DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Bâkî/Câme-hâb Ol Âfeti Aldıkça Tenhâ Koynuna
Gazel · 16. yüzyıl

Câme-hâb Ol Âfeti Aldıkça Tenhâ Koynuna

Yatağın sevgiliyi koynuna almasını buluta giren aya benzeten gazel; kumru, çiy ve deniz imgelerinden geçerek Bâkî'nin göğsündeki aşk yaralarını taze gül yapraklarına dönüştürür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    ol âfeti aldıkça tenhâ koynuna

    Sanuram ebrin girer mâh-ı şeb ârâ koynuna

    1Yatak o güzel afeti yalnızken koynuna aldıkça

    2geceyi süsleyen ay bulutun koynuna giriyor sanırım.

    Yatak kıskanılacak canlı bir rakip, sevgili ay ve örtü bulut olur. Mahrem yatma sahnesi göksel bir görüntüye yükseltilirken ‘koynuna’ redifi iki bedeni ve iki tabiat unsurunu aynı sarılma hareketinde birleştirir.

  2. 2

    Subh-dem ey bî-hûde efgaan eyleme

    Çün girersin her gice bir servi bâlâ koynuna

    1Ey kumru, sabah vakti boşuna feryat etme;

    2çünkü her gece uzun bir servinin koynuna giriyorsun.

    Kumrunun sabah ötüşü aşk feryadı sayılır fakat şair onu ikiyüzlü bulur: gece servi ağacının dallarında barınmıştır. Servi sevgilinin uzun boyunu çağrıştırır; böylece kuş âşığın erişemediği yakınlığa zaten sahip bir varlık gibi azarlanır.

  3. 3

    Niçün aglarsın felekden bilsem ey seni

    Çün girürsin her zamân bir verd-i ra’nâ koynına

    1Ey çiy, felekten neden ağladığını bir bilsem;

    2çünkü her zaman güzel bir gülün koynuna girersin.

    Sabah çiyi gözyaşı gibi kişileştirilir; buna karşılık her sabah güzel bir gülün koynuna girme ayrıcalığına sahiptir. Ağlayan çiyin bile sevgiliyi temsil eden gülle doğrudan temas etmesi, ona erişemeyen âşığın kıskançlığını keskinleştirir.

  4. 4

    dişüñ vasfında şi’rüm defterin gördi meger

    Kim sadef mecmû’asını saldı deryâ koynına

    1Sedef, inci dişlerini anlatan şiir defterimi görmüş olmalı ki

    2kendi mecmuasını denizin koynuna bıraktı.

    Şiir defteri ile sedeflerin toplandığı deniz birer mecmua gibi eşleştirilir. Sedef kendi inci defterini denizin koynuna bırakırken sevgilinin inci dişlerini anlatan şiir tabiatın hazinesine örnek olur; sanat, gerçek incinin değerini bile gölgede bırakır.

  5. 5

    Ruhlerin şevkiyle pür-dâğ itdi Bâkî sinesin

    Bir avuç koydu güya koynuna

    1Bâkî, yanaklarının özlemiyle göğsünü baştan başa yaraladı;

    2sanki koynuna bir avuç taze gül yaprağı koydu.

    Göğüsteki kırmızı aşk yaraları taze gül yaprakları gibi görünür. İlk beyitte yatağın koynundaki sevgiliye karşı şairin koynunda yalnız yara-güller vardır; redif kıskanç mahremiyet sahnesini acının estetik görüntüsüyle tamamlar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

165897 numaralı sabit Vikikaynak sürümü temel tanıktır; eser sahibi şablonda Bâkî gösterilir, fakat kaynak künyesi boştur. Özgün katmanda Sabahattin Küçük'ün tenkitli G.430 metnine göre iki kritik okuma açıkça düzeltildi: üçüncü beytin ikinci dizesi ‘Çün girürsin her zamân bir verd-i ra’nâ koynına’, dördüncü beytin ikinci dizesi ‘Kim sadef mecmû’asını saldı deryâ koynına’ olarak verildi. Kalan ‘efgaan’ ve ‘Ruhlerin’ biçimleri ana tanıktaki gibi korundu. Çağdaş neşir yalnız araştırma tanığıdır; metni için yeniden dağıtım hakkı ileri sürülmez.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirLâle-hadler Kıldılar Gülgeşt-i Sahrâ Semt Semt
Lâle-hadler kıldılar gülgeşt-i sahrâ semt semt
Bâkî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

câme-hâb

Yatak, yatak takımı

âfet

Güzelliğiyle aklı alan sevgili

mâh-ı şeb-ârâ

Geceyi süsleyen ay

fâhte

Kumru

serv-i bâlâ

Uzun servi; sevgilinin boyu

şeb-nem

Gece oluşan çiy

dür

İnci

berg-i gül-i ter

Taze gül yaprağı