Zincir Kâr Eylemez Bizlere Sofi
Mirâtî, maddî zincirin etkileyemediği bağlılığı bir canana ve ezelî hakikate yöneltir. Lâmekân, Kâf u nûn ve fanilik göndermeleriyle varlığın sırrını anlatır; dost ile yabancıyı ayırmadan Hacı Bektaş Pir Sultan’a verilen ikrarı yineler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Zincir bizlere sofi
Bin can ile bir canana bağlıyız
1Ey sofu, zincirler bizi etkileyemez.
2Bin canımızla tek sevgiliye bağlanmışız.
- 2
Anlayıp bilmişiz
Ol baki-i Âdil Hana bağlıyız
1İyiliği buyurma ilkesini anlayıp öğrendik.
2Ezelî ve adil hükümdara bağlıyız.
Emr-i marufu anlamak iyiliği yalnız buyurmak değil onun ilkesini kavramaktır. Bağlı olunan ezelî ve adil han dünyevi hükümdardan üstündür; yolcunun sadakati geçici güce değil kalıcı adalete yönelir.
- 3
bimekâna gelmişiz
Her bir sıfat ile mukim olmuşuz
1Mekânsızlıktan bîmekâna gelmişiz.
2Her bir nitelik içinde görünür ve yerleşik olduk.
Kaynak ‘lâmekândan bimekâna’ diyerek iki mekânsızlık sözünü art arda getirir; bu yüzey, biçimler dünyasına iniş diye sessizce düzeltilmez. Ardından her sıfatta yerleşme sözü gelince, mekânsızlık ile türlü görünüşlerde bulunma arasındaki tasavvufî gerilim belirir.
- 4
Kâfü nun’u bilmişiz
bağlıyız
1Sır noktasını ve ‘ol’ buyruğunun kâf-nûnunu öğrendik.
2‘Yeryüzündeki herkes fanidir’ hükmüne bağlıyız.
Nokta-i sır ve kâf-nûn yaratılışın en yoğun işaretlerini taşır. Bu bilgi ölümsüzlük iddiası doğurmaz; hemen bütün yeryüzünün fani olduğu hükmüne bağlanarak varlık bilgisini fanilik bilinciyle dengeler.
- 5
Seçmedik yârımız
Kimse vâkıf değil esrarımızdan
1Sevgiliyle yabancıyı birbirinden ayırmadık.
2Sırlarımıza hiç kimse bütünüyle erişemez.
Yâr ile ağyarı ayırmamak sevginin yalnız yakın çevreye dağıtılmadığını gösterir. Buna rağmen sırların bilinmemesi, herkese aynı bakışla yaklaşmanın iç tecrübeyi gösteriş için açıklamak anlamına gelmediğini belirtir.
- 6
Dönmedik MİR’ATÎ ikrarımızdan
Hacı Bektaş Pir sultana bağlıyız
1Mirâtî, verdiğimiz sözden geri dönmedik.
2Hacı Bektaş Pir Sultan’ın yoluna bağlıyız.
Mirâtî mahlasını anıp ikrardan dönmediğini söyler; şiirin bütün bağ imgeleri verilen sözde toplanır. Hacı Bektaş ve Pir Sultan’a bağlılık, vahdet bilgisini somut bir yol, silsile ve ahlak içinde sabitler.
Metnin kaynağı
Kalecikli Mirâtî (Mehmed) isnadı kaynak bölümü, görünür mahlas ve kamuya açık kimlik/çalışma kanıtıyla bağlandı. Eş adlar: Mirâtî, Kalecikli Mirâtî, Mehmed. Tosyalı Mirâtî ve diğer Mirâtî mahlaslı şairlerden ayrı tutulur.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun, Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Kalecikli Mirâtî (Mehmed), basılı No. 2, PDF 292–293–294; 6 birim/12 dize. Sabit sürüm Ergun-1938-MIRATI-2. Yerel görsel yollar yalnız iç kanıt zincirindedir; okur bağlantısı kamuya açık HTTPS taramasına gider.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Amenna söyledik hem ikrar ittikKalecikli Mirâtî · Nefes→
Maddi zincir, tek canana bin canla bağlanan kişiyi tutsak edemez; dış bağ ile gönüllü manevi bağ karşılaştırılır. Sofunun gördüğü esaret, âşık için bütün benliği tek sevgiliye yönelten özgür bir seçimdir.