DDizegâhDijital şiir arşivi
Manzume · 19. yüzyıl

Baş Ucunda

Uyuyan bir genç kızın baş ucundan yazılmış dört bentlik bir manzume. Işık, beyazlık ve uyku üzerine kurulu. Son bentte tarif yerini bir dileğe bırakıyor: hayatın bu uykunun dışına hiç çıkmaması.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    gibi süzülür bir ,

    Beyaz perdelerinden beyaz hâbgehin;

    Nazar sanır ki olur her derîçesinde bedîd

    Ya hâle-i keremi mâderâne bir nigehin,

    Ya ruh-ı bîlekesi bir sabî-i bîgünehin!

    1Süt gibi süzülür tertemiz, apak bir ışık,

    2beyaz uyku odasının beyaz perdelerinden;

    3göz sanır ki her küçük penceresinde belirir

    4ya bir ana bakışının lütuf halesi,

    5ya da günahsız bir çocuğun lekesiz ruhu!

    Beş dizenin dördü beyazla kurulu: leben (süt), pâk, sefîd, beyaz perde, beyaz hâbgeh. Işık maddeleşiyor, akan bir sıvı gibi süzülüyor. Son iki dize aynı ışığa iki ad veriyor — ana bakışının halesi ya da çocuk ruhu — ikisi de dokunulmamışlığı imliyor.

  2. 2

    Bu -i seherâgîn içinde bir

    Kadın dilindeki serkeş bir gibi

    Kim hem görünmemek ister hem inkişâf eyler

    Yarım açık yatıyor şûh bir hayal gibi,

    Derin derin uyuyor bir huzûr-ı bâl gibi!

    1Seher rengine bürünmüş bu yuvanın içinde bir kız,

    2kadın dilindeki başkaldıran bir kırgınlık gibi —

    3ki hem görünmek istemez hem kendini açar —

    4yarı açık yatıyor şuh bir hayal gibi,

    5derin derin uyuyor bir gönül rahatlığı gibi!

    Uyuyan kız tarif edilmiyor, benzetmeyle veriliyor: “kadın dilindeki serkeş bir infi'âl”, yani hem saklanan hem kendini gösteren bir kırgınlık. “Yarım açık” duruş aynı ikiliği sürdürüyor; kafiyeye giren üç “gibi” bütün bendi kesinleşmemiş hâlde tutuyor.

  3. 3

    Bu lâneye getirir ninniler riyâh-ı sabâh;

    Bu hüsn-i nâimi yelpazeler ziyâ-yı seher;

    Dü çeşm-i bestesini seyreder bütün ervâh;

    Hicâb-ı çeşmine düştükçe, dîde seyreyler

    Rakîk bir tülün altında mâî sünbüller!

    1Bu yuvaya sabah rüzgârları ninniler getirir;

    2bu uyuyan güzelliği seher ışığı yelpazeler;

    3kapalı iki gözünü bütün ruhlar seyreder;

    4gözünün örtüsüne ilişince, göz seyreder

    5ince bir tülün altındaki mavi sümbülleri!

    Bent duyular arasında ilerler: rüzgâr ninni söyler, ışık yelpaze olur, ruhlar seyreder. Son iki dizede bakış göz kapağının tülünde durur ve altındaki damarları mavi sümbüller olarak görür; yorum bu şiirdeki geçişlerle sınırlıdır.

  4. 4

    Bu içinde hudâ hep melekleri uyutur;

    Bu içinde girer nevbâhara hissiyât;

    Bu içinde dil elbette derdini unutur;

    Bu içinde gelir sem'a şüphesiz nagamât;

    Nolurdu, âh, geçeydi bu içinde hayat!?

    1Bu uykunun içinde Tanrı hep melekleri uyutur;

    2bu uykunun içinde duygular ilkbahara girer;

    3bu uykunun içinde gönül elbette derdini unutur;

    4bu uykunun içinde kulağa şüphesiz nağmeler gelir;

    5ne olurdu, ah, hayat bu uykunun içinde geçseydi!

    Dört dize de aynı kalıpla açılıyor: “Bu hâb içinde”. Tekrar uykuyu bir mekâna çeviriyor; melekler, ilkbahar, dertsizlik ve nağmeler artık orada. Beşinci dize kalıbı bozup dilek kipine geçiyor ve şiiri tek bir isteğe indiriyor: hayatın bu uykunun dışına çıkmaması.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 162643 numaralı sürüm esas alındı; başlık ve imza satırı metne alınmadı. İkinci dize kaynakta on iki heceyle, kalıbın üç hece altında dizilmiş; olduğu gibi bırakıldı. Bentler kaynakta ayrılmamış, ababb kafiye düzenine göre dörde bölündü.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBerg-i Hazân
Bir varakpâre-i hazandîde
Cenab Şahabeddin · Manzume

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

leben

Süt

ziyâ-yı pâk u sefîd

Tertemiz ve apak ışık

hâbgeh

Uyku yeri, yatak odası

derîçe

Küçük pencere

lâne

Yuva

duhter

Kız, kız evlat

infi'âl

Alınma, içerleme

hâb

Uyku