DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiir · 19. yüzyıl

Benim Kalbim

Karanlık ağaçlıkta yatan hasta genç, gözyaşı, gece, sonbahar yaprağı ve göğse saplanmış hançerle ağır bir melankoli tablosuna dönüşür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bir civân bir siyah meşcerenin

    En karanlık yerinde yatmıştı;

    Başını bir garîb şeb-perenin

    Zıll-ı şeb-rengine uzatmıştı

    Nevhalar, giryeler, şikâyetler

    Ona olmuştu câme-hâb-ı-huzûr.

    Bir müebbed

    Onu etmişti sergirân-ı fütûr!

    Gönlü ağlardı gülse çeşmânı;

    Gözüne yaş gelirdi güldükçe;

    İncinirdi hayâl-i giryânı

    Gözünün yaşları döküldükçe.

    Rûy-ı zerdindeki uçukluktan

    Müteşâbih olurdu

    Leb-i zârındaki donukluktan

    Lâl ü hayrân kalırdı hep mürgân!

    Sînesinde halîde bir hançer

    Sallanırdı teneffüs ettikçe;

    Rahm ile titreşirdi hâk ü hacer!

    Onun enfâsını işittikçe!

    «Kimdir âyâ bu hasta-i muğber?»

    Diye ettim semâyı isticvâb;

    Eyledi bir perî-i zerrîn-per

    Âsmandan şu yolda bast-ı cevâb:

    «Gördüğün »

    «Bil senin kalb-i nâ-ümîdindir!»

    «Öyle takdîr eder ki rabb-ı kadîr»

    «Ebedî hastadır dil-i şâ'ir!»

    1Genç bir adam, kara ağaçlığın,

    2En karanlık yerinde yatıyordu.

    3Başını garip bir yarasanın,

    4Gece renkli gölgesine uzatmıştı.

    5Ağıtlar, gözyaşları ve şikâyetler,

    6Onun huzur yatağı olmuştu.

    7Sonsuza uzanan kara bir gece,

    8Onu bitkinliğin ağırlığına gömmüştü.

    9Gözleri gülse de gönlü ağlıyordu.

    10Güldükçe gözleri yaşarıyordu.

    11Ağlayan hayali inciniyordu,

    12Gözyaşları döküldükçe.

    13Sarı yüzündeki solgunlukla,

    14Bir sonbahar yaprağına benziyordu.

    15İnleyen dudağındaki donukluk karşısında,

    16Bütün kuşlar şaşkın ve sessiz kalıyordu.

    17Göğsüne saplanmış bir hançer,

    18Her nefes alışında sallanıyordu.

    19Toprak ve taş merhametle titriyordu,

    20Onun nefeslerini duydukça.

    21Acaba bu gücenmiş hasta kimdir,

    22Diye gökyüzüne sordum.

    23Altın kanatlı bir peri,

    24Gökyüzünden şöyle cevap verdi:

    25Gördüğün, kaderin gönlünü kırdığı kişi,

    26Senin umutsuz kalbindir, bunu bil.

    27Yüce Tanrı öyle takdir etmiştir ki,

    28Şairin gönlü sonsuza kadar hastadır.

    Karanlık ağaçlıkta yatan hasta genç, gözyaşı, gece, sonbahar yaprağı ve göğse saplanmış hançerle ağır bir melankoli tablosuna dönüşür. Gökyüzüne sorulan kimlik sorusuna altın kanatlı perinin verdiği cevap, görülen bedenin aslında şairin umutsuz kalbi olduğunu açıklar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Cenab Şahabeddin adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 162646 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBes ü Şekvâ
Ser-germ-i visâl olurken agyâr,
Cenab Şahabeddin · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

seb perenin

Yarasanın.

câmerhâb-ı huzûr

Ağıt ve gözyaşlarından kurulmuş huzur yatağı.

şeb-i siyeh-peyker

Umutsuz kalbi kuşatan kara gövdeli sonsuz gece.

berg-i hazân

Solgun yüzün benzetildiği sonbahar yaprağı.

dil-şikeste-i takdîr

Kader tarafından gönlü kırılmış kişi.

dil-i şâir

Ebedî hastalığa mahkûm edildiği söylenen şair gönlü.