Benî Âdem gibi var mı mükerrem
Şiir insanın yaratılıştaki değerini ve nasibinin önceden yazılı oluşunu düşünerek açılır. Gönül, aşkın hükmüne karşı ferman bulunmayışına ve delilik derdinin iyileştirilememesine şaşar. İçini bozmayan kişinin gönül aynasına eğri bakmaması öğütlenir; yalnızlık köşesi hikmet levhasına dönüşür. Aşk aklı yağmalar, değersizi baş tacı eder ve sevgiyi ihtiyaç hâline getirir. Son bölümde yazıcı melekler, Ömer’in hayır ve şerrinin yanında inleme ile ayrılığını da deftere geçirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
gibi var mı
Her şahs içün yetmiş bin yıl
1İnsanoğlu gibi değerli bir varlık var mı?
2Her kişi için yetmiş bin yıl önceden;
- 2
Hakkınde gör nice âyet yazılır
Verilir nasîbi kısmet yazılır
1Onun hakkında nice ayetin yazıldığına bak;
2Nasibi verilir, kısmeti yazılır.
İnsan hakkındaki ayetler, ilk birimde kurulan değer fikrine kutsal bir dayanak getirir. Ardından nasip ile kısmetin yazılması, hayat payının rastlantıyla değil ilahî takdirle dağıtıldığı düşüncesini somut bir yazı ve kayıt görüntüsüne dönüştürür.
- 3
Ey gönül olmuşum bu hâle hayran
Ne verilir aşkın
1Ey gönül, bu hâle hayran kaldım;
2Aşkın görevden alınmasına hiçbir ferman verilmez.
Konuşan gönlüne seslenirken hayretinin sebebini aşkın geri alınamaz hükmünde bulur. Azil için ferman çıkmaması, aşkı geçici bir görev değil hükümdar buyruğuyla bile sona erdirilemeyen kalıcı bir bağlılık olarak gösterir.
- 4
Mahabbet şâhına eylerim efgan
Ne derd-i cünûna sıhhat yazılır
1Sevgi padişahına feryat ederim;
2Delilik derdine sağlık yazılmaz.
“Mahabbet şahı” sevgiyi hükmeden bir padişah konumuna çıkarır; âşığın elindeki karşılık ise yalnız feryattır. Delilik derdine sağlık yazılmaması, bu aşk hâlinin sıradan hastalık gibi iyileştirilemeyeceğini kader diliyle bildirir.
- 5
Tab’-ı zamîrinde yoğise fâsid
Gönül mir’âtına keç bakma zâhid
1İçinin yaratılışında bozukluk yoksa;
2Ey zahit, gönül aynasına eğri bakma.
İç yaratılışında fesat bulunmama şartı, zahide yöneltilen uyarının ahlaki eşiğidir. Gönlün aynaya benzetilmesi, bakış eğri olduğunda görüntünün de bozulacağını sezdirir; şair dış görünüşten önce bakanın niyetini sorgular.
- 6
Gûşe-i vahdette her yer müsâid
Bu levhe çok dürlü hikmet yazılır
1Birlik köşesinde her yer uygundur;
2Bu levhaya türlü türlü hikmet yazılır.
Birlik köşesi fiziksel bir yerden çok teklik ve içe çekilme hâlidir; bu durumda her yer düşünmeye elverişli olur. Levhaya türlü hikmetlerin yazılması, gönül aynasını okunabilen manevi bir yüzeye dönüştüren önceki görüntüyü sürdürür.
- 7
Âdemin aklını eder aşk
Kemîne kendüyü sertâc eder aşk
1Aşk insanın aklını yağmalar;
2Aşk, değersiz kişiyi kendine baş tacı eder.
Aşk ilk dizede aklı yağmalayan bir eşkıya gibi davranır, böylece insanın ölçülü karar gücünü elinden alır. İkinci dizede değersiz sayılan kişiyi baş tacına çevirmesi, aynı kuvvetin toplumsal mertebeleri tersine çevirebildiğini gösterir.
- 8
Mahabbet bâbına muhtâc eder aşk
Kiminin serine zillet yazılır
1Aşk, sevgiden geçilen kapıya muhtaç eder;
2Kiminin başına aşağılanma yazılır.
Sevgi kapısına muhtaç olmak, âşığın bağımsızlığını yitirip daima o eşiğe yönelmesidir. Bu yolda herkes aynı yazgıyı taşımaz; kimisinin başına zillet yazılması, aşkın yükseltici olduğu kadar aşağılayıcı sonucunu da açık bırakır.
- 9
deftere her ân
Gam değildir Ömer çektiğim efgan
1Değerli yazıcı melekler her an deftere yazar;
2Ömer, çektiğim feryat gam değildir.
Kirâmen kâtibîn inancı, şiirin başından beri süren yazılma izleğini ahlakî kayıt noktasına getirir. Mahlasını söyleyen Ömer çektiği feryadı küçümsemez; onu asıl gam saymayarak hesabın daha geniş, ilahî çerçevesini kabul eder.
- 10
Hayrımı şerrimi yazarsa el’ân
Kıldığım nâle vü firkat yazılır
1Hayrımı ve şerrimi şimdi yazarlarsa;
2Ettiğim inleme ile ayrılık da yazılır.
Son birim hayır ile şerrin kayda geçirilmesini teslimiyetle karşılar, fakat deftere duygusal hayatı da ekler. İnleme ve ayrılığın yazılması, âşığın acısını geçici ses olmaktan çıkarıp amel kaydı kadar kalıcı bir tanıklığa dönüştürür.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.137 gövdesinde “Gam değildir Ömer çektiğim efgan” mahlası görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n137-B6385DD69DC9. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.137, PDF 168; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Beni mesrûr eyleyen ol nevcevânım bundadırÂşık Ömer · Şiir→
Açılıştaki soru insanı öteki varlıklarla ölçmekten çok, yaratılıştan gelen değerini öne çıkarır. “Yetmiş bin yıl mukaddem” ifadesi kesin bir tarih hesabı değil, kişinin nasibinin dünyaya gelişinden çok önce belirlenmiş olduğunu anlatan geniş zaman ufkudur.