Deniz
Denize hiç bakmadan denizi bilmek üzerine üç bölüm. Şiirin sonunda bir tersine çevirme var: aynı manzara, orada büyüyen çocuklar için hiçbir şey ifade etmiyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ben deniz kenarındaki odamda
Pencereye hiç bakmadan
Dışardan geçen kayıkların
Karpuz yüklü olduğunu bilirim.
1Ben deniz kenarındaki odamda,
2pencereye hiç bakmadan,
3dışarıdan geçen kayıkların
4karpuz yüklü olduğunu bilirim.
- 2
Deniz, benim eskiden yaptığım gibi,
Aynasını odamın tavanında
Dolaştırıp beni kızdırmaktan
Hoşlanır.
1Deniz, eskiden benim yaptığım gibi,
2aynasını odamın tavanında
3dolaştırıp beni kızdırmaktan
4hoşlanır.
Suyun tavana vuran yansıması, çocukken ayna ile yapılan bir oyuna benzetiliyor. Deniz burada bir manzara değil, eski bir oyun arkadaşı — ve yaramazlık eden taraf o.
- 3
kokusu
Ve sahile çekilmiş direkleri
Sahilde yasayan çocuklara
Hiçbir şey hatırlatmaz.
1Yosun kokusu
2ve sahile çekilmiş dalyan direkleri,
3sahilde yaşayan çocuklara
4hiçbir şey hatırlatmaz.
İlk iki bölümde koku, ışık ve kayık yükü konuşan için hatıra taşırken, kıyıda büyüyen çocuklar için aynı ayrıntılar olağandır. Son bölüm anlamın yalnız manzarada değil, ona bakan kişinin geçmişinde ve alışkanlığında oluştuğunu gösterir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 133902 numaralı sürüm esas alındı; kaynaktaki “yasayan” dizgisi olduğu gibi bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Mektup alır, efkârlanırım;Orhan Veli Kanık · Şiir→
Bilginin kaynağı görmek değil alışkanlık. Kayığın yükünü sesinden ya da kokusundan bilmek, o yerde uzun süre yaşamış olmanın kanıtı. Şiir manzara tarif etmiyor, aşinalığı tarif ediyor.