Bir Gece
On dört asır önceki bir gecede kimsenin fark etmediği bir doğumu anlatan manzume, olayı önce görülmemiş sayar, sonra bütün hesabı borç diliyle kurar.
- 1
Ondört asır evvel, yine bir böyle geceydi,
Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!
Günümüz Türkçesi +
1On dört asır önce yine böyle bir geceydi;
2kumdan, ayın on dördü gibi bir öksüz çıkageldi!
- 2
Lâkin o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler;
Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi!
Günümüz Türkçesi +
1Ama ne yıkımdır ki gözler bunu hissetmedi;
2oysa kaç bin yıldır bekleşiyorlardı!
Beyit yorumu +
Olay olur ama görülmez; manzumenin ilk gerilimi buradan doğar. Bekleyiş bin yıllarla, fark edilmeyiş tek bir geceyle ölçülünce oran kaybın büyüklüğünü kendiliğinden söyler.
- 3
Nerden görecekler? Göremezlerdi tabî'î:
Bir kere, zuhûr ettiği çöl en sapa yerdi;
Günümüz Türkçesi +
1Nereden görecekler? Göremezlerdi elbette:
2Bir kere, ortaya çıktığı çöl en sapa yerdi;
Beyit yorumu +
Şair kendi sitemine mazeret bulmaya başlar ve gerekçeleri sıraya koyar. Coğrafyayı ilk sıraya alması, görmemenin ahlâkî değil konumla ilgili bir kusur olduğunu söyler.
- 4
Bir kere de, ma'mure-i dünyâ, o zamanlar,
Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.
Günümüz Türkçesi +
1Bir kere de dünyanın şenlikli yerleri o zamanlar
2bunalımlar içindeydi; bugünden de kötüydü.
Beyit yorumu +
İkinci gerekçe zamandır: dünya o gece de bunalımdaydı. Karşılaştırmanın ucu bugüne uzatılınca geçmişin kötülüğü teselli olmaktan çıkar; şair kendi çağını ölçü almaz.
- 5
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
Günümüz Türkçesi +
1İnsan yırtıcılıkta sırtlanları geçmişti;
2bir insan dişsizse onu kardeşleri yerdi!
Beyit yorumu +
Ölçü hayvandan alınır ama insan lehine değil aleyhine kullanılır. "Kardeş" sözünün yiyen tarafta durması, vahşeti yabancıya değil en yakına bağlar.
- 6
Fevzâ bütün âfâkını sarmıştı zemînin
Salgındı, bugün Şark'ı yıkan, tefrika derdi.
Günümüz Türkçesi +
1Kargaşa yeryüzünün bütün ufuklarını sarmıştı;
2bugün Şark'ı yıkan ayrılık derdi o zaman da salgındı.
Beyit yorumu +
Geçmişteki kargaşa bugün kullanılan bir adla anılır: tefrika. Aynı derdi iki çağa birden yazması, anlatılan gecenin yalnız tarihe ait olmadığını ima eder.
- 7
Derken, büyümüş, kırkına gelmişti ki öksüz,
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!
Günümüz Türkçesi +
1Derken öksüz büyümüş, kırkına gelmişti ki
2başlarda gezinen kanlı ayaklar suya erdi!
Beyit yorumu +
Kırk yıl tek bir kelimeyle atlanır: derken. Bu kadar uzun bir sürenin bir hecede geçilmesi, manzumenin ilgisini kişinin hayatına değil sonuçlarına verdiğini gösterir.
- 8
Bir nefhada kurtardı insanlığı o ma'sum,
Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi!
Günümüz Türkçesi +
1O masum bir nefeste insanlığı kurtardı;
2bir hamlede kayserleri, kisraları yere serdi!
Beyit yorumu +
İki dize aynı kalıpla kurulur: bir nefha, bir hamle. Süreyi en aza indirmek etkiyi büyütür; iki imparatorluk unvanının çoğul yazılması ise karşı tarafı kişilikten çıkarır.
- 9
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;
Zulmün ki, zevâl akılına gelmezdi, geberdi!
Günümüz Türkçesi +
1Bütün hakkı ezilmek olan acizlik dirildi;
2yıkılmak aklına gelmeyen zulüm geberdi!
Beyit yorumu +
İki soyut ad birbirinin yerine geçer: biri dirilir, öteki geberir. Fiillerden birinin saygılı, ötekinin kaba seçilmesi hükmü kelime tercihinde saklar.
- 10
Âlemlere, rahmetti, evet, Şer'-i mübîni,
Şehbâlini adl isteyenin yurduna gerdi.
Günümüz Türkçesi +
1Evet, apaçık şeriatı âlemlere bir rahmetti;
2kanadını adalet isteyenin yurdu üstüne gerdi.
Beyit yorumu +
Hukuk bir kuş kanadına dönüşür ve koruma altına alınan şey ülke değil bir taleptir. Şart "adl isteyen" sözüyle konduğu için koruma karşılıksız verilmiş olmaz.
- 11
Dünya neye sâhipse, onun vergisidir hep;
Medyûn ona cem'iyyeti, medyûn ona ferdi.
Günümüz Türkçesi +
1Dünya neye sahipse hepsi onun armağanıdır;
2topluluğu da ona borçlu, bireyi de ona borçlu.
Beyit yorumu +
İddia muhasebe diliyle kurulur: verilen şey vergi, alınan şey borç. Toplumla bireyin ayrı ayrı sayılması, borcun toplu bir formaliteye indirgenmesini engeller.
- 12
Medyûndur o ma'sûma bütün bir beşeriyyet...
Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.
Günümüz Türkçesi +
1Bütün insanlık o masuma borçludur...
2Yâ Rab, bizi mahşerde bu kabulle birlikte dirilt.
Beyit yorumu +
Manzume bir dilekle kapanır ve dilek ödemeyi değil ikrarı ister. Borcun kapatılamayacağı kabul edildiği için son söz, hesabı tanımanın kendisi olur.
Metnin kaynağı
Metin Vikikaynak'ın 140388 numaralı revizyonundan alındı; kaynak metnin imlâsı ve noktalaması korundu. Manzume kaynakta iki bende ayrılmıştır; ikisi birlikte 12 beyit olarak verildi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Doğum sahnesi ad verilmeden kurulur; anılan tek nitelik öksüzlüktür. "Ayın on dördü" deyimi hem parlaklık hem takvim bildirdiği için gece, görüntüyle tarihi aynı sözde toplar.