Cûy-ı Hoşrevân
Akarsu yıldızları ve geceyi yansıtırken mevsim, diken ve yorgunluk içinden denize ilerler. Fiziksel akış, zamanın hilesini ve kederle çevrili şair ruhunun hareketini gösteren bir aynaya dönüşür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ol cûy-ı hoş-revâna düşer aks-i
Ol cûy-ı girye-rîze iner zulmet-i leyâl
1Yıldızların yansıması o güzel akan dereye düşer
2Gecelerin karanlığı o gözyaşı döken dereye iner
- 2
Bir gün olur eşcâr-ı pür-zılâl
Ferdâsı döker mevsim-i hazân
1Bir gün gölgeli ağaçlar ona gölge bağışlar
2Ertesi gün sonbahar mevsimi ölü yaprak döker
2. beyit: “Bir gün zılâl-bahş olur eşcâr-ı pür-zılâl” dizesi bu birimin çıkış noktasıdır. Bir gün gölge veren ağaçlar, ertesi gün ölü yaprak döken sonbaharla yer değiştirir; mevsim dönüşü akarsuyun çevresindeki korumayı yitirişini gösterir.
- 3
Vermekte her dakika ona başka bir kelâl
Ol cûda gösterir eser-i mekrini zamân
1Her dakika ona başka bir yorgunluk verir
2Zaman o derede hilesinin izini gösterir
3. beyit: “Vermekte her dakika ona başka bir kelâl” dizesi bu birimin çıkış noktasıdır. Her dakikanın başka yorgunluk vermesi, zamanın hilesini su üzerinde görünür iz yapar; akış doğal süreklilik kadar sürekli aşınma anlamı taşır.
- 4
Ol cûya sanki matmah-ı ayn olmuş âsmân
Ol cû da âsmâna bir âyine-i melâl
1Gökyüzü sanki o dereyi gözünün hedefi yapmıştır
2O dere de gökyüzüne kederli bir aynadır
4. beyit: “Ol cûya sanki matmah-ı ayn olmuş âsmân” dizesi bu birimin çıkış noktasıdır. Gökyüzü dereyi bakışının hedefi yaparken dere de göğe kederli ayna olur; karşılıklı yönelen iki yüzey, gözlem ile yansımayı tek ilişkiye bağlar.
- 5
Mahdûd reh-güzârı dikenlerle ser-be-ser
Eşvâk-ı reh-güzârına rağmen akar, gider
1Sınırlı geçidi baştan başa dikenlidir
2Yolunun dikenlerine rağmen akar, gider
5. beyit: “Mahdûd reh-güzârı dikenlerle ser-be-ser” dizesi bu birimin çıkış noktasıdır. Baştan başa dikenli dar geçit akışı zorlaştırır; suyun dikenlere rağmen gitmesi, yolun engellerini inkâr etmeden süren dirençli hareketi vurgular.
- 6
Pür-hûn u yâre mansıbına eyler ittisâl
Mansıbda muntazırdı ona bir yem-i keder
1Kanlı ve yaralı hâlde dökülme yerine ulaşır
2Döküldüğü yerde onu bir keder denizi bekler
6. beyit: “Pür-hûn u yâre mansıbına eyler ittisâl” dizesi bu birimin çıkış noktasıdır. Kanlı ve yaralı su dökülme yerine ulaşır, fakat orada keder denizi bekler; varış kurtuluş değil, küçük acının daha büyük bir hüzne karışmasıdır.
- 7
Ey rûh-ı pür-ümîdim, ey âşûb-ı pür-hayâl
Bir şâ'irin hayâlidir o cû-yı bî-meâl
1Ey umut dolu ruhum, ey hayalle çalkalanan ruh
2O anlamsız dere bir şairin hayalidir
7. beyit: “Ey rûh-ı pür-ümîdim, ey âşûb-ı pür-hayâl” dizesi bu birimin çıkış noktasıdır. Şair umutlu ve hayalle çalkalanan ruhuna seslenir; anlamsız sayılan dereyi bir şair hayali olarak açıklamak, dış manzarayı doğrudan iç dünyaya bağlar.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Cenab Şahabeddin adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 155646 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bir mihnet-i müebbede olmuş bana nedîmCenab Şahabeddin · Şiir→
1. beyit: “Ol cûy-ı hoş-revâna düşer aks-i ahterân” dizesi bu birimin çıkış noktasıdır. Yıldızların yansıması akan suya, gecenin karanlığı ise gözyaşı döken dereye iner; aynı yüzey hem ışığı hem karanlığı taşıyan değişken bir ayna olur.