Değildir ehl-i aşka ey gönül teslim irâdet güç
Şair aşk ehli için teslimiyetin kolay, sevgiliden vazgeçmenin zor olduğunu söyler; şarabın sonrasını, aşk sırrını saklama ile yayma arasındaki güçlüğü, şikâyetin sakıncasını ve kavuşma anındaki doymazlığı tartışır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Değildir ey gönül teslim irâdet güç
Velî bir dilberi sevmek kolay ammâ güç
1Ey gönül, aşk ehli için teslim olup iradeyi bırakmak zor değildir;
2ama bir güzeli sevmek kolayken ondan vazgeçmek zordur.
- 2
gül gibi elden bırakmazdım
Anın güç
1Erguvan renkli şarabı gül gibi elimden bırakmazdım;
2onun humar vaktinden gelen yoğunluk sıkıntısı ağırdır.
Erguvan renkli şarap elde gül gibi tutulur; ilk dize onu bırakmama arzusunu taşır. İkinci dizede konuşanın bir şeye ‘erişmesi’ anlatılmaz: Humar vaktinden gelen renc-i kesâfet ağır bir sonuçtur. Böylece zevkin ardından beliren sıkıntı, kaynak yüklemi ve yönü değiştirilmeden korunur.
- 3
Sevip bir dilberi râzını eylemek müşkül
Duyurup halka fâş etmek ise katı hamâkat güç
1Bir güzeli sevip sırrını gizlemek güçtür;
2onu halka duyurup açığa vurmak ise pek büyük bir akılsızlıktır.
Aşk sırrı iki uç arasında sıkışır: Onu bütünüyle gizlemek duygunun basıncı yüzünden güçtür, herkese duyurmaksa mahremiyeti bozan hamakattir. Şair kolay bir çözüm vermeyerek âşığın ölçülü konuşma sorumluluğunu öne çıkarır.
- 4
Salar ahvâline başın muhaldir der
Varup her olur olmaz câna cânandan şikâyet güç
1‘Salar ahvâline başın derûnumdan, muhaldir der’ zincirinde baş sallayan özne kapalıdır;
2gidip olur olmaz herkese sevgiliden şikâyet etmek zordur.
İlk dizede ‘derûnumdan’, baş sallama hareketi ve ‘muhaldir der’ sözü aynı kapalı söz dizimi içinde bulunur; basılı tanık bu hareketin öznesini güvenle ayırmaya yetmez. İkinci dize, sevgiliyi olur olmaz kimselere şikâyet etmenin güçlüğünü açıkça söyler; yorum ilk dizeye yeni bir ‘içim’ faili eklemez.
- 5
Tarîki caddesi aşkın sabırdır yâ sefer derler
Hezâran derde sabrım var bana güç
1Aşk yolunun ana caddesi sabırdır; ya da yolculuktur, derler;
2binlerce derde sabrım var ama memleketi terk etmek bana zordur.
Aşkın yolu sabırla veya yolculukla ilerler; âşık binlerce derde dayanabileceğini söyler fakat vilayetten ayrılmayı göze alamaz. Bu itiraf, soyut sabır iddiasını somut yer değiştirme sınavıyla karşılaştırıp konuşanın sınırını görünür kılar.
- 6
Sen olsan ey Ömer mecliste cânân olsa Cem olsa
Dem-i vuslatte bir merhabâya kılmak kanaât güç
1Ey Ömer, sen mecliste olsan; sevgili de Cem olsa,
2kavuşma anında tek bir merhabayla yetinmek zordur.
Cem, meclis ve sevgili aynı varsayımda en yüksek şölen imkânını kurar. Fakat kavuşma anında yalnız bir ‘merhaba’ ile kanaat etmek mümkün değildir; şiir, vuslatın isteği bitirmediğini, tam tersine yakınlık arzusunu artırdığını söyler.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.167 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n167-F7823DA6D106. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.167, PDF 183; 6 iki dizelik birim/12 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk karşıtlık aşkın başlangıcı ile sonucunu ayırır: Gönül iradesini teslim edebilir ve sevmeye kolayca başlayabilir, fakat bağ kurulduktan sonra feragat edemez. Böylece güçlük sevgide değil, sevgiyi bilinçli biçimde bırakma kararında toplanır.