Bizim Tâcımız Sûretâ
Yedi dörtlük boyunca süren "gösterir" redifi şiiri bir okuma dersine çeviriyor: taç, hırka, sikke, mescit, tavaf ve insan yüzü sırayla birer işaret sayılıyor ve hepsi aynı yeri, insanın kendisini işaret ediyor. Son dörtlük mahlası anıp şairin sözünü de yüzünü de bu işaretlerin arasına katıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bizim tâcımız
gösterir
Zira bu
Şekl-i insânı gösterir
1Bizim tacımız görünüşte
2Seb'ulmesânî'yi gösterir;
3çünkü bu Seb'ulmesânî
4insanın şeklini gösterir.
- 2
Giydiğimiz hırka dahi
Çektiğimiz dahi
Mescid ile Mekke dahi
Hep bu nişânı gösterir
1Giydiğimiz hırka da,
2başımıza çektiğimiz külâh da,
3mescit ile Mekke de
4hep bu nişanı gösterir.
"Dahi" üç kez tekrarlanarak listeyi büyütüyor. Hırka ile sikke tekkenin giysileri, mescid ile Mekke bütün müslümanların ortak yerleri; dörtlük ikisini aynı sıraya dizip aradaki farkı siliyor. "Hep bu nişânı" ise listeyi ilk dörtlükteki tek işarete, insan şekline indiriyor.
- 3
Mekke’nin tavâfı yedi
Mekke deyu kim okudu
Kim dünyâdan elin yudu
Ol câvidânı gösterir
1Mekke'nin tavafı yedidir;
2kim Mekke diye okuduysa,
3kim dünyadan elini yıkadıysa,
4o, hep kalanı gösterir.
Tavafın yedi oluşu ilk dörtlükteki "yedi tekrarlanan" ile sessizce eşleşir; şiir aynı sayıyı iki ayrı ibadette bulur. "Elin yumak" el yıkamaktan çıkıp vazgeçmek anlamına gelir. "Câvidân" ise hem ebedî demek hem de Hurufîliğin ana kitabı Câvidânnâme'yi çağırır.
- 4
Görünen Hak’dır gözünde
Söyleyen Hak’dır sözünde
İnsânın hattı yüzünde
Hatm-i Kur’ân’ı gösterir
1Gözünde görünen Hak'tır,
2sözünde söyleyen Hak'tır;
3insanın yüzündeki hat
4Kur'an'ın hatmini gösterir.
Üç dize aynı ekle kafiyelenir: gözünde, sözünde, yüzünde. Göz ve sözden sonra yüze gelinir ve merkez kurulur: "hat" hem yüzdeki ayva tüyü hem yazı demektir, bu çift anlam yüzü okunacak bir sayfaya çevirir. "Hatm" de hem mühür hem baştan sona okuma anlamı taşır.
- 5
İnsandır Hak’kın mazharı
Hak’dır insânın azheri
Lâ’l-i lebinin kevseri
Hayât-ı cânı gösterir
1İnsan Hakk'ın göründüğü yerdir,
2Hak insanın en açık hâlidir;
3lâl dudağının kevseri
4canın hayatını gösterir.
İki dize aynı kökün türevlerini çaprazlar: insan Hakk'ın mazharı, Hak insanın azheri. İkisi de z-h-r kökünden gelir, "görünmek" demektir; cümle tersine çevrilince iddia da tersine çevrilebilir olur. Sonra soyutluk birden bedene iner ve kevser bir dudakta bulunur.
- 6
Hak’ka âşık olan kişi
Hak’la olur her bir işi
Âşıkların gözü yaşı
Âb-ı hayvânı gösterir
1Hakk'a âşık olan kişinin
2her işi Hak'la olur;
3âşıkların gözyaşı
4dirilik suyunu gösterir.
Baştan beri süren beden dökümü buraya varır: taç baştaydı, hat yüzde, kevser dudakta, şimdi sıra gözde. Gözyaşının âb-ı hayvân sayılması dirilik suyunu efsaneden alıp âşığın yüzüne yerleştirir. İlk iki dize arasındaki bağ ise sebep değil ölçü: her iş Hak'la olur.
- 7
Her kimin ki pakdir özü
Uyanıkdürür can gözü
Muhyeddin’in sözü yüzü
Şerh ü beyânı gösterir
1Her kimin özü temizse
2onun can gözü uyanıktır;
3Muhyeddin'in sözü de yüzü de
4şerh ile beyanı gösterir.
Mahlas dörtlüğü. "Sözü yüzü" ikilisi şiirin iki kanalını yan yana koyar: söylenen söz ile okunan yüz. "Şerh ü beyân" bir metnin açıklanması demektir; şair kendi yüzünü de sözü kadar açıklayıcı sayıp baştaki taç-sûre-insan zincirini kendi üstünde kapatır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 143963 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un "Bektaşî Şairleri ve Nefesleri" derlemesinin taranmış nüshasından geliyor. Kaynak sayfada dördüncü ile beşinci dörtlük arasında boşluk bırakılmamış; "gösterir" redifi her dördüncü dizede döndüğü için ayrım kafiyeye göre yapıldı, dize sırası ve imlâsı değiştirilmedi. Mahlas kaynakta "Muhyeddin’in" diye diziliyor; arşiv şairi Muhyiddin Abdal adıyla kaydettiği hâlde dizedeki yazım korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hızır’ın suyu benemMuhyiddin Abdal · Nefes→
İlk kelime yöntemi kuruyor: "sûretâ", yani görünüşte. Taç bir işarettir, işaret ettiği Seb'ulmesânî'dir — Fâtiha'nın "yedi tekrarlanan" adı. Üçüncü dize okumayı bir adım daha götürür: o sûre de insan biçimini gösterir. Redif her dörtlüğü bu zincirin bir halkası yapar.