Nâm u nişâne kalmadı fasl-ı bahârdan
Sonbaharı yalnız bir tabiat manzarası olarak değil, itibardan düşme, dünyadan soyunma ve zamandan şikâyet etme hâli olarak okuyan beş beyitlik hazan gazeli.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Nâm u nişâne kalmadı fasl-ı bahârdan
Düşdi çemende itibârdan
1Bahar mevsiminden ne ad ne de bir iz kaldı.
2Ağaç yaprağı bahçede yere düşüp itibarını kaybetti.
- 2
Eşcâr-ı bâg hırka-i tecrîde girdiler
çemende el aldı çenârdan
1Bahçenin ağaçları dünyadan soyunma hırkasını giydi.
2Sonbahar rüzgârı bahçede çınarın elini, yani yapraklarını aldı.
Yapraksız ağaçlar, dünya bağlarından sıyrılmış dervişler gibi ‘tecrit hırkası’ giyer. Çınar yaprağının ele benzeyen biçimi de ‘el almak’ deyimini canlandırır: Rüzgâr hem yaprağı koparır hem sanki çınarı bir tarikata kabul eder.
- 3
Her yañadan ayagına altun akup gelür
Eşcâr-ı bâg himmet umar cüy-bârdan
1Her yandan ağacın ayağına altın gibi sarı yapraklar akıp geliyor.
2Yine de bahçenin ağaçları dereden yardım bekliyor.
Ağacın ayağına servet gibi altın yapraklar yığılırken o hâlâ sudan himmet bekler. Görüntü zengin, canlı ise yoksuldur; beyit sahip olmakla beslenmek arasındaki farkı sonbahar manzarasına gizler.
- 4
Sahn-ı çemende turma salınsun sabâ ile
Âzâdedür nihâl bu gün berg ü bârdan
1Fidan bahçenin ortasında durmasın, sabah rüzgârıyla salınsın.
2Çünkü bugün yapraktan ve meyveden kurtulup özgürleşmiştir.
Yaprak ve meyve normalde ağacın zenginliğidir; burada yük sayılarak tersine çevrilir. Kaybın ardından gelen hafiflik, ‘âzâde’ fidanı rüzgârla dans ettirir ve hazan şiirine beklenmedik bir özgürlük anı açar.
- 5
Bâkî çemende hayli perişan imiş varak
Beñzer ki bir şikâyeti var rüzgârdan
1Ey Bâkî, bahçede yapraklar epey dağılmış ve perişan görünüyor.
2Anlaşılan onların da zamandan ve rüzgârdan bir şikâyeti var.
‘Rüzgâr’ hem esen hava hem zaman ve talih anlamına gelir. Dağılan yaprakların şikâyeti böylece yalnız hava olayına değil insanı yerinden eden devrana yönelir; şair kendi huzursuzluğunu tabiata söyletir.
Metnin kaynağı
Sabahattin Küçük neşrindeki Bâkî Dîvânı’nın 371 numaralı gazeli (PDF s. 238) esas alındı; ‘turma’ ve ‘rüzgâr’ biçimleri tenkitli metne göre korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
‘Düşmek’ hem daldan yere inmeyi hem toplum içindeki değerini yitirmeyi anlatır. Bâkî sonbaharı renk değişiminden önce bir statü kaybı olarak görür; yüksekteyken saygı gören yaprak, yere değdiği anda sıradanlaşır.