DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mihrî Hatun/Yoḳ Ṣanurdum ʿĀlem İçre Cānile Serden Leẕīẕ
Gazel · 15. yüzyıl

Yoḳ Ṣanurdum ʿĀlem İçre Cānile Serden Leẕīẕ

Can ile baştan daha tatlı bir şey olmadığını sanan konuşucu, sevgiliye kavuşmayı ve onun sözünü bütün dünyevî ve uhrevî tatların üstünde bulur; sonunda tutulduğu papağan sözlü kişinin konuşmasını yoğun şekerden tatlı sayar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yoḳ ṣanurdum ʿālem içre cānile serden leẕīẕ

    Hey neler vārmış cihānda daẖi bunlardan leẕīẕ

    1Dünyada can ve baştan daha tatlı bir şey yok sanırdım;

    2meğer dünyada bunlardan da tatlı neler varmış!

    Can ve baş insanın vazgeçmeyeceği en değerli varlıklarıdır; matla bu yerleşik ölçüyü şaşkınlıkla bozar. Henüz daha tatlı şeyin adı konmaz, böylece devam eden beyitler sevgilinin kavuşmasını ve sözünü bu ilk kıyasın içine yerleştirir.

  2. 2

    Leẕẕetin işbu cihānuñ şimdi bildük

    Yoġ(i)miş rūy·i zemīnde vaṣl'i dil-berden leẕīẕ

    1Bu dünyanın zevkinin özünü şimdi anladık:

    2yeryüzünde sevgiliye kavuşmaktan daha tatlı bir şey yokmuş.

    İlk beyitte saklanan cevap burada açıklanır. Dünya hayatının bütün lezzeti tek bir ‘hâsıl’, yani sonuç içinde toplanır: vuslat. Bu hüküm canı korumaktan bile üstün tutulan aşk deneyiminin değer sırasını açıkça kurar.

  3. 3

    Leblerüñ sögdükçe cānā aġzuma şeker yaġar

    Şöyle şīrīn loḳmadur pālūde'i terden leẕīz

    1Ey sevgili, dudakların beni azarladıkça ağzıma şeker yağar;

    2o sözler öyle tatlı lokmadır ki taze pelte tatlısından lezzetlidir.

    Sevgilinin sövgüsü içerik bakımından acı, dudaktan çıktığı için tat bakımından şekerdir. Şair bu çelişkiyi ağızda eriyen palûdeyle somutlaştırır; âşık için sözün anlamı değil kaynağı belirleyicidir ve eziyet bile ikrama dönüşür.

  4. 4

    ʿĀşıḳa baş aġrıdup 'arż itme cenneti

    Leblerin ṣorduḳ nigāruñ āb'ı kevs̲erden leẕīẕ

    1Ey öğütçü, âşığın başını ağrıtıp ona cenneti anlatma;

    2sevgilinin dudaklarını emmek Kevser suyundan daha tatlıdır.

    Nâsihin uhrevî ödül vaadi, âşığın yaşadığı doğrudan haz karşısında etkisiz kalır. Kevser cennet içeceğinin en üstün örneğiyken sevgilinin dudağı onun da önüne geçirilir; beyit dünyevî aşkın kendi değer sistemini savunur.

  5. 5

    Şimdi bir mübtelādır Mihrī kim

    Söylese şīrīn sözi ḳand·ı mükerrerden leẕīẕ

    1Mihrî şimdi papağan sözlü birine tutulmuştur ki

    2o konuşsa tatlı sözü kat kat kaynatılmış şekerden lezzetlidir.

    Papağan tatlı ve düzgün konuşmanın simgesidir; Mihrî'nin tutulduğu kişinin sözü bu niteliği taşır. İkinci dizede konuşan da tatlı sözün sahibi de aynı kişidir; ‘kand-ı mükerrer’ karşılaştırması onun sözünü yoğunlaştırılmış maddî şekerin üstüne çıkarır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

147723 numaralı sabit sürümdeki beş beyit çeviri yazı işaretleriyle korundu; eser sahibi Mihrî Hatun, kaynak OTAP arşiv kopyasıdır. ‘Yoġ(i)miş’, ‘vaṣl'i’, ‘pālūde'i’ ve noktalı ayırıcılar kaynak biçimidir; kesinleştirilmeden taşındı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNiçe Feryāda Varā Nālelerüm Āh Saña
Niçe feryāda varā nālelerüm āh saña
Mihrî Hatun · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

cân ile ser

Can ve baş; insanın en değerli varlığı

ḥāṣılı

Öz, sonuç, elde edilen değer

vaṣl'i dil-ber

Sevgiliye kavuşma

pâlûde-i ter

Taze, yumuşak ve tatlı pelte

nāṣıḥ

Öğüt veren, aşkı bırakmayı söyleyen kişi

âb-ı Kevser

Cennette bulunduğuna inanılan tatlı su

ṭūṭī kelāma

Papağan gibi tatlı ve düzgün söz

ḳand·ı mükerrer

Defalarca kaynatılıp arıtılmış yoğun şeker