Elim Ermez, Gücüm Yetmez
Söyleyen, şehlâ gözlü ve Leylâ saçlı sevgiliye erişemediğini tekrarlanan bir nakaratla dile getirir. Güzelliği gördükten sonra sevgisi artmış, feryadı göğe yükselmiş; son bentte Ömer kendini sevgiliye bağlanmış bir kul olarak gösterir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Benim sen çeşm-i şehlâya
Elim irmez gücüm yetmez
1Senin o baygın bakışlı gözlerine,
2Ne elim erişir ne de gücüm yeter.
- 2
Sen gibi zülfü Leylâya
Elim irmez gücüm yetmez
1Senin gibi gece saçlı bir Leylâ’ya,
2Ne elim erişir ne de gücüm yeter.
Leylâ kadar kara saçlı sevgili anılır; elin ve gücün yetmemesi, onun ulaşılmazlığını yeniden kesinleştirir. “Senin gibi gece” sözü “Ne elim erişir” sonucuyla kapanır; böylece “Elim Ermez, Gücüm Yetmez” başlığındaki yön daha kesin biçimde belirir.
- 3
Cemâlin göreli cânâ
Mahabbet elverdi bana
1Ey sevgili, yüzünü gördüğümden beri,
2Sevgi bütün benliğimi ele geçirdi.
Yüzü görmek sevgiyi yatıştırmaz, tersine büyütür; “cânâ” hitabı bu değişimin doğrudan sevgiliye söylendiğini gösterir. Önce “Ey sevgili, yüzünü”, ardından “Sevgi bütün benliğimi” duyulur; bu sıra “Elim Ermez, Gücüm Yetmez” boyunca gelişen duyguyu ilerletir.
- 4
Benim bir veçhile sana
Elim irmez gücüm yetmez
1Benim sana hiçbir biçimde,
2Ne elim erişir ne de gücüm yeter.
Söyleyen, sevgiliye hangi yoldan yaklaşırsa yaklaşsın erişemeyeceğini belirtir; nakarat burada çıkışsızlığı pekiştirir. “Benim sana hiçbir” ile “Ne elim erişir” yan yana gelir; aralarındaki yakınlık “Elim Ermez, Gücüm Yetmez” çerçevesinde somut bir karşılık bulur.
- 5
Seninçün zâr ü giryânım
Çıkar eflâke sûzânım
1Senin için inleyip ağlıyorum.
2Yakıcı feryadım göklere yükseliyor.
İnleme ve gözyaşı içte kalmaz, yakıcı feryat göğe çıkar; aşk acısı böylece ses ve yükselme imgesi kazanır. Söz “Senin için inleyip” noktasından “Yakıcı feryadım göklere” yönüne döner; bu dönüş “Elim Ermez, Gücüm Yetmez” içindeki anlam hareketini tamamlar.
- 6
Sen gibi mâha sultânım
Elim irmez gücüm yetmez
1Sultanım, senin gibi bir aya,
2Ne elim erişir ne de gücüm yeter.
Sevgili aya benzetilip “sultanım” diye yüceltilir; bu yüksek konum karşısında âşığın gücü yine yetersizdir. “Sultanım, senin gibi” ifadesine “Ne elim erişir” eşlik eder; birliktelikleri “Elim Ermez, Gücüm Yetmez” bağlamındaki tavrı daha açık kılar.
- 7
Ömer kaldı mâteminde
Ziyâde var gönlü sende
1Ömer senin yasın içinde kaldı.
2Gönlü fazlasıyla sende kaldı.
Mahlaslı bentte Ömer’in yasının geçmediği, gönlünün bütünüyle sevgilide kaldığı açık bir durum kaydıdır. “Ömer senin yasın” başlangıcı “Gönlü fazlasıyla sende” devamıyla anlam kazanır; iki parça “Elim Ermez, Gücüm Yetmez” içindeki ilişkiyi görünür tutar.
- 8
Şimdi olup sana
Elim irmez gücüm yetmez
1Şimdi sana bağlanmış bir kul oldu.
2Ne elim erişir ne de gücüm yeter.
Ömer kendini sevgilinin kulu saymasına rağmen ona erişemez; bağlılık ile uzaklık aynı kapanışta yan yana durur. Anlatım “Şimdi sana bağlanmış” deyip “Ne elim erişir” hükmüne geçer; bu ilerleyiş “Elim Ermez, Gücüm Yetmez” çizgisini belirgin biçimde pekiştirir.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 basılı No. 651 gövdesindeki görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası ve farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 651, PDF 510; 8 birim/16 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır, tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şehlâ gözlere yönelen arzu, nakarattaki erişememe hükmüyle daha başta imkânsız aşk olarak belirir. “Senin o baygın” açılışı “Ne elim erişir” karşılığına uzanır; bu geçiş “Elim Ermez, Gücüm Yetmez” bağlamındaki iki söyleyişi birbirine bağlar.