Târîh 77
Fatıma Hanım'ın ölümünü dört beyitte anlatan tarih, ömür yaprağını kara toprağa savuran eğri felek imgesiyle başlar; güzelliği güneşle yarıştırılan genç yetimin kaybını ve cennet duasını kaydeder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Berg-i ‘ömrün tagıdup saldı siyâh-ı hâke
Yine bir tâze nihâli felek-i
1Ömür yaprağını dağıtıp kara toprağa attı;
2eğri yapılı felek yine taze bir fidanı.
- 2
Tâb-ı hüsniyle gehi mihre iderken
Zîr-i hâk içre nihân oldı yetîme
1Güzelliğinin ışığıyla kimi zaman güneşi ayıplarken,
2muradına eremeyen yetim kız toprağın altında gizlendi.
İkinci beyit güzelliği bir yarışa sokuyor: yüzün ışığı güneşi ayıplayacak kadar parlak. Ardından aynı ışık toprağın altına iniyor. “Yetîme” ile “nâ-kâm” sözleri yası ikiye katlıyor; ölen kişi hem babasız hem muradına ermemiş olarak anılıyor.
- 3
İki târîh gelüp fevtine Râsim didiler
Bu du‘â ile idüp hâtif-i gaybı ilhâm
1Ey Râsim, ölümü için iki tarih gelip
2gaybdan seslenenin ilhamıyla şu duayı söyledi:
Üçüncü beyit sayı veriyor: iki tarih. Tarih düşürmenin çoğaltılabilir bir işlem olduğu böylece açık ediliyor. İkinci dize kaynağı insan aklına değil “hâtif-i gayb”e, görünmeyenin sesine bağlıyor; şair söyleyen değil duyan yerine geçiyor.
- 4
Fâtıma Hânıma me'vâyı idüp Bârî câ
Eyleye cilve-gehin gülşen-i kurb-ı ikrâm
1Yaratıcı, Fatıma Hanım'a bir sığınak hazırlasın;
2onun görüneceği yer ikram yakınlığının cennet bahçesi olsun.
Makta ölen kişiyi adıyla anıyor ve istenen şey önce bir yer oluyor: “me'vâ”, sığınılacak konak. İkinci dize bu yeri süsleyip “cilve-geh”, yani görünme yerine çeviriyor. Toprağa gizlenen kişi için istenen son şey, yeniden görünür olacağı bir bahçe.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:t77-pdf179-180. Ana açık edisyon T77'i basılı s.166–167/PDF 179–180'de tam gövde, basılı ölçü satırı ve T78/PDF 180 sınırıyla verir. Ana okuma ve sıra korundu. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bir nihâl-i gülşen-i ‘irfânı sad-hayf u füsûsEğrikapılı Mehmed Râsim · Tarih→
Açılış cümleyi tersinden kuruyor: önce iş görülüyor, sonra faili söyleniyor. Ömür bir yaprağa, ölüm ise savrulmaya benzetiliyor. Fail ikinci dizede beliriyor ve bir sıfatla anılıyor: “kec-endâm”, yani eğri yapılı felek. Çarpıklık böylece bir kader eleştirisi olarak dile giriyor.