DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Başladım bülbül misâli zâra her gün her gece
Şiir · 17. yüzyıl

Başladım bülbül misâli zâra her gün her gece

Konuşan her gün ve gece bülbül gibi inler ve zikre düşer; sevgiliye öğüt verdikçe o rakiple yakınlık kurar. Rebap, şarap kadehi ve pervane meclisinde peri sevgilinin aşkı bedeni yakar. Bütün âlem güzelliği beğenir, ancak konuşan dünyayı dolaşıp benzerini bulamaz. Ağlayan göz, çıplak göğüs ve boyundaki kement onu Mansur gibi dara götürür; Ömer sevgilinin dost ile düşmanı ayırmadığını ve öğüdü tutmadığını söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Başladım bülbül misâli her gün her gece

    Anın içün düşmüşem her gün her gece

    1Her gün her gece bülbül gibi inlemeye başladım;

    2Onun için her gün her gece zikirlere düştüm.

    Bülbül misali “zâr” olmak tek anlık ötüş değil “her gün her gece” süren düzendir. “Ezkâr” zikrin çoğuludur; sevgili nedeniyle inleme, tekrar edilen manevi sözlere dönüşür ve aşk sesi ibadet ritmiyle karışır.

  2. 2

    Ben nasîhat eyledikçe yâra her gün her gece

    Âşinâlık eyler ol ağyâra her gün her gece

    1Ben her gün her gece sevgiliye öğüt verdikçe;

    2O her gün her gece yabancıyla yakınlık eder.

    Konuşan nasihati aynı süreklilikle yineler, fakat sevgili her seferinde “ağyâr”la âşinalık kurar. Öğüt ile davranışın paralel tekrarı sonuçsuzluğu büyütür; âşık ne kadar söylerse sevgili o kadar rakibe yaklaşır.

  3. 3

    Dilrübâlar meclisinde çalınur her dem

    Dolanur pervâne veş devretmede

    1Gönül çelenler meclisinde her an rebap çalınır;

    2Pervane gibi döner, lal renkli şarap devreder.

    Dilrubalar meclisinde rebap “her dem” çalınır ve şarap dolaşır; aşk sosyal ve müzikli çevre kazanır. Kadehin “lâ’l” oluşu kırmızı rengi, pervane gibi devretmesi ise meclis dolaşımını mum çevresindeki yanışla ilişkilendirir.

  4. 4

    Ol perînin aşkı ile bağrımız oldu kebâb

    Bu vücûdum şehri yandı nâra her gün her gece

    1O perinin aşkıyla bağrımız kebap oldu;

    2Bedenimin şehri her gün her gece ateşte yandı.

    Peri sevgilinin aşkı bağrı “kebâb” eder; beden pişen et gibi acının maddesine dönüşür. “Vücûdum şehri” bütünü kapsayan ikinci imgedir, her gece yanan tek organ değil bütün beden kentidir.

  5. 5

    Cümle âlem ol perînin hüsnüne eyler pesend

    dolaştım bulmadım sana

    1Bütün âlem o perinin güzelliğini beğenir;

    2Yerleşik dünyanın dörtte birini dolaştım, sana benzer bulmadım.

    Bütün âlem güzelliğe “pesend” verir; övgü yalnız âşığın yanlı bakışı sayılmaz. “Rub’-i meskûn” bilinen yerleşik dünyanın dörtte biridir; konuşan geniş coğrafyayı gezip hiçbir “menend”, yani benzer bulamadığını bildirir.

  6. 6

    Dîde giryan sîne üryan boynumuzda var kemend

    Varayım ben dâra her gün her gece

    1Göz ağlar, göğüs çıplak, boynumuzda kement vardır;

    2Mansur gibi her gün her gece dara varayım.

    Ağlayan göz ve çıplak göğüs savunmasızlığı, boyundaki “kemend” ise yakalanmışlığı gösterir. Mansur gibi “dâr”a gitmek aşk sözünün ölümcül sonucunu tasavvufi idam sahnesine bağlar; tekrar dara yürüyüşü gündelik kader yapar.

  7. 7

    Ey Ömer dostun hayâli dîdemizden gitmedi

    Sevdiğim düşmân ile dostunu hiç fark etmedi

    1Ey Ömer, dostun hayali gözümüzden gitmedi;

    2Sevdiğim düşmanla dostunu hiç ayırt etmedi.

    Dostun hayali gözden gitmezken sevgili dost ile düşmanı ayıramaz; âşığın sürekli görüntüsüne karşı muhatabın ahlaki körlüğü vardır. Mahlas, dış rakip sorununu sevgilinin yanlış tanıma yetisine bağlar.

  8. 8

    Gezme ağyâr ile dedim ol nasîhat tutmadı

    Söyledikçe gözleri her gün her gece

    1Yabancılarla gezme dedim, o öğüdü tutmadı;

    2Söyledikçe gözleri her gün her gece “sahhâra” [terim kapalı].

    “Gezme ağyâr ile” açık nasihattir, fakat sevgili bunu tutmaz. “Sahhâra” basılı terimi gözlerle ve her gece tekrarına bağlansa da anlamı açık değildir; onu bakış fiiline çevirmeden öğüdün başarısızlığı belirtilir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.314 gövdesinde “Ey Ömer dostun hayâli dîdemizden gitmedi” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n314-5E3C7390B8DB. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.314, PDF 257–258; 8 iki dizelik birim/16 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBe gazîler aşka düşelden beriÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

zâra

İnlemeye.

ezkâra

Zikirlere/anışlara.

rebâb

Yaylı çalgı.

lâ’l-i şerâb

Yakut/kırmızı renkli şarap.

rub’i meskûnu

Yerleşik dünyanın dörtte birini.

menend

Benzer, eş.

Mansur gibi

Hallâc-ı Mansur’un dara gidişine gönderme.

sahhâra

Basılı anlamı kapalı terim.