Ben umardım ki seni yâr-ı vefâ-dâr olasın
Türkçede vefasızlığa yazılmış en sert cevaplardan biri. Sekiz beyit boyunca “olasın” redifiyle ilenir, sonra bedduasını geri alır — ve geri alması bedduadan daha ağır düşer.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ben umardım ki seni olasın
Ne bileydim ki seni böyle olasın
1Ben senin vefalı bir sevgili olacağını umardım;
2böyle eziyet edici olacağını nereden bilebilirdim?
- 2
Hele sen kaaide-î cevrde eksik komadın
Dostluk hakkı ise ancağ ola var olasın
1Hele sen eziyet kuralında hiçbir eksik bırakmadın;
2dostluğun hakkı buysa, var ol bakalım.
“Var olasın” bir hayır duası gibi görünüp tam tersini söylüyor — Türkçenin en tanıdık alaylı kalıbı. Eziyetin bir “kaide”si olduğu fikri ise sevgiliyi kural uygulayan bir memur gibi gösteriyor.
- 3
-i âşkında neler çektüğüm ey dost benim
Bilesin bir gün ola aşka olasın
1Aşkının yolunda neler çektiğimi ey dost,
2bir gün aşka tutulursan bilirsin.
İlenmenin biçimi belirginleşiyor: cezası aynı şeyi yaşamak. Şair intikam istemiyor, anlaşılmak istiyor — ama anlaşılmanın tek yolu karşıdakinin de acı çekmesi.
- 4
Sözüme uymadın ey asılası dil dilerim
Ser-i zülfüne anın âhiri olasın
1Sözümü tutmadın ey asılası gönül; dilerim ki
2sonunda onun saçının ucunda asılasın.
Muhatap değişiyor: artık sevgili değil kendi gönlü. “Asılası dil” ifadesi kendine yönelik bir küfür; şair önce kendini suçluyor ve cezasını da kendi gönlüne kesiyor.
- 5
Sen ki cân gül-şeninin bi gül-i nev-restesisin
Ne revâdır bu ki her hâr ü hasa yâr olasın
1Sen can bahçesinin yeni açmış bir gülüsün;
2her dikene, her çöpe yâr olman yakışır mı?
Değer farkı üzerinden bir sitem: gül ile diken. Ama sitemin altında bir kıskançlık var ve şair onu gizlemiyor — sevgilinin kime yakın olduğu meselesi açıkça konuşuluyor.
- 6
Beni âzâde iken aşka itdin
Göreyim sen de benim gibi olasın
1Ben özgürken beni aşka tutsak ettin;
2göreyim, sen de benim gibi tutsak olursun.
“Âzâde iken” sözü, konuşanın aşk başlamadan önce kendisini özgür saydığını gösterir. Sevgilinin onu aşka tutsak etmesine karşı kurulan “göreyim” dileği açık bir ilenmedir; beyit bu özgürlüğü biyografik bir evlilik hükmüne bağlamaz.
- 7
Bed-duâ etmezem ammâ ki Huda'dan dilerim
Bir senin gibi cefâ-kâra olasın
1Beddua etmiyorum, ama Allah'tan dilerim ki
2senin gibi bir eziyetçiye tutulursun.
Gazelin en ustalıklı beyti: bedduayı reddederek beddua ediyor. “Bed-duâ etmezem ammâ” cümlesi bir inkâr değil, bir çerçeve — ardından gelen dilek tam da bedduanın kendisi.
- 8
Şimdi bir hâldeyüz kim ilenen düşmanına
Der ki Mihrî gibi sen dahi olasın
1Şimdi öyle bir hâldeyiz ki düşmanına ilenen kişi
2‘sen de Mihrî gibi kara sayılan biri olasın’ diyor.
Mahlasta Mihrî adı bir ilencin içeriği olur. ‘Siyeh-kâr’ hem kara yazgı hem günah veya kara iş sahibi çağrışımı taşıyabildiği için günümüz Türkçesi yalnız ‘bahtı kara’ anlamını kesinleştirmez; konuşan kendisini kara sayılan örnek olarak verir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142056 numaralı sürüm esas alındı; kaynakta okunabilir imlâyla yazılmış, sadeleştirmeye gerek olmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gazel bir beklentinin çöküşüyle açılıyor. Redif “olasın” ilk beyitte geçmişe dönük bir umut, sonraki beyitlerde bir dilek kipi olacak. Konuşan bir kadın ve sesi mağdur değil, hesap soran biri.