüñ aç saña gel dirler uyar cânını gafletden

    1Niçin böylesin; ne ilmin var ne de zühdün.

    2Gözünü aç, sana ‘kendine gel’ derler; canını gafletten uyandır.

    Beyit soru ile başlayıp muhatabın elini boş bulur: ne ilm var ne zühd. Ardından gelen “gözüñ aç” ve “saña gel dirler” başkalarının sesini araya sokar; uyarı artık tek bir şairden değil, çevrenin tümünden geliyormuş gibi işitilir.

  4. 4

    Emânetdir saña Hakdan bu mâl-ı mülke gel bakma

    Alup senden virir gayra uyar cânını gafletden

    1Bu mal mülk Hakk'tan sana emanettir, ona bel bağlama;

    2senden alıp başkasına verir, canını gafletten uyandır.

    Mal ve mülk mülkiyet değil emanet sayılınca sahiplik duygusu kökünden çözülür. “Alup senden virir gayra” dizesi bunu bir el değiştirme sahnesine döker: aynı mülk başkasının eline geçecektir, bu yüzden ona bakmak vakit kaybıdır.

  5. 5

    Amel eyle bu sözlerle eyâ Fahrî-i bî-çâre

    eyleye Mevlâ uyar cânını gafletden

    1Ey çaresiz Fahrî, bu sözlere göre davran;

    2Mevlâ tecelli etsin, canını gafletten uyandır.

    Kapanışta öğüt dışarıya değil içeriye döner. “Amel eyle bu sözlerle” ifadesi, şiirin kendisini yeterli saymaz; söz ancak davranışa dönüşürse geçerlidir. Fahrî kendini bî-çâre diye çağırarak uyaranın da uyarılanla aynı yerde durduğunu kabul eder.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf160-161-printed151-152-n117. Bu görüntü aralığında 117 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı aruz satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYüzüm Kara Günâhım Çok Efendim
Yüzüm kara günâhım çok efendim
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Murabba

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

gaflet

Manevî dikkatsizlik

seher

Tan vakti

efgân

İnleyiş

sayyâd

Avcı

zühd

Dünya bağlılığından sakınma

tecellî

İlâhî görünüş