Açılur Evvel Bahârın Hub Hevâsı İzmir’in
Şair İzmir’in bahar havasını, deniz kıyısını ve ticaretini över; ardından şehrin peri yüzlü gencini servi boylu bir afet olarak anlatır. Ölümün ansızın geleceğini hatırlatsa da İzmir’in görünüşünü Şirin’in yüzüne benzetir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Açılur evvel bahârın hub hevâsı İzmir’in
Dem sürer İzmir’in
1İzmir’in güzel havası ilkbaharda açılır.
2İzmir’in eğlence halkı gece gündüz keyif sürer.
- 2
Niçe yüz bin nâz ile reftâr eder serverleri
Salınur tâvûs veş lâ’lin kabâsı İzmir’in
1Önderleri yüz bin nazla yürür.
2İzmir’in al kaftanı tavus gibi salınır.
Nazla yürüyen önderler ve tavus gibi salınan al kaftan şehri insan bedenine büründürür. İzmir hem topluluğun yöneticisi hem renkli giysisiyle kendini gösteren görkemli bir varlık olur.
- 3
Dağa vermiş arkasını sular akar âbı dâd
Âl-i Osmân ülkesinde söylenür dillerde yad
1Arkasını dağa vermiştir; suları akıp cömertçe yayılır.
2Osmanlı ülkesinde adı dillerde anılır.
Dağa yaslanmak coğrafi sağlamlık, akan sular bereket taşır. Su ile rüzgârın türlü mallar getirmesi liman ticaretini doğa kuvvetleriyle açıklar; şehir Osmanlı ülkesinde bu hareketlilikle ün kazanır.
- 4
Kendüye dürlü meta’lar getürür
şehr-i şîrin hub hevâsı İzmir’in
1Su ve rüzgâr ona türlü mallar getirir.
2Deniz kıyısındaki tatlı şehrin güzel havası İzmir’indir.
Deniz kıyısındaki “tatlı şehir” ifadesi iklim, ticaret ve manzarayı birleştirir. Tekrarlanan güzel hava, İzmir övgüsünün her bölümünü birbirine bağlayan ana hüküm olur.
- 5
Bir perî ruhsârenin çok ruhlerin gördüm hemen
Ben dahi el bağlayup karşusuna durdum divan
1Hemen peri yüzlü birçok güzel yanak gördüm.
2Ben de el bağlayıp karşısında divana durdum.
Şair şehirden peri yüzlü bir gence geçer ve onun karşısında ellerini bağlayıp divana durur. Kamusal şehir gezisi bir anda kişisel aşk sahnesine dönüşür; gencin selamı bu teslimiyete kısa bir karşılık verir.
- 6
Uğrayup bu bendesine verdi selâm ol cevan
Servi kamet hüsnü âfet İzmir’in
1O genç bu kuluna uğrayıp selam verdi.
2İzmir’in servi boylu, afet güzelliğindeki gönül çelenidir.
Servi boy ve afet güzellik şehirde görülen genci İzmir’in temsilcisi yapar. Şairin “kul” konumu, önceki divan duruşunu aşk hiyerarşisine çevirir; şehir güzelliği tek bedende yoğunlaşır.
- 7
Der ki Ömer gafil olma mevt erişür
Sînemi etmiş nişâne kasdıma olmuş keman
1Ömer der ki: Gafil olma, ölüm ansızın erişir.
2Göğsümü hedef yapmış, kaşını bana yay tutmuş.
Mahlas beytindeki ani ölüm uyarısı, bahar ve gençlik coşkusuna fanilik gölgesi düşürür. Kaşın yay, göğsün hedef olması da güzellik karşısındaki neşeyi ölümcül bir aşk tehdidiyle dengeler.
- 8
Bir muazzam kal’e durmuş şâha benzer bir zaman
Sûretin nakş eylemiş Şîrin likası İzmir’in
1Büyük bir kale bir zamanlar şah gibi yükselmiş.
2İzmir’in görünüşünü Şirin’in yüzü nakşetmiş.
Kale şah gibi, İzmir’in görünüşü de Şirin’in yüzü gibi tasarlanır. Mimari güç ile efsanevi güzellik birleşince şehir hem korunmuş bir hükümdarlık hem âşık olunan bir çehre olur.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.478; görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer baskısındaki 478 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla, harfi harfine korunmuştur. Kaynak sürümü: ergun1936-n478-39F75F3E8E33.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ağladır âşıkları saçmış çırağı perçeminÂşık Ömer · Şiir→
İlkbaharla açılan hava şehri çiçek gibi düşünür. Gece gündüz keyif süren topluluk, İzmir’in iklimini yalnız doğa değil gündelik hayat ve eğlence üzerinden de canlı kılar.