DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mihrî Hatun/Dest-gîr ol bu ben üftâdeye ey kân-ı kerem
Gazel · 15. yüzyıl

Dest-gîr ol bu ben üftâdeye ey kân-ı kerem

Bir hükümdara sunulmuş yedi beyit. Mihrî Hatun burada âşık değil, hemşehri olarak konuşuyor: Amasya'nın imarını istiyor. Divan şiirinin siyasî talebi nasıl kibarca dile getirdiğinin örneği.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    ol bu ben üftâdeye ey

    Ki kerîm zât olanuñ şânıdur ihsân-ı kerem

    1Bu düşkün bana elini uzat, ey cömertlik madeni;

    2çünkü cömert kişinin şanı, ihsanda bulunmaktır.

    İlk beyit isteği bir övgünün içine yerleştiriyor: sen zaten böylesin. “Kân-ı kerem” — cömertlik madeni — muhatabı yardım etmek zorunda bırakan bir sıfat.

  2. 2

    Dergehüñ oldı çü bîmârlara

    Senden irdi kamu derd ehline dermân-ı kerem

    1Kapın hastalara şifa yurdu oldu;

    2bütün dert sahiplerine senden cömertlik dermanı ulaştı.

    Muhatabın kapısı hastalara şifa veren bir yurt gibi anlatılır; ikinci dize bu mecazı bütün dert sahiplerine ulaşan cömertlik dermanıyla tamamlar. Şiir bu beyitte belirli bir Amasya kurumunun adını vermediği için yorum yerel kurumu kesinleştirmez.

  3. 3

    Dil ü cân hastesine lutfuñ ile eyle 'ilâc

    Ki irür sıhhate lutfuñla anı ân-ı kerem

    1Gönül ve can hastasını lütfunla tedavi et;

    2cömertlik ânı onu lütfunla sağlığa kavuşturur.

    Bir önceki beyitteki hastane mecazı şimdi şairin kendisine uygulanıyor: hasta olan gönül ve can. Tedavi eden şey ilaç değil lütuf, yani hükümdarın iradesi — bu, isteği tıbbî bir dilden idarî bir dile taşıyor. “Ân-ı kerem”, cömertliğin bir an meselesi olduğunu, yani karar verildiği anda gerçekleşeceğini söylüyor.

  4. 4

    'Adlüñ âbı n'ola dil-teşnelere virse hayât

    Ki virür mürdeye 'Îsâ-nefesüñ cân-ı kerem

    1Adaletinin suyu susamışlara hayat verse ne olur?

    2Çünkü İsa nefesin ölüye cömertlik canı verir.

    Adalet bir suya, muhatap ise İsa'ya benzetiliyor: biri susamışı diriltir, öteki ölüyü. Övgü burada en yüksek noktasına çıkıyor ama aynı cümle asıl talebi de söylüyor — istenen şey lütuf değil adalet. Divan şiirinin methiye geleneği böyle çalışır: övgünün içine yerleştirilen sıfat, aynı zamanda bir beklentidir.

  5. 5

    Hakk'a minnet kademüñ basdı yüzüm üzre bu dem

    Hamdü-lillah hoş idiser yine devrân-ı kerem

    1Allah'a şükür, ayağın şu an yüzüme bastı;

    2hamdolsun, cömertlik devri yine hoş olacak.

    Ayak basmak burada bir aşağılama değil, bir teşrif: hükümdarın gelişi. “Devrân-ı kerem” ifadesi bir dönem beklentisi kuruyor — iyi yönetimin geri geleceği umudu.

  6. 6

    Nûr ile şehr-i Amâsiyye'yi ma'mûr idesin

    Yapısar 'adlüñ ile her dil-i vîrânı kerem

    1Amasya şehrini nurla bayındır edesin;

    2cömertliğin, adaletinle her virân gönlü onarır.

    Beyit Amasya şehrini açıkça adlandırır ve onun nurla bayındır edilmesini ister; adalet ile viran gönlün onarılması aynı cümlede buluşur. Bu şehir talebi metindedir, fakat şairin bütün hayatının burada geçtiği iddiası ayrı bir tanık olmadan eklenmez.

  7. 7

    Mihrî üftâdeye rahm it demidür lutf eyle

    ol aña 'adlüñle gel ey

    1Düşkün Mihrî'ye acıma zamanıdır, lütfet;

    2adaletinle ona elini uzat, gel ey cömertlik madeni.

    Mahlas beyti ilk beyti neredeyse aynen tekrarlıyor ama iki ekle: “demidür” — vakti geldi — ve “'adlüñle”. Rica bir hatırlatmaya, lütuf ise adalete dönüşmüş oluyor.

Kavram sözlüğü (9) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142314 numaralı sürüm esas alındı; kaynakta okunabilir imlâyla yazılmış, sadeleştirmeye gerek olmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEşk·i çeşmümden olur cûş itdügi ırmaglarMihrî Hatun · Gazel

Kavram sözlüğü

9 kavram bulundu.

dest-gîr

Elinden tutan, yardım eden

üftâde

Düşkün, âşık

kân-ı kerem

Cömertlik madeni

dergeh

Kapı, huzur

dâr-ı şifâ

Hastane

dil-teşne

Gönlü susamış

mürde

Ölü

kadem

Ayak, adım

mâmur

Bayındır, şenlenmiş