DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Aşk u mahabbetten da’vâ kılanlar
Şiir · 17. yüzyıl

Aşk u mahabbetten da’vâ kılanlar

Aşk ve muhabbet davasındaki kişiyi hikmet denizine dalan korkusuz bir yolcu olarak çizen şiir, rind meclisi ile öğüt arasında ilerler; herkesi eşit gören âşık, son bölümde ilk harflerin gizlediği sevgili adını açıkça söylemez.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Aşk u mahabbetten da’vâ kılanlar

    Deryâ-yi hikmette olanlar

    1Aşk ve muhabbet davasında bulunanlar,

    2hikmet denizine dalgıç olanlardır.

    Aşk iddiası yalnız söz söylemekle değil hikmet denizine dalmakla sınanır. Dalgıç imgesi, yüzeydeki bilgiyi bırakıp derine inmeyi ve değerli olanı risk alarak aramayı anlatır; muhabbet davası böylece emek isteyen bir araştırmaya dönüşür.

  2. 2

    Başına sultandır bî bâk ü pervâ

    Hakayıkta olur bir

    1Korkusuz ve çekincesiz kişi kendi başına sultandır;

    2hakikatler içinde eşsiz bir incidir.

    Korkusuz ve pervasız âşık dışarıdan bir hükümdara ihtiyaç duymaz; kendi başına sultandır. Buna karşılık hakikat alanında tek ve eşsiz inci diye nitelenir. Saltanat ile inci, güç ve manevi değeri aynı kişide birleştirir.

  3. 3

    Lâübâlî olup dehrin seyyâhı

    düştükçe râhı

    1Kaygısız olup zamanın gezgini olur;

    2yolu âşıklar topluluğuna düştükçe

    Lâübâlîlik burada sorumsuzluktan çok dünyevi bağlarla sınırlanmayan gezginliktir. Devrin seyyahı, yolunu âşıklar topluluğuna düşürür; şiir bireysel aşk deneyimini ortak bir zümreye ve sürekli yolculuğa bağlar.

  4. 4

    Rintler meclisinde eder samahı

    Sunulur destine

    1rindlerin meclisinde semah eder;

    2eline gönül açan bir kadeh sunulur.

    Rind meclisindeki semah bedensel dönüşü, ele sunulan gönül açıcı kadeh ise coşkuyu görünür kılar. Bir önceki birimdeki yolculuk burada toplu bir ayine varır; aşk bilgisi yalnız düşünülmez, beden ve meclis içinde yaşanır.

  5. 5

    Lâ deme ey perî pendim aseldir

    Şecer-i meyvaya darb-ı meseldir

    1Hayır deme ey peri; öğüdüm baldır;

    2meyve ağacına ilişkin bir darbımeseldir.

    Konuşan, periden reddetmemesini ister ve öğüdünü bala benzetir. İkinci dize meyveli ağaca ilişkin bir darbımesel bulunduğunu bildirir; fakat hangi atasözünün kastedildiği kaynakta verilmez. Sabır, olgunlaşma veya verim gibi sonuçlar ikinci tanık olmadan eklenmez.

  6. 6

    Ağır ol yeğinlik tab’a keseldir

    Dokunur a’dâdan bin

    1Ağırbaşlı ol; acelecilik yaratılışa hastalıktır;

    2yoksa düşmanlardan bin sert taş dokunur.

    Ağırbaşlılık, aceleciliğin karşısına sağlık gibi konur; yeğin davranış yaradılış için hastalıktır. Düşmanlardan gelecek sert taşlar, düşüncesiz hızın toplumsal sonucunu somutlaştırır ve öğüdün koruyucu yönünü belirginleştirir.

  7. 7

    Hidâyet olunca âşık cânâna

    eylemez değme bir câna

    1‘Hidâyet olunca âşık cânâna’,

    2her rastladığı kişiye baş eğmez.

    İkinci dize âşığın her rastladığı kişiye boyun eğmediğini açıkça bildirir. İlk dizede hidayetin âşığa mı, sevgiliye mi yöneldiği ve cânânın dilbilgisel görevi kesin değildir; ‘sevgiliye doğru hidayet bulma’ gibi tek bir fail-hedef ilişkisi kurulmaz.

  8. 8

    İrişir elbette

    Yeksandır yanında a’lâ vü ednâ

    1Elbette gizli sırra erişir;

    2onun yanında yüce ile aşağı birdir.

    Gizli sırra erişen âşık için yüksek ile aşağı arasındaki dünyevi hiyerarşi önemini kaybeder. Sırrın bilgisi herkesi aynı düzleme getirir; böylece önceki birimdeki bağımsızlık kişisel üstünlük değil ayrımları aşan bir görüş olur.

  9. 9

    Âşık Ömer sever dildârı velî

    Evvel mısra’ların harf-ı evveli

    1Âşık Ömer sevgiliyi sever, fakat

    2ilk dizelerin ilk harfleri onunla ilgilidir.

    Mahlaslı birim sevgiyi bildirir ama sevgilinin kimliğini hemen açıklamaz. Okur ilk mısraların ilk harflerine yönlendirilir; şiir kendi biçimini bir bilmece ve kanıt alanına çevirerek aşkın gizliliğini sayfa düzeninde de sürdürür.

  10. 10

    Âşikâre ismin eylemez celî

    Bir güzel ismine düşer [2]

    1Adını açıkça görünür kılmaz;

    2bir güzelin adına karşılık düşer.

    Kapanış, ismi açıkça söylemekten kaçınır ve onun bir güzel adına denk düştüğünü belirtir. Açıklama ile saklama aynı anda işler: yöntem gösterilir ama sonuç verilmez. Dipnot işareti de gövde yüzeyi olarak korunur, isim tahmin edilmez.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.16 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n16-AC0F991C3461. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.16, PDF 120; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: meyve ağacı darbımeselinin yükü ile ‘Hidâyet olunca âşık cânâna’ fail-hedef ilişkisi doğrulanmadığından literal tutuldu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAşka Ser Verdin Gönül Serverlenenlerden misin
Aşka ser verdin gönül serverlenenlerden misin
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

gavvâs

Denize dalıp inci çıkaran dalgıç.

dür-i yektâ

Eşi olmayan tek inci.

Zümre-i uşşâka

Âşıklar topluluğuna.

câm-ı dilküşâ

Gönül açan kadeh.

seng-i hârâ

Çok sert taş.

Serfürû

Baş eğme, boyun eğme.

sırr-ı nihâna

Gizli sırra.

müsemmâ

Bir adla adlandırılan kişi veya varlık.