Çeşm-i Siyehin Bâ‘is-i Feryâd mı Olmaz
Siyah göz ve gamzeyi feryatla cellatlık, kaş resmini Behzâd'ın ustalığı, sevgilinin boyuna esareti ise özgürlük paradoksuyla anlatan soru dizili gazel.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Çeşm-i siyehin bâ‘is-i feryâd mı olmaz
Ya gamzelerin ‘âleme cellâd mı olmaz
1Siyah gözün feryada sebep olmaz mı?
2Ya gamzelerin dünyaya cellat olmaz mı?
- 2
Ağyâra -i visâl oldıgın ey şûh
‘Uşşâk işidip nâleye mu‘tâd mı olmaz
1Ey güzel, rakiplere kavuşma ezgisi söylediğini
2âşıklar işitip inlemeye alışmaz mı?
Beyit müzik terimiyle işler: sevgili rakiplere ‘nevâ-senc’, yani kavuşma ezgisini ölçüp söyleyendir. Âşıklara düşen ses ise nâledir. Asıl sertlik ‘mu‘tâd’ sözcüğündedir; inleme artık tepki değil alışkanlıktır, yani acı süreklileşip gündelik bir hâle inmiştir.
- 3
Ebrûlarını resm ideyor püşt-i lebinde
Hüsnün bu kadar meşk ile mı olmaz
1Kaşlarını dudağının üst tarafına çiziyor;
2güzelliğin bu kadar alıştırmayla Behzâd gibi usta olmaz mı?
Güzellik burada seyredilen değil çalışan taraftır: kaşları dudağın üst yanına kendisi çizer. ‘Meşk’ hat ve nakışta tekrarla ilerleyen alıştırmanın adıdır, Bihzâd ise ustalığın ölçüsü. Beyit güzelliği doğuştan bir bağış değil, tekrarla varılan bir hüner gibi kurar.
- 4
Zühhâdı lebin itmez ise pâk-‘akîde
Ya âyet-i hüsnün görüp irşâd mı olmaz
1Dudağın zahitleri temiz inançlı kılmasa bile
2güzelliğinin ayetini görüp doğru yolu bulmazlar mı?
Dudak ile ayet, zahit ile irşat aynı cümlede toplanır; güzelliğe dinî sözlüğün terimleri ödünç verilir. Şart cümlesi bir geri çekilme sunar: dudak inancı temizlemese bile yüzü görmek yeter. Bu söyleyiş tarihsel divan imge dilidir, hüküm olarak sunulmaz.
- 5
Tâ ki gam-ı hecrinle esîr ola dil-i zâr
Sen serv-kadin bendesi âzâd mı olmaz
1İnleyen gönül ayrılığının gamına esir olsun diye
2senin servi boyunun kulu özgür sayılmaz mı?
Beyit iki dizeyi tek bir çelişkinin üstüne kurar: gönül ayrılık gamının esiri olsun diye, servi boyun kulu özgür sayılmaz mı. Esirlik bir amaç, kulluk ise özgürlüğün adı olur. ‘Âzâd’ sözcüğü hem hukuki serbestliği hem bağlılığın övüncünü aynı anda taşır.
- 6
Kudret mi yok ahbâbına peyrevliğe gâhî
Râsim sana hiç feyz-i Hudâ dâd mı olmaz
1Dostlarına bazen seni izleme gücü verilmez mi?
2Ey Râsim, Allah'ın feyzi sana hiç bağış olmaz mı?
Makta soruyu sevgiliden Tanrı'ya çevirir. Önce dostlara ara sıra peyrevlik, yani izinden gidebilme gücü sorulur; sonra şair kendi adını anarak feyzin kendisine bağış olup olmayacağını sorar. Redif son kez söylenirken istenen şey kavuşma değil yetenektir.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:g16-pdf196-197. Ana açık edisyon G16'i basılı s.183–184/PDF 196–197'de 6 beyit, basılı ölçü satırı ve G17/PDF 197 sınırıyla verir. Ana okuma ve sıra korundu. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Didi târîhini Râsim de idüp istiftâEğrikapılı Mehmed Râsim · Tarih→
Matla redifi olumsuz soruyla kurar: ‘mı olmaz’ dendikçe cevap baştan verilmiş sayılır. İki dize arasında bir büyüme vardır — siyah göz yalnız feryada sebep olurken gamze bütün âleme cellat kesilir. Etki tek âşıktan kalabalığa, sebep olmaktan can almaya geçer.