Behey cevredici dilber niçün insâfa gelmezsin
Şair cevreden sevgiliye kulağını açmasını söyler; dünyanın daralmasını ve gözyaşının pınara dönmesini onun eziyetine bağlar. Öfkenin haksızlığını sorgular, insafı dinin yarısı sayar ve yaralı Ömer’in helâk oluşunu bildirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Behey dilber niçün insâfa gelmezsin
sana derler niçün insâfa gelmezsin
1Ey eziyet eden sevgili, niçin insafa gelmezsin?
2Kulağını ver, sana söylüyorlar; niçin insafa gelmezsin?
- 2
Cihânı bana dar ettin gözüm yaşın pınar ettin
Bana ettin niçün insâfa gelmezsin
1Dünyayı bana dar ettin, gözümün yaşını pınara çevirdin.
2Bana bin türlü eziyet ettin; niçin insafa gelmezsin?
Dünyanın âşığa dar edilmesi mekânı sıkıştırır, gözyaşının pınara çevrilmesi ise suyu çoğaltır; sevgilinin cefası iki zıt genişlik kurar. “Hezâr” sözü eziyeti tek olaydan çıkarıp sayılamayacak kadar artırır. İnsaf sorusu bu kez hayat alanı ile beden suyunun bozulmasına karşı yükselir.
- 3
Cefâ vü cevri bilirsin görünce aklım alursun
Suçun ne niçün insâfa gelmezsin
1Eziyet etmeyi bilirsin; görünce aklımı alırsın.
2“Suçun ne, hışma gelirsin” yüzeyinde suçun yönü kapalıdır; niçin insafa gelmezsin?
Sevgili cefayı bilir ve bir görünüşte konuşanın aklını alır; eziyet etme becerisi ile güzelliğin etkisi aynı kişide birleşir. Ardından gelen “suçun ne hışma gelirsin” yüzeyi, suçun kime ve nasıl yöneldiğini kesin paylaştırmaya elvermez. Açık kalan husus, hışmın yeniden “niçin insafa gelmezsin” nakaratına bağlanmasıdır.
- 4
Bu sözüm tut değildir lâf bırak cevri
Dînin yarısıdır insaf niçün insâfa gelmezsin
1Bu sözümü tut, boş laf değildir; eziyeti bırak, temiz ol.
2İnsaf dinin yarısıdır; niçin insafa gelmezsin?
“Bu sözüm tut” doğrudan öğüt kipidir ve söylenenin “lâf” olmadığını özellikle belirtir. Cevrin bırakılması “sâf” olma çağrısıyla ahlaki arınmaya bağlanır. “Dînin yarısıdır insaf” hükmü kişisel aşk şikâyetini daha genel bir vicdan ölçüsüne taşır; sevgilinin kayıtsızlığı bu ölçüyle sınanır.
- 5
Bu Ömer yüreği
Ey insafsız helâk oldu niçün insâfa gelmezsin
1Bu Ömer dertli oldu, yüreği yaralarla doldu.
2Ey insafsız, helâk oldu; niçin insafa gelmezsin?
Mahlaslı son birimde Ömer önce “derdinâk”, sonra yüreği “zahmnâk” olarak adlandırılır; dert iç hâli, yara bedendeki izi gösterir. İkinci dize “insafsız” hitabını doğrudan ölüm bildirimine bağlar. Önceki şiirdeki kebap imgesinden farklı olarak burada kapanışın son kanıtı yaralı yürek ve helâktir.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.221 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Bu Ömer derdinâk oldu yüreği zahmnâk oldu mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n221-5DFC33FA0EE5. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.221, PDF 201–202; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ben bugün bu köhne bir vîrânenin ma’mûruyumÂşık Ömer · Şiir→
“Behey cevredici” hitabı sevgiliyi yaptığı eylemle adlandırır; kişiliğin önüne cefa geçer. İkinci dizede kulak vermesi istenir ve “sana derler” sözü şikâyeti tek kişinin sesinden daha geniş bir uyarıya açar. Nakarat, duyduğu hâlde karşılık vermeyen muhatabın ısrarını ölçer.