DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Hayretî/Câna Kalmaz Bir Fedâyî Canlarız
Gazel · 16. yüzyıl

Câna Kalmaz Bir Fedâyî Canlarız

On bir beyit boyunca “canlarız” redifi bir aidiyet listesi kurar: her beyit bir başka isme bağlanır ve on iki imam sırayla sayılır. Şiir bir dua değil, bir kimlik beyanıdır; karşısına aldığı da açıkça “sôfi”dir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Câna kalmaz bir fedâyî canlarız

    Terk ü Tecrîdiz fenâyî canlarız

    1Canını esirgemeyen, kendini feda etmiş canlarız

    2terk ve tecrit ehliyiz, fenaya ermiş canlarız

    Redif daha ilk beyitte kendini kurar ve on bir beyit boyunca hiç değişmez: “canlarız”. Birinci dizede can feda edilen şeydir, ikinci dizede fenaya eren; aynı kelime hem kurban hem özne olur. Terk ve tecrit, dervişin dünyayı ve kendini bırakma basamaklarının adıdır.

  2. 2

    Sôfi-i şeytan siriştin

    Ehl-i Tevhîdiz Hudâyî canlarız

    1Şeytan yaratılışlı sofuya karşı duran âsileriz

    2tevhit ehliyiz, Allah'a ait canlarız

    Beyit şiirin muhalifini adlandırır: zahitliği dışarıdan taşıyan “sôfi”. Ona “şeytan sirişt” demek, yaratılışının bozukluğunu ileri sürmektir. Buna karşı verilen cevap bir ahlak değil bir inanç iddiasıdır — âsilik burada Hakk'a değil, Hak adına konuşana karşıdır.

  3. 3

    Kıblemizdir veçh-i pâk-i Ahmed’in

    Biz Muhammed Mustafâyî canlarız

    1Kıblemiz Ahmed'in temiz yüzüdür

    2biz Muhammed Mustafa'ya bağlı canlarız

    Kıble kelimesi yön demektir ve beyit yönü Kâbe'den bir yüze çevirir. Ahmed ile Muhammed Mustafa aynı kişinin iki adıdır; şair birini dizenin başına, ötekini sonuna koyarak beyti tek bir isim etrafında kapatır. Liste buradan başlayıp on iki imama kadar uzanacaktır.

  4. 4

    Kâ’bemizdir âstânı Hayder’in

    Biz Aliy-yel-Murtazâyî canlarız

    1Kâbemiz Haydar'ın eşiğidir

    2biz Aliyyü'l-Murtazâ'ya bağlı canlarız

    Önceki beyit kıbleyi tayin etmişti, bu beyit Kâbe'yi: taş bina değil, Ali'nin kapı eşiği. Haydar (arslan) ile Murtazâ (seçilmiş, razı olunmuş) Ali'nin iki lakabıdır; savaşçı yanı ile manevi yanı beytin iki dizesine dağıtılmıştır.

  5. 5

    Biz Hasen aşkına içtik zehr-i gam

    Biz Hüseyn-i Kerbelâyî canlarız

    1Biz Hasan aşkına gam zehrini içtik

    2biz Kerbelâ'nın Hüseyin'ine bağlı canlarız

    İki kardeşin iki ölüm biçimi iki dizeye ayrılmıştır: Hasan'ın adı zehirle, Hüseyin'in adı Kerbelâ ile anılır. “Zehr-i gam” tasavvuf şiirinin alışılmış terkibidir ama burada mecazdan çıkıp tarihe dokunur; içilen gam, anılan ölümün kendi maddesidir.

  6. 6

    Cân ile Zeynülibâd’ın abdiyiz

    Hâsılı Âl-i abâyî canlarız

    1Can ile Zeynelâbidîn'in kuluyuz

    2sözün kısası Âl-i abâ'ya bağlı canlarız

    “Hâsılı” listeyi bir an durdurup toparlar: buraya kadar sayılanlar Âl-i abâ'dır, yani Peygamber'in abası altına aldığı beş kişi. Zeynelâbidîn Kerbelâ'dan sağ kurtulan tek erkek evlattır; onun adı zincirin kopmadığı yerdir ve şiir sayıma onunla devam edebilir.

