DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Muhyiddin Abdal/Bizim Tâcımız Sûretâ
Nefes · 16. yüzyıl

Bizim Tâcımız Sûretâ

Yedi dörtlük boyunca süren "gösterir" redifi şiiri bir okuma dersine çeviriyor: taç, hırka, sikke, mescit, tavaf ve insan yüzü sırayla birer işaret sayılıyor ve hepsi aynı yeri, insanın kendisini işaret ediyor. Son dörtlük mahlası anıp şairin sözünü de yüzünü de bu işaretlerin arasına katıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bizim tâcımız

    gösterir

    Zira bu

    Şekl-i insânı gösterir

    1Bizim tacımız görünüşte

    2Seb'ulmesânî'yi gösterir;

    3çünkü bu Seb'ulmesânî

    4insanın şeklini gösterir.

    İlk kelime yöntemi kuruyor: "sûretâ", yani görünüşte. Taç bir işarettir, işaret ettiği Seb'ulmesânî'dir — Fâtiha'nın "yedi tekrarlanan" adı. Üçüncü dize okumayı bir adım daha götürür: o sûre de insan biçimini gösterir. Redif her dörtlüğü bu zincirin bir halkası yapar.

  2. 2

    Giydiğimiz hırka dahi

    Çektiğimiz dahi

    Mescid ile Mekke dahi

    Hep bu nişânı gösterir

    1Giydiğimiz hırka da,

    2başımıza çektiğimiz külâh da,

    3mescit ile Mekke de

    4hep bu nişanı gösterir.

    "Dahi" üç kez tekrarlanarak listeyi büyütüyor. Hırka ile sikke tekkenin giysileri, mescid ile Mekke bütün müslümanların ortak yerleri; dörtlük ikisini aynı sıraya dizip aradaki farkı siliyor. "Hep bu nişânı" ise listeyi ilk dörtlükteki tek işarete, insan şekline indiriyor.

  3. 3

    Mekke’nin tavâfı yedi

    Mekke deyu kim okudu

    Kim dünyâdan elin yudu

    Ol câvidânı gösterir

    1Mekke'nin tavafı yedidir;

    2kim Mekke diye okuduysa,

    3kim dünyadan elini yıkadıysa,

    4o, hep kalanı gösterir.

    Tavafın yedi oluşu ilk dörtlükteki "yedi tekrarlanan" ile sessizce eşleşir; şiir aynı sayıyı iki ayrı ibadette bulur. "Elin yumak" el yıkamaktan çıkıp vazgeçmek anlamına gelir. "Câvidân" ise hem ebedî demek hem de Hurufîliğin ana kitabı Câvidânnâme'yi çağırır.

  4. 4

    Görünen Hak’dır gözünde

    Söyleyen Hak’dır sözünde

    İnsânın hattı yüzünde

    Hatm-i Kur’ân’ı gösterir

    1Gözünde görünen Hak'tır,

    2sözünde söyleyen Hak'tır;

    3insanın yüzündeki hat

    4Kur'an'ın hatmini gösterir.

    Üç dize aynı ekle kafiyelenir: gözünde, sözünde, yüzünde. Göz ve sözden sonra yüze gelinir ve merkez kurulur: "hat" hem yüzdeki ayva tüyü hem yazı demektir, bu çift anlam yüzü okunacak bir sayfaya çevirir. "Hatm" de hem mühür hem baştan sona okuma anlamı taşır.

  5. 5

    İnsandır Hak’kın mazharı

    Hak’dır insânın azheri

    Lâ’l-i lebinin kevseri

    Hayât-ı cânı gösterir

    1İnsan Hakk'ın göründüğü yerdir,

    2Hak insanın en açık hâlidir;

    3lâl dudağının kevseri

    4canın hayatını gösterir.

    İki dize aynı kökün türevlerini çaprazlar: insan Hakk'ın mazharı, Hak insanın azheri. İkisi de z-h-r kökünden gelir, "görünmek" demektir; cümle tersine çevrilince iddia da tersine çevrilebilir olur. Sonra soyutluk birden bedene iner ve kevser bir dudakta bulunur.

  6. 6

    Hak’ka âşık olan kişi

    Hak’la olur her bir işi

    Âşıkların gözü yaşı

    Âb-ı hayvânı gösterir

    1Hakk'a âşık olan kişinin

    2her işi Hak'la olur;

    3âşıkların gözyaşı

    4dirilik suyunu gösterir.

    Baştan beri süren beden dökümü buraya varır: taç baştaydı, hat yüzde, kevser dudakta, şimdi sıra gözde. Gözyaşının âb-ı hayvân sayılması dirilik suyunu efsaneden alıp âşığın yüzüne yerleştirir. İlk iki dize arasındaki bağ ise sebep değil ölçü: her iş Hak'la olur.

  7. 7

    Her kimin ki pakdir özü

    Uyanıkdürür can gözü

    Muhyeddin’in sözü yüzü

    Şerh ü beyânı gösterir

    1Her kimin özü temizse

    2onun can gözü uyanıktır;

    3Muhyeddin'in sözü de yüzü de

    4şerh ile beyanı gösterir.

    Mahlas dörtlüğü. "Sözü yüzü" ikilisi şiirin iki kanalını yan yana koyar: söylenen söz ile okunan yüz. "Şerh ü beyân" bir metnin açıklanması demektir; şair kendi yüzünü de sözü kadar açıklayıcı sayıp baştaki taç-sûre-insan zincirini kendi üstünde kapatır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 143963 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un "Bektaşî Şairleri ve Nefesleri" derlemesinin taranmış nüshasından geliyor. Kaynak sayfada dördüncü ile beşinci dörtlük arasında boşluk bırakılmamış; "gösterir" redifi her dördüncü dizede döndüğü için ayrım kafiyeye göre yapıldı, dize sırası ve imlâsı değiştirilmedi. Mahlas kaynakta "Muhyeddin’in" diye diziliyor; arşiv şairi Muhyiddin Abdal adıyla kaydettiği hâlde dizedeki yazım korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHızır’ın Suyu Benem
Hızır’ın suyu benem
Muhyiddin Abdal · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

sûretâ

Görünüşte, dış biçimiyle

Seb’ulmesânî

Fâtiha sûresinin adı; "yedi tekrarlanan" demek

sikke

Dervişin başına çektiği uzun külâh

câvidân

Ebedî, hep kalan

hat

Yüzdeki ayva tüyü; aynı zamanda yazı

mazhar

Bir şeyin göründüğü, ortaya çıktığı yer

azher

En açık, en belirgin olan

âb-ı hayvân

Dirilik suyu