Bir Sefilenin Hasbihalinden
Düşmüş bir kadının kendi ağzından anlattığı geçmiş: kırda büyümüş bir çocukluğun, bozulmadan önceki hâlinin tablosu. Şiir suçlamaz, hatırlatır.
- 1
Ne idim ben, ne tabii bir kız
Belki sahrada rebii bir kız
Günümüz Türkçesi +
1Ben ne idim; ne kadar doğal bir kız,
2belki kırda bir bahar kızı.
- 2
En büyük zevkim, ümidim, neşem
Kırda seyran idi, her gün, her dem
Günümüz Türkçesi +
1En büyük zevkim, umudum, neşem
2kırda gezinmekti; her gün, her an.
Beyit yorumu +
Mutluluğun tanımı bu kadar sade: gezmek. Üç soyut ad (zevk, ümit, neşe) tek bir eyleme bağlanıyor, çünkü o çocukluğun başka bir programı yok.
- 3
Düşünürken o büyük sahrada
Beni halk eyleyeni tenhada
Günümüz Türkçesi +
1O büyük kırda, tenhalıkta
2beni yaratanı düşünürken
Beyit yorumu +
Kır artık bir oyun alanı değil, bir düşünme yeri. Yalnızlık burada olumsuz değil: Tanrı'yla baş başa kalmanın koşulu.
- 4
Duruyorken hareketsiz, sessiz
Yere inmiş göğe benzerdi deniz
Günümüz Türkçesi +
1Hareketsiz, sessiz duruyorken
2deniz, yere inmiş bir göğe benzerdi.
Beyit yorumu +
Manzara tersine dönüyor: deniz gök oluyor. Tanzimat şiirinin tabiat karşısındaki yeni bakışı tam olarak bu — dış dünya artık bir mazmun deposu değil, gerçekten bakılan bir şey.
- 5
Aksi tekbir ile dolmuş dereler
Secde eylerdi bütün mescereler
Günümüz Türkçesi +
1Dereler tekbir sesinin yankısıyla dolmuş,
2bütün ağaçlar secde ediyordu.
Beyit yorumu +
Tabiat ibadet ediyor. Ağaçların secdesi bir süs değil, şiirin teolojisi: yaratılmış olan her şey aynı işi yapıyor ve anlatıcı henüz onların arasında.
- 6
Şebi mehtap doğar aynı şafak
Her taraf nura olur müstağrak
Günümüz Türkçesi +
1Mehtaplı gece şafak gibi doğar,
2her yer ışığa gömülür.
Beyit yorumu +
Gece ile şafak birbirine karışıyor. Zamanın ayrımları siliniyor, çünkü hatırlanan çocukluk kronoloji değil tek bir aydınlık kütle olarak duruyor.
- 7
Akıyormuş gibi her suda hayat
Yüzüyormuş gibi hep mahlukat
Günümüz Türkçesi +
1Her suda hayat akıyormuş gibi,
2bütün yaratıklar yüzüyormuş gibi…
Beyit yorumu +
İki dize de “gibi” ile bitiyor. Şair gördüğünü değil, öyle sandığını söylüyor; hatıra kesinlik iddiasından vazgeçtiği yerde inandırıcı oluyor.
- 8
Uçacakmış gibi eflake zemin
Halden, mazi ile atiden emin
Günümüz Türkçesi +
1Yer göklere uçacakmış gibi;
2şimdiden, geçmişten ve gelecekten emin.
Beyit yorumu +
Yerin göğe uçması hafifliğin son hâli. “Emin” sözcüğü ise bugünkü anlatıcının sahip olmadığı tek şey: güven.
- 9
Mutmain şevk ile soldan, sağdan
Bir sataretle inerdim dağdan.
Günümüz Türkçesi +
1İçim rahat, coşkuyla, soldan sağdan
2bir neşeyle dağdan inerdim.
Beyit yorumu +
Şiir bir inişle kapanıyor ve o iniş henüz masum. Başlıktaki “sefile” sözcüğüyle bu son dize arasındaki mesafe, anlatılmayan bütün hikâyedir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 94218 numaralı sürüm esas alındı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Şiir geçmiş zamanla açılıyor ve ilk sözcük bir soru: “Ne idim ben.” Anlatıcı kendini bugünkü hâliyle değil, kaybettiği hâliyle tanımlayacak.