Cevr ü cefâña kâ’il olurdum velî şehâ
Âşık, sevgilinin cefasına razı oluşunu bunun yalnız kendisine yöneltilmesi şartına bağlar; Kâbe karşısına sevgilinin mahallesini koyar ve tutulmayan vefa sözünü hatırlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cevr ü cefâña olurdum velî
Mahsûs olaydı ol da cihânda hemân baña
1Ey hükümdar, eziyetine razı olurdum;
2yeter ki dünyada yalnız bana ayrılmış olaydı.
- 2
Sabr u karâr u ‘akl alıcı bir perî imiş
Âdem sanurdum ol sanemi gerçi sûretâ
1Meğer o, sabrı, kararı ve aklı alan bir periymiş;
2oysa görünüşüne bakıp o putu insan sanmıştım.
Sabrı, kararı ve aklı alan sevgilinin peri olduğu anlaşılır; âşık onu görünüşüne bakıp insan sanmıştır. ‘Peri’ erişilmezliği, ‘sanem’ ise büyüleyici güzelliği ve âşığın tapınmayı andıran bağlılığını anlatır.
- 3
Bir kez tavâfın itmegi bin ‘ömre virmezin
Ey hâcî saña Ka‘be baña
1Onun çevresini bir kez dönmeyi bin ömre değişmem;
2ey hacı, Kâbe senin; gönül çalanın mahallesi benimdir.
Sevgilinin mahallesini bir kez dolaşmak bin ömre değişilmez; tavaf fiili kûyü kutsal merkez gibi kurar. Hacıya Kâbe'yi bırakan âşık, kendi yönelim merkezini açıkça sevgilinin mahallesi seçer; beyit tarihsel rindane değer tersine çevirmesidir.
- 4
Evvel vefâya va‘deler itmişken ey
Cevr itdüñ âhir eylemedüñ va‘deye vefâ
1Ey put gibi güzel, önce vefa sözü vermiştin;
2sonunda cefa ettin, sözüne bağlı kalmadın.
Sevgili önce vefa sözü vermiş, sonunda cefa ederek vaadini tutmamıştır. İlk beyitte cefa ayrıcalık gibi kabul edilse de burada tutulmayan söz kayda geçirilir. Âşığın teslimiyeti hafızasını silmez; yakınma sevgilinin çelişkisini gösterir.
- 5
Vassâfısın o serv-kadüñ râstı bu kim
Tab‘-ı bülend-tarzuña ahsent Bâkıyâ
1O servi boylunun övgücüsüsün; doğrusu şu ki,
2ey Bâkî, yüce üsluplu yaradılışına aferin!
Bâkî, servi boylu sevgilinin vasıflarını anlatan övgücüdür; makta şairin yüksek tarzına ‘aferin’ diyerek kendine döner. Gazelin cefa ve vefasızlık şikâyeti, sonunda bu zor sevgiliyi anlatabilen şiir kudretinin özgüvenli ilanına dönüşür.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.4543efa5-2233-4958-a504-0b76689cc339:g10-pdf280-281. Açık lisanslı tez ekinde G.10, basılı 262–263/PDF 280–281, 5 beyit; şiir-numarası → vezin bağlantısı PDF 65–66'daki Tablo 2'de açık. Sabahattin Küçük neşri yalnız sınır ve kısa okuma farkları için yalnızca araştırma amacıyla tanıktır. CC BY profil-ek ilişkisindedir; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Âşık sevgilinin eziyetini reddetmez; yalnızca bu cefanın dünyada kendisine özel olmasını ister. Acı böylece kıskanç bir ayrıcalığa dönüşür. ‘Şehâ’ hitabı sevgiliyi hükümdar, âşığı onun tek cefakâr kulu konumuna yerleştirir.