DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mihrî Hatun/Ben umardım ki seni yâr-ı vefâ-dâr olasın
Gazel · 15. yüzyıl

Ben umardım ki seni yâr-ı vefâ-dâr olasın

Türkçede vefasızlığa yazılmış en sert cevaplardan biri. Sekiz beyit boyunca “olasın” redifiyle ilenir, sonra bedduasını geri alır — ve geri alması bedduadan daha ağır düşer.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ben umardım ki seni olasın

    Ne bileydim ki seni böyle olasın

    1Ben senin vefalı bir sevgili olacağını umardım;

    2böyle eziyet edici olacağını nereden bilebilirdim?

    Gazel bir beklentinin çöküşüyle açılıyor. Redif “olasın” ilk beyitte geçmişe dönük bir umut, sonraki beyitlerde bir dilek kipi olacak. Konuşan bir kadın ve sesi mağdur değil, hesap soran biri.

  2. 2

    Hele sen kaaide-î cevrde eksik komadın

    Dostluk hakkı ise ancağ ola var olasın

    1Hele sen eziyet kuralında hiçbir eksik bırakmadın;

    2dostluğun hakkı buysa, var ol bakalım.

    “Var olasın” bir hayır duası gibi görünüp tam tersini söylüyor — Türkçenin en tanıdık alaylı kalıbı. Eziyetin bir “kaide”si olduğu fikri ise sevgiliyi kural uygulayan bir memur gibi gösteriyor.

  3. 3

    -i âşkında neler çektüğüm ey dost benim

    Bilesin bir gün ola aşka olasın

    1Aşkının yolunda neler çektiğimi ey dost,

    2bir gün aşka tutulursan bilirsin.

    İlenmenin biçimi belirginleşiyor: cezası aynı şeyi yaşamak. Şair intikam istemiyor, anlaşılmak istiyor — ama anlaşılmanın tek yolu karşıdakinin de acı çekmesi.

  4. 4

    Sözüme uymadın ey asılası dil dilerim

    Ser-i zülfüne anın âhiri olasın

    1Sözümü tutmadın ey asılası gönül; dilerim ki

    2sonunda onun saçının ucunda asılasın.

    Muhatap değişiyor: artık sevgili değil kendi gönlü. “Asılası dil” ifadesi kendine yönelik bir küfür; şair önce kendini suçluyor ve cezasını da kendi gönlüne kesiyor.

  5. 5

    Sen ki cân gül-şeninin bi gül-i nev-restesisin

    Ne revâdır bu ki her hâr ü hasa yâr olasın

    1Sen can bahçesinin yeni açmış bir gülüsün;

    2her dikene, her çöpe yâr olman yakışır mı?

    Değer farkı üzerinden bir sitem: gül ile diken. Ama sitemin altında bir kıskançlık var ve şair onu gizlemiyor — sevgilinin kime yakın olduğu meselesi açıkça konuşuluyor.

  6. 6

    Beni âzâde iken aşka itdin

    Göreyim sen de benim gibi olasın

    1Ben özgürken beni aşka tutsak ettin;

    2göreyim, sen de benim gibi tutsak olursun.

    “Âzâde iken” sözü, konuşanın aşk başlamadan önce kendisini özgür saydığını gösterir. Sevgilinin onu aşka tutsak etmesine karşı kurulan “göreyim” dileği açık bir ilenmedir; beyit bu özgürlüğü biyografik bir evlilik hükmüne bağlamaz.

  7. 7

    Bed-duâ etmezem ammâ ki Huda'dan dilerim

    Bir senin gibi cefâ-kâra olasın

    1Beddua etmiyorum, ama Allah'tan dilerim ki

    2senin gibi bir eziyetçiye tutulursun.

    Gazelin en ustalıklı beyti: bedduayı reddederek beddua ediyor. “Bed-duâ etmezem ammâ” cümlesi bir inkâr değil, bir çerçeve — ardından gelen dilek tam da bedduanın kendisi.

  8. 8

    Şimdi bir hâldeyüz kim ilenen düşmanına

    Der ki Mihrî gibi sen dahi olasın

    1Şimdi öyle bir hâldeyiz ki düşmanına ilenen kişi

    2‘sen de Mihrî gibi kara sayılan biri olasın’ diyor.

    Mahlasta Mihrî adı bir ilencin içeriği olur. ‘Siyeh-kâr’ hem kara yazgı hem günah veya kara iş sahibi çağrışımı taşıyabildiği için günümüz Türkçesi yalnız ‘bahtı kara’ anlamını kesinleştirmez; konuşan kendisini kara sayılan örnek olarak verir.

Kavram sözlüğü (10) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142056 numaralı sürüm esas alındı; kaynakta okunabilir imlâyla yazılmış, sadeleştirmeye gerek olmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHudâ yaratdı m'ola bî-sitâre bencileyinMihrî Hatun · Gazel

Kavram sözlüğü

10 kavram bulundu.

yâr-ı vefâ-dâr

Vefalı sevgili

cefâ-kâr

Eziyet eden

kaide-i cevr

Eziyet kuralı, zulmün usulü

reh

Yol

giriftâr

Tutulmuş, yakalanmış

ber-dâr

Asılmış, darağacına çekilmiş

gül-i nev-reste

Yeni açmış gül

hâr ü has

Diken ve çöp; değersiz şeyler

hevâ-dâr

Hevesli, tutkun

siyeh-kâr

Kara sayılan; bağlama göre kara yazgılı veya günahkâr/kara işler sahibi