Bu şîve nâza hergiz bir ferâgat yok mu sultânım
Şair sevgilinin naz ve cefasının sonunu sorar; küçük bir inayet, kıyamette şefaat ve kavuşma bahçesine giriş izni ister. Kulluk diliyle süren yakarış, sevgiliyi hem sultan hem merhamet kapısı olarak görür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu nâza hergiz bir yok mu sultânım
Cefâ vü cevrine yohsa nihâyet yok mu sultânım
1Bu işve ve nazdan hiç vazgeçmeyecek misin, sultanım?
2Eziyet ve cefanın bir sonu yok mu, sultanım?
- 2
Dönüp yüzüme bakmazsın benim sen nâz ile bir dem
Nola bir zerrece bize yok mu sultânım
1Nazla bir an olsun dönüp yüzüme bakmıyorsun.
2Bize zerre kadar olsun yardımın yok mu, sultanım?
Sevgili naz ederek konuşana yüzünü çevirmemektedir. İkinci dizede talep büyük bir kavuşma değil, zerre kadar inayettir. Ölçeğin küçülmesi âşığın beklentisini ve çaresizliğini görünür kılar; yine de yardım ihtimalinden vazgeçilmez.
- 3
kâfir olmadım lâkin günehkârım
Kıyâmette yok mu sultânım
1Kaynak ‘[B]eni sevdimse’ biçimindedir; olası ‘ben seni’ okuması yalnız aparat düzeyindedir.
2Kıyamette günahkâra şefaat yok mu, sultanım?
İlk dize basılı tanıkta ‘[B]eni sevdimse’ görünür; özne-nesne bakımından daha akıcı ‘ben seni sevdimse’ okuması olası olsa da modern satır bunu sessizce kaynakmış gibi yazmaz. İkinci dizedeki kıyamet ve şefaat sorusu aynen korunur; yorum hasarlı ilk yüzeyden kesin bir sevme yönü çıkarmadan merhamet talebini açıklar.
- 4
Helâk etme beni cevrinle hem havfeyle
Bugün dünyâ ise yarın kıyâmet yok mu sultânım
1Cefanla beni helâk etme; Yaradan’dan da kork.
2Bugün dünya varsa yarın kıyamet yok mu, sultanım?
Sevgiliden cefayla öldürmemesi istenirken Yaradan korkusu hatırlatılır. Dünya ile kıyamet karşıtlığı, bugünkü güç ve güzelliğin hesap gününde sınırsız olmayacağını söyler. Tehditten çok ahlaki sorumluluk çağrısı öne çıkar.
- 5
Bu Ömer bende kapunda niçe demdir kulun oldu
yok mu sultânım
1Bu Ömer, kapında nice zamandır kulun oldu.
2Kavuşma bahçesinin mahremine girmeye izin yok mu, sultanım?
Mahlaslı kapanış Ömer’i uzun süredir kapıda bekleyen bir kul olarak gösterir. İstenen icazet, kavuşma bahçesinin mahrem alanına girebilmektir. Saray ve bahçe dili, aşk ilişkisindeki hiyerarşiyi bozmadan umudu sürdürür.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.208 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n208-DA2EDD7DE014. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.208, PDF 197; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: L5 “[B]eni” — Sol kenarda ilk glif tarama kırpımına uğramış; B açık restorasyon olarak verildi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Açılış iki paralel soruyla naz ve cefanın sınırını arar. Sevgilinin işvesi tek başına övülmez; ondan hiç vazgeçmemek ile eziyete son vermemek aynı sorun alanına yerleştirilir. “Sultanım” hitabı yakınmayı saygı çerçevesinde tutar.