Erzurumlu Emrah kimdir?
Erzurumlu Emrah, 19. yüzyılda yaşamış bir saz şairidir. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü onu saz çalan, âşık kahvehanelerinde fasıllara katılan ve bu yüzden hazırlıksız şiir söyleyebilen, aynı zamanda divan şiiri tarzında da yazan bir tasavvuf saz şairi olarak tanımlar.
Şiirlerinin bir bölümü aruz, bir bölümü hece vezniyledir; TEİS eserleri arasında koşma, müstezat, dastan, gazel ve mersiye sayar. TDV İslâm Ansiklopedisi tasavvuf unsurlarıyla mahallî dil hususiyetlerini şiirinin en belirgin özellikleri sayar.
Hayatı ve yaşadığı çevre
Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ne göre Erzurum'un Palandöken ilçesine bağlı Güzelyurt (Tambura) köyünde doğdu. Aynı madde 18. yüzyılın son çeyreğinde doğduğunun kesin olduğunu, ancak doğum yılının tespit edilemediğini söyler. TDV İslâm Ansiklopedisi doğum tarihi ve ailesi hakkında bilgi bulunmadığını yazar ve araştırmacıların 1777-1784 ile 1814-1819 aralıkları arasında ayrıldığını, son araştırmaların 18. yüzyıl sonunu tercih ettiğini aktarır.
Çocukluğunda Erzurum şehir merkezine giderek eğitim gördü ve Nakşibendî tarikatına girdi; TDV bu bağı tarikatın Hâlidiyye kolu olarak belirtir. TEİS, halk rivayetlerine göre dönemin Erzurum'unda yaşayan mutasavvıf Habip Baba'nın yönlendirmesiyle tasavvuf yoluna meylettiğini kaydeder.
Trabzon, Sinop, Çankırı, Kastamonu, Konya, Niğde, Sivas ve İstanbul'da bulundu. TEİS, şiirleriyle kanıtlandığı kadarıyla Kastamonu'da Alişan Bey adlı varlıklı bir kişinin himayesine girdiğini, rivayete göre İstanbul'da altı ay Tavuk Pazarı âşıklar cemiyetine başkanlık ettiğini yazar.
Yetiştirdiği başlıca çıraklar Tokatlı Nuri ve Gedai'dir; bu çıraklar aracılığıyla Emrah Kolu adıyla anılan bir âşık geleneği kuruldu. İleri yaşlarda Tokat'ın Niksar ilçesine gitti ve orada öldü; TEİS mezarını Karşıbağ mahallesi civarında Tekke Bayırı denilen yerdeki kabristanda, Ahi Pehlivan türbesi yakınında gösterir. Ölüm tarihi tartışmalıdır: mezar kitabesinde 1271, Tokatlı Nuri'nin tarih beytinde 1277 yazılıdır ve TEİS'e göre araştırmacılar arasında 1277 daha fazla kabul görmüştür. TDV, Niksar'da 3 Mayıs 1986'da adına bir anıt mezar açıldığını bildirir.
Şiirlerinin bir bölümü Ercişli Emrah'ın şiirleriyle karışmıştır. TEİS'in ifadesiyle yer yer Ercişli'nin şiirleri Erzurumlu'ya, Erzurumlu'nun şiirleri Ercişli'ye mal edilmiş; ayrıca öğrencisi Tokatlı Nuri'ye atfedilen Emrah şiirleri de vardır. Bu karışıklık sözlü kültür ürünlerinin doğasından kaynaklanır ve tek bir metnin kime ait olduğunu söylemeyi güçleştirir.
Şiir anlayışı ve dili
Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü hem aruz hem hece vezniyle şiir yazdığını, şiirlerinde Emrah veya Emrahî mahlasını kullandığını belirtir. Divan şairlerinden özellikle Fuzûlî'den, ayrıca Bâkî ve Nedîm'den etkilendiğini kaydeder.
Aynı madde tasavvuf temaları, devir nazariyesi ve vahdet-i vücûd anlayışının şiirlerine yansıdığını, ayet, hadis ve kelâm-ı kibar iktibaslarına yer verdiğini yazar. TDV maddesi ise klasik divan geleneğiyle halk unsurlarının birleşimini ve mahallî dil özelliklerini öne çıkarır.
Bu katalogdaki koşmasında ölçü hece, düzen dörtlüktür ve söyleyiş gurbet üzerine kurulur: “Gönül gurbet ele çıkma / Ya gelinir ya gelinmez.”
Başlıca eserleri ve şiirleri
- Divan-ı EmrahTEİS'e göre 1332'de Erzurumlu Mehmed Abdülaziz tarafından İstanbul'da yayımlanan, 56 sayfalık basma eser.
- Mecmua ve cönklerdeki şiirlerHece vezniyle yazdığı şiirlerin çoğu el yazması kaynaklarda; Millî Kütüphane, Kültür Bakanlığı MİFAD arşivi ve hususi arşivlerde bulunur. Eflatun Cem Güney bu şiirleri ilk kez 1929'da yayımlamıştır.
Edebiyat tarihindeki yeri
Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, Emrah'ın döneminin edebî çevrelerini ve özellikle saz şairlerini etkilediğini, Tokatlı Nuri ve Gedai gibi çıraklar aracılığıyla Emrah Kolu denen bir ekol kurduğunu yazar. Adı aynı zamanda bir atıf sorununun adıdır: şiirleri 16. yüzyılda yaşayan Ercişli Emrah'ın şiirleriyle karışmış, iki âşığın metinleri birbirine mal edilmiştir.
Hayat bilgileri TEİS kaydı temel alınarak özetlendi; kesin olmayan biyografik ayrıntılar kesin hüküm olarak sunulmadı.
TEİS kaydını aç ↗