Bârân-ı Bahâr
Karın erimesi yalnız mevsim değişikliği değil, saf hayallerin gerçeklik ateşiyle yok olmasıdır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
«Karlar nerede?... Sanki hâyalât idi, gitti!
«Kaldı yine arzın buruşuk sînesi uryân!
«Bir gibi tûfân-ı bahârân
«Karlar dedigim sâf-ı hâyâlâtı eritti!
«Bir gibi, hayfâ, güzer etti
«Kış mevsimi, ol mevsim-i âsûde vü handân
«Kim nâsiye-i pâkine bir sâye-i suzân
«Düşmekle bütün dillerin âsâyişi bitti
Bir karlı dag üstünde edip bunları derpîş
Çekmiş başına bir bulutu mihr-i bedendîş
-Billur-ı musaffâ gibi yaşlar ile- aglar!
1Karlar nerede? Sanki birer hayaldi, geçip gitti.
2Yeryüzünün buruşuk göğsü yine çıplak kaldı.
3Bahar yağmuru, gerçek bir ateş gibi,
4Kar dediğim o saf hayalleri eritti.
5Bir kavuşma saati gibi, ne yazık, geçip gitti,
6O sakin ve neşeli kış mevsimi.
7Onun temiz alnına yakıcı bir gölge düşünce,
8Bütün gönüllerin huzuru sona erdi.
9Karlı bir dağın üstünde bunları düşünürken,
10Bedeni yakan güneş başına bir bulut çekmiş,
11Arı billur gibi yaşlarla ağlıyor.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Cenab Şahabeddin adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 162654 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bir civân bir siyah meşcereninCenab Şahabeddin · Şiir→
Karın erimesi yalnız mevsim değişikliği değil, saf hayallerin gerçeklik ateşiyle yok olmasıdır. Sakin ve neşeli kış bir kavuşma saati kadar kısa sürer; son üç dizede düşünceli güneşin buluta sığınıp billur gözyaşları dökmesi, tabiatı kaybın öznesi hâline getirir.