DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Kânî/Zâhid beni görür de sanur ki safâm var
Gazel · 18. yüzyıl

Zâhid beni görür de sanur ki safâm var

Zâhidin dışarıdan verdiği huzur hükmünü bozan gazel, kırık gönlü ve gizli meclisi anlatır; insanlara vefasızlığını kabul ederken aşka sadakatini korur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    beni görür de sanur ki safâm var

    Ya‘nî cihânda dilber-i sâhib-vefâm var

    1Zâhid beni görür de huzurum var sanır.

    2Yani dünyada vefalı bir sevgilim olduğunu düşünür.

    Zâhid konuşanı dışarıdan görüp huzurlu ve dünyada vefalı sevgiliye sahip sanır. Matla görünüş ile iç gerçeklik arasındaki farkı kurar. Tarihsel zâhid tipi inancı değil, âşığın hâlini yaşamadan yüzeyden hüküm veren bakışı temsil eder.

  2. 2

    Eşkeste olmada yine dâ’im

    Bilür felek şamâra tayanur kafâm var

    1Gönül kabağı yine sürekli kırılmaktadır.

    2Felek bilir; tokada dayanacak bir başım var.

    Kabağa benzetilen gönül sürekli kırılır; felek de konuşanın tokada dayanacak başı olduğunu bilir. Kırılgan kap ile darbe alan beden aynı eziyeti iki ölçekte gösterir. Dayanıklılık huzur kanıtı değil tekrar eden şiddete maruz kalmanın sonucudur.

  3. 3

    Yıldızdan oldı bezmime ırak

    Ol deñlü çeşm-i düşmene şimdi hafâm var

    1Meclisimin dışındakiler yıldızlar kadar uzağa düştü.

    2Şimdi düşman gözünden o kadar gizlenmişim.

    Meclis dışındakiler yıldızlar kadar uzağa düşmüş, konuşan düşman gözünden bütünüyle gizlenmiştir. Uzaklık ve hafâ meclisi koruyan iki sınırdır. Şairin yalnızlığı yoksunluk kadar mahrem alanını dış bakıştan saklama tercihi olarak da görünür.

  4. 4

    Sırrımda âyet ü okunmada

    Kim nûş iderse katre meyümden şifâm var

    1Sırrımda ayet ve iniş okunmaktadır.

    2Şarabımdan bir damla içene şifa vardır.

    Şairin sırrında ayet ve iniş okunur; meyinden bir damla içene şifa bulunduğu söylenir. Vahiy çağrışımıyla meyhane dili tarihsel şiir paradoksunda yan yana gelir. Bu imge güncel tıbbi veya dinî iddia değil, sözün dönüştürücü gücünü büyüten mübalağadır.

  5. 5

    Kânî egerçi itmez isem kimseye vefâ

    Sad sad hezâr şükr ki ‘aşka vefâm var

    1Ey Kânî, gerçi kimseye vefa göstermezsem de,

    2aşka vefam olduğu için yüz binlerce şükür.

    Kânî kimseye vefa göstermediğini kabul etse de aşka bağlı kaldığı için yüz binlerce şükreder. İnsan ilişkilerindeki kusur ile soyut aşka sadakat ayrılır. Makta özrü bütünüyle silmez; şair kendi eksikliğini itiraf ederek tek kalıcı bağlılığını öne çıkarır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e7912dc2-9d1e-4325-af4a-c55ffa865ab5:g28-pdf215-216-printed208-209. Elbir neşrinde G28, basılı s. 208–209/PDF 215–216; 10 dize, basılı ölçü adı, incipit–Kânî mahlası–sonraki gazel başlığı ile tam sınır görselden sabittir. Makta PDF 216 başındadır; hemen ardından G29 gelir. Ana okuma korunmuştur. G28 dördüncü özgün dizedeki Eşkeste ve şamâra biçimleri PDF görselinden doğrulandı; şamârın açık avuçla vurulan tokat/sille anlamı Şemseddin Sâmî'nin Kâmûs-ı Türkî maddesiyle desteklendi. Kaynak image-only olduğu için Unicode aktarım pinned PNG SHA'larıyla denetlenmiştir. Profildeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBuçaklar Açmaz Oldu Nemçe'nüñ Rusya'nuñ Ağzın
Buçaklar açmaz oldu Nemçe'nüñ Rusya'nuñ ağzın
Kânî · Kıt‘a

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

zâhid

Dünya zevklerinden uzak durduğunu söyleyen dindar kişi

kedû-yı dil

Kabağa benzetilen gönül

şamâr

Açık el ayasıyla vurulan tokat veya sille

ehl-i birûn

Meclisin dışında kalanlar

hafâ

Gizlilik

tenezzül

İnme; vahiy ve ilham çağrışımı