Girüb Meyhâne-i Kûy-ı Harâbâta Biraz Eğlen
Harabat meyhanesine girme çağrısını velâyet seyriyle yan yana getirip ârife kendisi olmayı, kendinden ayrılmamayı ve yâr ile ağyâr ayrımını aşmayı söyleyen tasavvufî şiir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Girüb meyhâne-i -ı harâbâta biraz eğlen
seyrin it bir kerre sen de yâri bir gör
1Harabat semtinin meyhanesine girip biraz oyalan.
2Bir kez velâyet âlemini seyret; sen de sevgiliyi bir yabancı gör.
- 2
Velâ ‘ iseñ gel sen sen ol ayrılma kendüñden
Ne yâri bil ne ağyâra it ne engel gör
1Gerçekten ârifsen gel; sen sen ol, kendinden ayrılma.
2Ne sevgiliyi bil ne başkasına dayan; ne de bir engel gör.
“Sen sen ol” bir “kendin ol” buyruğu değil, ardından gelen yasağı pekiştiren kalıptır; kişinin kendinden ayrılmamasını ister. Ardından yârı bilmek, ağyâra dayanmak ve engel görmek aynı anda geri çekilir; beyit bu çelişkili söyleyişi âriflik iddiasının tarihsel dili içinde kurar.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e7912dc2-9d1e-4325-af4a-c55ffa865ab5:k75-pdf353-printed346. Elbir neşrinde Dîger 75, basılı s. 346/PDF 353; tam 4 dize, basılı ölçü kalıbı ve sonraki Dîger sınırı görselden doğrulanmıştır. AVESİS profilindeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dâr-ı vuslata salınmaksa murâduñ zâhidKânî · Ebyât→
Meyhane ve harabat, tarihsel tasavvufî sözlükte yalnız gerçek içki mekânı değildir; alışılmış benlik sınırlarının sorgulandığı simgesel alandır. Velâyet seyrine çağrı, sevgiliyi bile bir “el”, yani yabancı gibi görme paradoksuyla sonuçlanır.