Cihan sarayında zevk-ı demlerle
Dünya sarayında kimi zevk sürerken kimi para kazanmak uğruna gam içinde sürünür. Dünyanın bağlarına bağlanmamak öğütlenir; nicelerin kendini yatırması refleksif kişi yüzeyiyle aktarılır. Hakikat gözüyle İskender ile Cem’in bile fanilik içinde olduğu görülür. Cihan döner; Süleyman, Tahmur ve Rüstem toprağa karışır. Ömer bekaya gidileceğini söyler, fakat yarın seyredilecek dîdârın yüz, sevgili veya ilahî görünüş bağını kesinleştirmez.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cihan sarayında zevk-ı demlerle
Kimisi çalışır da derd ü gamlerle
1Dünya sarayında zevkli zamanlarla;
2Kimisi de dert ve gamlarla çalışır.
- 2
Kimi olayım der sürünür
Tahsîl etmek için sürünür
1Kimi ‘neşeli olayım’ derken sürünür;
2Para elde etmek için sürünür.
Neşeli olma niyeti bile kişiyi sıkıntıdan kurtarmaz; arzulanan rahatlık sürünme fiiliyle bozulur. Dirhem elde etmek için sürünmek, parayı yalnız araç değil insan ömrünü yere eğen ve tüketen bir amaç hâline getiren eleştiridir.
- 3
Bendine etme cihan bendini
Niçeler yatırmış kendi kendini
1Dünyanın bağını kendi bağına bağlama;
2Niceleri kendi kendini yatırmıştır [refleksif kişi yüzeyi].
“Bendine bend etme” söz oyunu hem bağlanmayı hem dünyanın bendini, yani tuzağını çağrıştırır. İkinci dizede niceler kendi kendini yatırır; dünya yeni fail yapılmaz. Refleksif eylem mezarı düşündürse de bu yer kesin adlandırılmaz.
- 4
Akla sığar kıyâs etme fendini
Arar melil melil pür gam sürünür
1Hilesini akla sığdırıp ölçmeye çalışma;
2Kederli kederli arar, gam içinde sürünür.
Cihanın fendini akıl ve kıyasla tümüyle çözmeye çalışma uyarısı, dünyanın aldatıcılığını ölçü dışına taşır. Arayan kişinin melül ve gamlı sürünmesi, salt bilgi çabasının bu hile karşısında huzur getirmediğini anlatır.
- 5
Mecâzî zannetemen söyleriz derin
Lâübâlî gezenlerin her birin
1Sözümüzü mecaz sanmayın, derin konuşuruz;
2Kaygısız gezenlerin her birinin;
Şair sözlerinin yüzeysel mecaz sanılmamasını ister ve derin hakikate işaret ettiğini söyler. Kaygısız gezenlerin her biriyle ilgili ikinci dize dilbilgisel olarak sonraki hükme açılır; kaynakta olmayan bir sonuç burada eklenmez.
- 6
Zira hakîkatte görmüşüz yerin
Sorsan ya İskender ya Cem sürünür
1Çünkü gerçekte yerini görmüşüz;
2Sorsan, ya İskender ya Cem sürünür.
Hakikatte görülen “yer”, önceki kaygısızların varacağı fanilik yeridir. İskender ile Cem’in aynı sürünme fiilinde buluşması, büyük hükümdarların şöhret ve iktidarını sıradan insanın sonundan ayırmayan eşitleyici bir örnek kurar.
- 7
Devr eder o cihan yine bu cihan
İbretle nazar kıl
1O dünya döner, yine bu dünyadır;
2İbretle bak: toprakla bir olmuştur.
Dönen cihan hem zamanın devrini hem değişmeyen dünya düzenini birlikte taşır. Toprakla bir olmuş olana ibretle bakılması, okuyucuyu soyut nasihatten gözle görülür kalıntıya yöneltir ve geçmiş kudreti maddi yok oluşla sınar.
- 8
Kondu göçtü buna niçe Süleyman
Niçe Tahmur [1] niçe Rüstem sürünür
1Nice Süleyman buna kondu ve göçtü;
2Nice Tahmur [1], nice Rüstem sürünür.
Süleyman’ın dünyaya konup göçmesi, hükümdarlığı kalıcı mülk değil kısa konaklama olarak çerçeveler. Tahmur ve Rüstem’in de sürünmesi aynı fanilik zincirini efsanevi güç sahiplerine uzatır; “[1]” işareti basılı aparatla korunur.
- 9
Ömer gidileğiz yarın
Ref’edip serinden mevtin humârın
1Ömer, yarın sonsuzluğa gideceğiz;
2Ölümün sersemliğini başından kaldırıp;
Mahlaslı bölümde Ömer çoğul konuşarak ölümü yalnız kendi sonu değil ortak yolculuk sayar. Bekaya gidiş, baştan ölüm humarının kaldırılmasıyla anlatılır; ölüm bir sarhoşluk sonrası sersemlik gibi bedensel bir eşikten geçirilir.
- 10
Ne yüzden seyreder yarın dîdârın
Anda bin yıl gezer sersem görünür
1Yarın dîdârını ne yüzden seyreder [yüz/sevgili/ilahî bağ açık]?
2Orada bin yıl sersem gezer görünür.
Dîdâr yüz, sevgilinin yüzü veya ilahî görünüş alanlarına açıktır; modern aktarım bunlardan birini kesinleştirmez. Bin yıl sersem görünme ifadesi süre hesabından çok şaşkınlığın büyüklüğünü belirtir ve ölüm sonrası belirsizliği korur.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.138 gövdesinde “Ömer gidileğiz bekaya yarın” mahlası görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n138-9B3F9B7ED993. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.138, PDF 168–169; 10 iki dizelik birim/20 dize. Kaynak aparatı: line 16 “[1]”: Tahmurs. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Cihanın saraya benzetilmesi, insanları geçici konuklar ve dünya zevkini de kısa bir ağırlama hâline getirir. Aynı mekânda birileri keyif sürerken başkalarının dertle çalışması, faniliğin toplumsal eşitsizlik içindeki iki yüzünü yan yana koyar.