Bir güzel sevdim; meğer iyilik kaynağı sandığım
Şair iyilik ve mutluluk kaynağı sandığı sevgilinin eziyetini görür. Kavuşma isteği sıkıntı alanına, sevgi de sınırsız cefaya dönüşür. Âşık Ömer dünyadan el çekse de elem ve gamın eksilmediğini söyleyerek yanılgısını kabul eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bir güzel sevdim meğer sandığım
Semle imiş hayfâ ki ni’met sandığım
1Bir güzel sevdim; iyilik kaynağı sandığım kişiymiş.
2Ne yazık ki zehirle kirlenmiş, nimet sandığım kişiymiş.
- 2
Tâlib-i vasl oldu def’-i gam idem deyu gönül
Arsa-i mihnet imiş sandığım
1Gönül, gamı gidermek için kavuşmayı istedi.
2Mutluluk köşesi sandığım yer sıkıntı alanıymış.
Gönül kavuşmayı gamı giderecek ilaç sayar, fakat mutluluk köşesi diye yöneldiği yer sıkıntı alanına dönüşür; aranan çarenin bizzat yeni acı üretmesi beyitin sert karşıtlığıdır.
- 3
Gösterir semt-i vefâ geldikçe zâlim yanıma
Yüz verüp ol bana acımaz güler efganıma
1Zalim yanıma geldikçe vefa yönünü gösterir.
2Bana yüz verir ama acımaz, feryadıma güler.
Sevgili yaklaşırken vefa yönünü gösteriyormuş gibi davranır, sonra feryada güler; yüz vermek umut doğurur ama merhametsiz gülüş bu umudu aldatıcı bir işarete dönüştürür.
- 4
Gel yeter ettin yeter cânâ eziyyet cânıma
Cevr-i bîhadmiş meğer mihr ü mahabbet sandığım
1Yeter artık sevgilim, canıma yeterince eziyet ettin.
2Sevgi sandığım şey meğer sınırsız cefaymış.
Yeter sözü iki kez yinelenerek dayanma sınırı ilan edilir; âşığın sevgi sandığı bağ sınırsız eziyet olarak açığa çıktığından, aşkın adı ile yaşanan sonuç birbirinden bütünüyle ayrılır.
- 5
Halk-ı âlem cân ile sevdâ-yi zülf-i dilberin
Yâ nedendir bunca istiğnâsı zülf-i dilberin
1Bütün insanlar sevgilinin saçının sevdasına can verir.
2Sevgilinin saçı neden bu kadar ilgisizdir?
Sevgilinin saçı bütün dünyayı kendine çekerken aynı zamanda ilgisizdir; güzellik herkeste istek doğurur fakat sahibinin istiğnası, kalabalık hayranlığı karşılıksız bırakır.
- 6
Bir umulmaz derd imiş sevdâ-yi zülf-i dilberin
Geldi gördüm ben hele başıma devlet sandığım
1Sevgilinin saçına duyulan sevda umulmadık bir dertmiş.
2Başıma talih geldi sandığımda gerçeğini gördüm.
Saç sevdası umulmadık dert olur ve talih sanılan olay başa gelen belaya dönüşür; beyit, devlet kelimesinin iyi talih anlamını acı bir tersine çevirmeyle kullanır.
- 7
Yine ey Ömer felekten hiç sitem eksik değil
oldum cümleden yine elem eksik değil
1Ey Ömer, feleğin sitemi yine hiç eksilmiyor.
2Her şeyden el çektim ama elem yine eksilmiyor.
Mahlasla birlikte feleğin sitemi süreklilik kazanır; kişi dünyadan el çekse bile elem bitmez, böylece dış bağları kesmenin iç acıyı kendiliğinden ortadan kaldırmadığı görülür.
- 8
Çekti el yardan gönülde yine gam eksik değil
Ey dirîğa bu mudur âlemde râhat sandığım
1Sevgiliden el çektim, gönüldeki gam yine eksilmiyor.
2Eyvah, dünyada rahat sandığım şey bu mudur?
Sevgiliden el çekme kararı dahi gönüldeki gamı azaltmaz. Son soru, rahat diye beklenen hayatın gerçekte bitmeyen sıkıntı olup olmadığını sorarak şiirin başındaki yanılgıyı kapatır.
Metnin kaynağı
Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 13. dize “Yine ey Ömer felekten hiç sitem eksik değil”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 426 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İyilik madeni ve nimet sanılan sevgili, ikinci dizede zehirle kirlenmiş çıkar; ilk beyit aşkın temel yanılgısını kurar ve övgüyü tek hamlede ağır bir hayal kırıklığına çevirir.