DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mihrî Hatun/Bu göñlüm zevrakın aldı bu gün bir gonce-leb gül-ruh
Gazel · 15. yüzyıl

Bu göñlüm zevrakın aldı bu gün bir gonce-leb gül-ruh

Nakaratlı (musammat) bir gazel: “gonce-leb gül-ruh” beş kez dönüyor. Gönlü kayık gibi alıp gözyaşı denizine salan sevgili, gazelin sonunda âşığın varını alarak “işte geldim” diyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bu göñlüm zevrakın aldı bu gün bir

    Yaşum deryâsına saldı bu gün bir

    1Bu gönlümün kayığını bugün bir gonca dudaklı, gül yüzlü aldı;

    2gözyaşımın denizine bugün bir gonca dudaklı, gül yüzlü saldı.

    Gönül bir kayık, gözyaşı bir deniz: matla iki dizede aynı özneyi tekrarlayarak nakaratı kuruyor. Kayığı alan da onu suya salan aynı kişi olduğu için beyit kurtarmakla boğmak arasındaki farkı siliyor. “Aldı / saldı” kafiyesi bu ikiliği taşıyor.

  2. 2

    Bülendî kaddi nâzile salınup ser-firâzile

    Gülistân sahnına geldi bu gün

    1Boyunun yüceliğiyle, nazla ve başı yukarıda salınarak

    2bugün gül bahçesinin ortasına gonca dudaklı, gül yüzlü geldi.

    Dize içi kafiye (nâzile / ser-firâzile) bu gazeli musammat yapıyor: her dize kendi içinde ikiye bölünüp yürüyüşü hızlandırıyor. Sevgilinin boyu servi gibi yüksek, başı da yukarıda; salınma burada hem yürüyüş hem gururdur.

  3. 3

    bülbülüm bildi figânumdan safâ buldu

    Yüzüme gül gibi güldi bu gün

    1Belâ çeken bülbülüm hâlimi bildi, feryadımdan sefa buldu;

    2bugün yüzüme gül gibi güldü gonca dudaklı, gül yüzlü.

    Bülbül burada şairin kendisi değil, onu duyan taraf. Feryattan “safâ bulmak” — başkasının acısından keyif almak — sevgilinin gülüşünü açıklıyor: gülmek, ağlamanın karşılığı olarak veriliyor. Gül ile gülmek aynı kökten sayılıp yan yana konuyor.

  4. 4

    Dile gerçi cefâ kıldı birine biñ vefâ kıldı

    Bize vaslın kıldı bu gün

    1Gönle gerçi cefa etti, bir cefaya bin vefa etti;

    2bugün bize kavuşmasını bağışladı gonca dudaklı, gül yüzlü.

    Beyit bir muhasebe tutuyor: bir cefaya karşı bin vefa. Hesap sevgilinin lehine kapanıyor ve kavuşma bir hak değil “atâ”, yani bağış sayılıyor. Bağış, istenerek alınamayan şeydir; şükran da bu yüzden borç hâline geliyor.

  5. 5

    Alup ile elinden Mihrînüñ varın

    Aha geldüm didi yeldi bu gün

    1Tatlı diliyle Mihrî'nin elinden varını alıp

    2bugün “işte geldim” dedi, koştu gonca dudaklı, gül yüzlü.

    Kapanışta sevgili tatlı diliyle Mihrî'nin varını yoğunu alıyor, sonra “işte geldim” deyip koşuyor. Sıra tersine çevrilmiş: ödeme kavuşmadan önce yapılıyor. Nakarat beşinci kez dönünce sevinç bir tekerlemeye, kavuşma bir alışverişe dönüşüyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 147694 numaralı sürüm esas alındı. Kaynak bilimsel çeviriyazıyla dizilmiş; macronlar şapkaya, noktalı ünsüzler düz harfe çevrildi, ayın işareti kesme işaretine dönüştürüldü ama silinmedi. Nazal ñ korundu. Nakarat kaynakta yalnız matla'da “bir gonce-leb gül-ruh” biçiminde; sonraki dört beyitte “bir” yok ve vezin bir hece eksik kalıyor — metne kelime eklenmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDevlet atına süvâr olmış iki sîmîn-bedenMihrî Hatun · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

zevrak

Küçük kayık, sandal

gonce-leb

Gonca dudaklı

gül-ruh

Gül yüzlü

kadd

Boy, endam

ser-firâz

Başı yüksek, gururlu

belâ-keş

Belâ çeken

'atâ

Bağış, ihsan

şîrîn-zebân

Tatlı dilli