DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmet Emin Yurdakul/Yurdumuzun İniltisi
Nakaratlı manzume · 19.–20. yüzyıl

Yurdumuzun İniltisi

Yurt kişileştirmesi eski askerî kudret ile güncel aşağılanmayı karşılaştırır; toprak ve bayrak kaybına karşı tarihî devlet adamlarını anar, ardından eski kanın ve kahramanlık iradesinin sürüp sürmediğini sorar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bir vakitler , dört bucak

    Benim keskin kılıcımdan titrerken...

    Bugün böyle hayvan gibi horlanmak,

    Zincirlere hazırlanmak. Bu neden?

    1Bir zamanlar dünyanın her yanı,

    2Benim keskin kılıcımdan titrerken,

    3Bugün bir hayvan gibi aşağılanmak,

    4Zincire vurulmaya hazırlanmak neden?

    Konuşan yurt eski fetih alanlarını ‘yedi iklim, dört bucak’ sözüyle büyütürken bugünkü zinciri hayvan gibi horlanma olarak yaşar. Keskin kılıçtan esaret korkusuna geçiş, imparatorluk gücünün kaybını bedenin aşağılanması biçiminde anlatır.

  2. 2

    Neden, neden kölem olan milletler

    Bana demir vursunlar?

    Hazineme veren devletler

    Harabeme saltanatlar kursunlar!..

    1Neden bir zamanlar kölem olan milletler,

    2Bana demir vursunlar?

    3Hazineme vergi veren devletler,

    4Yıkıntımın üzerinde saltanat kursunlar?

    Bir zamanlar köle ve haraç veren diye adlandırılan halkların şimdi demir vurması, hiyerarşinin tersine dönmesi olarak sunulur. Bu dörtlük şiirin imparatorlukçu üstünlük iddiasını açıkça taşır; söz konusu tarihsel bakış güncel bir değer olarak onaylanmaz.

  3. 3

    mı ki toprağım

    Devletimden alınsın?

    Başta gezen bayrağım

    Çamurlara çalınsın?..

    1Toprağımın,

    2Devletimden alınması uygun mudur?

    3Yüksekte dalgalanan bayrağım,

    4Çamura atılsın mı?

    İlk nakarat kayıp korkusunu toprağın devletten kopması ve bayrağın çamura atılmasıyla somutlaştırır. Kısa dizeler, geniş imparatorluk anlatısını iki yakın ve görünür simgeye indirerek siyasal parçalanmayı kişisel bir hakaret gibi duyurur.

  4. 4

    Şu göğsümde ağlayan

    Beşiklere merhamet!

    Kara yaslar bağlayan

    Türbelere !..

    1Göğsümde ağlayan,

    2Beşiklere merhamet edin!

    3Kara yas bağlayan,

    4Türbelere saygı gösterin!

    Beşik ile türbe yan yana gelir: biri yaşayan çocukları, diğeri ölülerin hafızasını temsil eder. Yurdun göğsünde ağlayan bu iki uç için merhamet ve saygı istenmesi, ülkeyi geçmişi ve geleceği birlikte taşıyan canlı bir bedene dönüştürür.

  5. 5

    Ben hiç bir gün bu zillete düşmedim.

    Hani benim o Orhan’ım, Halil'im?

    Hani benim o Turgut’um, ’m?

    Hani benim o Köprülü’m, Reşit'im?..

    1Ben hiçbir zaman bu aşağılanmaya düşmedim.

    2Nerede benim Orhan'ım, Halil'im?

    3Nerede Turgut'um ve Zembilli'm?

    4Nerede Köprülü'm ve Reşit'im?

    Orhan, Halil, Turgut, Zembilli, Köprülü ve Reşit adları farklı askerî ve siyasî dönemleri tek kurtarıcılar dizisine toplar. Yurdun kendi zilletini bu adların yokluğuyla açıklaması, çözümü kurumdan çok büyük erkek şahsiyetlerde arar.

  6. 6

    Ah, ne oldu, bozuldu mu ?

    Uyuştu mu yürekler?

    Kalmadı mı aslan pençe bilekler?

    Yok mu beni kurtaracak kahraman?...

    1Ah, ne oldu; eski kan mı bozuldu?

    2Yürekler mi uyuştu?

    3Aslan pençesi gibi güçlü bilekler kalmadı mı?

    4Beni kurtaracak bir kahraman yok mu?

    ‘Eski kan’ ve ‘aslan pençe bilekler’ sözleri çöküşü biyolojik miras ile erkek kahraman eksikliğine bağlar. Bu, şiirin dönemsel milliyetçi ve eril tarih anlayışıdır; nesnel bir tarih açıklaması olarak değil kurtarıcı özlemini bedenselleştiren söylem olarak okunur.

  7. 7

    mı ki toprağım

    Devletimden alınsın?

    Başta gezen bayrağım

    Çamurlara çalınsın?..

    1Toprağımın,

    2Devletimden alınması uygun mudur?

    3Yüksekte dalgalanan bayrağım,

    4Çamura atılsın mı?

    Toprak ve bayrak nakaratının değişmeden dönüşü, tarihî kahraman listesiyle sorunun çözülmediğini gösterir. Tekrar hem kaybın aciliyetini artırır hem de yurdun kendi eylemi yerine dışarıdan gelecek kahramana bağımlılığını görünür kılar.

  8. 8

    Şu göğsümde ağlayan

    Beşiklere merhamet!

    Kara yaslar bağlayan

    Türbelere !..

    1Göğsümde ağlayan,

    2Beşiklere merhamet edin!

    3Kara yas bağlayan,

    4Türbelere saygı gösterin!

    Son dörtlük yine beşik ve türbeye yönelir. Gelecek kuşağa merhamet ile geçmişe riayet talebi, şiirin zaman ufkunu iki yana açar; fakat aynı tekrar sıradan yurttaşın siyasî rolünü geri plana atan kahraman merkezli bakışın sınırını da korur.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

165467 ana oldid'i, kalite-3 Sayfa 79–80 üzerindeki 32 dizelik tam şiiri aktarır. Başlık, “Milletime” ithafı ve ilk nakarat Sayfa 79 oldid 163782'de; ikinci bent ile tekrar edilen son nakarat Sayfa 80 oldid 163783'tedir. Page 80 transkripsiyonundaki bağlamı bozan “eski İran” okuması, Atlas Kitabevi Üçüncü Baskı (1979) basılı s. 107 görüntüsünde açıkça “eski kan”dır; düzeltme SHA-1 kimlikli yalnızca araştırma amacıyla tanıkla belgelendi. Kaynak sayfası bir kalıp adı vermez; otuz iki dizenin on dördü 11, on sekizi 7 hecedir ve 7 heceliler nakarat bentlerinde toplanır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiir10 Temmuz
Şu dağların, ovaların seslerine kulak verin;
Mehmet Emin Yurdakul · Kıta ve nakaratlı manzume

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

yedi iklim

Eski coğrafya anlayışında bütün dünya

haraç

Bağımlı ülke veya topluluktan alınan vergi

harabe

Yıkıntı durumundaki yer

reva

Uygun, yerinde görülen

riayet

Saygı gösterme, gözetme

zillet

Aşağılanma ve hor görülme durumu

Zembilli

Sepetini pencereden sarkıtarak fetva taleplerini aldığı rivayet edilen Osmanlı şeyhülislamı Ali Efendi’ye gönderme

eski kan

Dizede ataların güç ve cesaretinin soydan sürdüğü düşüncesi