  7. 7

    Hâk-i râhıyüz Muhammed Bâkır’ın

    Ca’ferî mezheb safâyî canlarız

    1Muhammed Bâkır'ın yolunun toprağıyız

    2Caferî mezhebinden, safa ehli canlarız

    Beyit iki imamı bir arada anar ama ikincisini kişi olarak değil mezhep adı olarak kullanır. Tezkireler Hayretî'yi “Caferî mezhebine bağlı” diye tanıtır; bu dize o kaydın şairin kendi ağzından karşılığıdır. “Hâk-i râh” alçalmanın en uç ifadesidir: yol değil, yolun tozu.

  8. 8

    Şâh Takî vü Nakî sultânımız

    Hem Rızâ-yi muktedâyî canlarız

    1Şah Takî ile Nakî sultanımızdır

    2hem de kendimize önder edindiğimiz Rızâ'ya bağlı canlarız

    Sayım hızlanır: iki imam tek dizeye sığdırılır. Takî ve Nakî lakapların kısaltılmış hâlidir ve on bir hecelik kalıp bu kısaltmayı zorunlu kılar. “Muktedâ” uyulan, ardından gidilen demektir; bağlılık burada duygudan çıkıp izleme fiiline döner.

  9. 9

    Askerî’nin askeriyiz Askerî

    Mehdi-i sâhib livâyî canlarız

    1Askerî'nin askeriyiz, Askerî

    2sancak sahibi Mehdî'ye bağlı canlarız

    Dize adı ve kelimeyi üst üste bindirir: Hasan el-Askerî'nin lakabı ile “asker” kelimesi aynı kökten gelir ve şair bunu üç kez tekrarlayarak bir cinas kurar. İkinci dizede sancak açılır — “sâhib-livâ” beklenen Mehdî'nin sıfatıdır ve liste onunla on ikiye tamamlanır.

  10. 10

    Kelbiyiz dergâh-ı Âl-i Hayder’in

    Biz de bu derde gedâyî canlarız

    1Haydar soyunun dergâhının köpeğiyiz

    2biz de bu derde dilenci olmuş canlarız

    Sayım bittikten sonra şair kendi yerini tarif eder ve en aşağıyı seçer: kapıdaki köpek. “Kelb” divan şiirinde aşağılama sözüdür, burada gönüllü bir rütbedir. İkinci dizede dilencilik dilenen şeyle birlikte verilir — istenen sadaka değil dert.

  11. 11

    Kaçma bizden Hayreti bigâne vâr

    Biz de bir kaç âşinâyı canlarız

    1Bizden kaçma, Hayretî; yabancı gibi gitme

    2biz de birkaç tanıdık candanız

    Mahlas beytinde şair kendine seslenir, üstelik azarlar gibi: kaçma, yabancı davranma. “Bigâne” ile “âşinâ” karşıtlığı beyti iki dizeye böler ve şiirin baştan beri kurduğu bağlılık listesini kişisel bir davete çevirir. Redif son kez tekrarlanarak liste kapanır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 170717 numaralı sürüm esas alındı; başlık ve “— 7—” sıra numarası metne alınmadı. Sayfa bir tarama aktarımı olduğu için dizeler arasında boş satır var; bunlar bent sınırı değil, beyitler kafiye ve redife göre eşleştirildi. Kaynakta mahlas şapkasız (“Hayreti”), imam adları da kaynağın imlâsıyla korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirErenlerden Eğer Olursa Himmet
Erenlerden eğer olursa himmet
Hayretî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

tecrîd

dünyadan ve benlikten soyunma

sirişt

yaratılış, maya

âkıyüz

âsiyiz, baş kaldıranlardanız

âstân

eşik, kapı önü

Âl-i abâ

Peygamber'in abası altına aldığı beş kişi

muktedâ

uyulan, önder edinilen

kelb

köpek

gedâ

dilenci, yoksul