Bir perinin aşkıyla mutlu olduğumu herkes bilir
Ömer, Leyla saçlı bir periye Mecnun oluşunu bütün dünyanın bildiğini tekrarlar. Sevgili onu kavuşma konuğu etmeyeceğini söylese de âşık sevgisini gizlemez; iç derdi, ağlayışı ve kanlı gözleri herkesin önündedir. Son bölümde kapının açılacağı umudu doğar ve sevgilinin adı doğrudan söylenmeden harfleri tek tek sıralanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bir perî aşkıyla memnûn olduğum âlem bilür
Sen saçı Leylâ’ya Mecnûn olduğum âlem bilür
1Bir perinin aşkıyla mutlu olduğumu herkes bilir.
2Sen Leyla saçlı güzele Mecnun olduğumu herkes bilir.
- 2
Ben sana âşık u olduğum âlem bilür
Hasretinle zâr ü olduğum âlem bilür
1Sana âşık olup tutkuyla bağlandığımı herkes bilir.
2Hasretinle inleyip kanlı gözyaşı döktüğümü herkes bilir.
Âşık ve meftun oluş ile hasretten kanlı ağlayış aynı nakaratla duyurulur. Tekrarlanan ‘âlem bilir’ sözü, sevgilinin ilgisiz kalamayacağı kadar çok tanığı bulunan bir aşk davası kurar.
- 3
Sen demişsin ben anı vaslıma mihmân eylemem
Ölür ise hasretimle ana eylemem
1Sen, ‘Onu kavuşmama konuk etmem’ demişsin.
2‘Hasretimle ölürse ona derman olmam’ demişsin.
Sevgilinin sözleri iki kesin ret taşır: Âşığı vuslata konuk etmeyecek, hasretten ölürse bile iyileştirmeyecektir. Misafirlik ve derman imgeleri, kapının da merhametin de bilinçli olarak kapatıldığını gösterir.
- 4
Ben seni sevdim deyu gayriye eylemem
Çün senin sevdanla mahzûn olduğum âlem bilür
1Ben seni sevdiğimi başkalarından gizlemem.
2Çünkü senin sevdanla hüzünlü olduğumu herkes bilir.
Bu ağır redde karşı Ömer sevgisini saklamayacağını söyler. Hüzünlü hâli zaten herkesçe görüldüğü için gizlilik imkânsızdır; aşk, sevgilinin kabulüne bağlı olmayan açık bir bağlılık olarak sürer.
- 5
Bu benim derd-i derûnum gayri oldu âşikâr
Her ne derlerse disünler anı kıldım ihtiyâr
1İçimdeki bu derin dert artık açığa çıktı.
2Ne derlerse desinler, ben onu kendi isteğimle seçtim.
İç derdin açığa çıkması toplumsal söz ve yargıyı beraberinde getirir. Şair başkalarının ne diyeceğini serbest bırakırken kendi seçimini vurgular; çektiği acıyı zorla yüklenmiş kader değil bilinçli tercih sayar.
- 6
-i hasretinle ağladığım zâr ü zâr
Şübhesiz bu dîde pürhûn olduğum âlem bilür
1Ayağını öpme özlemiyle yana yakıla ağladığımı
2Ve bu gözümün baştan başa kanla dolduğunu herkes bilir.
Ayak öpme hasreti, kavuşma arzusunu en alçakgönüllü temas noktasına indirir. Durmadan ağlayan gözün kanla dolması ise bu özlemin yalnız sözde kalmadığını bedende görülen bir yaraya dönüştürür.
- 7
Der ki Ömer gam yeme elbette olur
Belki bir gün rahma gelüp sana ola âfitâb
1Ömer der ki: Gam yeme, elbette kapı açılır.
2Belki bir gün merhamete gelir ve sana güneş olur.
Ömer kendi kendisine seslenerek kapının sonunda açılacağı umudunu canlı tutar. Sevgilinin güneş olması, bugünkü karanlık ve merhametsizliğin bir gün ışık ve sıcaklığa dönüşebileceği ihtimalidir.
- 8
İsminin harfini sordum lûtf ile verdi cevâb
Hâ ile sin yâ ile nûn olduğun âlem bilür
1Adının harflerini sordum, lütfedip cevap verdi.
2Adının ha, sin, ya ve nun harflerinden oluştuğunu herkes bilir.
Son beyit sevgilinin adını doğrudan söylemek yerine ha, sin, ya ve nun harfleriyle şifreler. Güzelin lütufla cevap vermesi, şiir boyunca kapalı duran vuslat kapısında küçük ama somut bir yakınlık oluşturur.
Metnin kaynağı
Basılı gövdedeki görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 13. dize “Der ki Ömer gam yeme elbette olur feth-i bâb”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 567 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bir perî gördüm bu gün ben lebleri mercân okurÂşık Ömer · Şiir→
Aşkın mutluluk diye ilan edilmesi, hemen ardından Mecnun benzetmesiyle acılı bir tutkuyu içine alır. Leyla saçlı sevgiliye bağlanmak, Ömer’in özel sırrı değil bütün dünyanın tanıdığı kamusal kimliğidir.