Dil gayet-i derd-i aşkı görsün
Dört bendlik bir şarkı; nakaratı ayrılığın bitmesini değil kıyamete kadar sürmesini diliyor. Şair sevgiliden insaf istemek yerine zulmün devamını ister, son bendde de kendi adının anılmamasını. Sitem böylece bir teslim biçimine dönüşüyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-i derd-i aşkı görsün
Sürsün bu haşre sürsün
Hicrin elemi beni götürsün
Sürsün bu haşre sürsün
1Gönül aşk derdinin son sınırını görsün
2Sürsün bu ayrılık, kıyamete kadar sürsün
3Ayrılığının acısı canımı alsın
4Sürsün bu ayrılık, kıyamete kadar sürsün
- 2
Bakma görüp ıztırâb-ı hâlim
Terk-i sitem etme gayrı zâlim
Ah etmege kalmasın mecâlim
1Hâlimin ıstırabını görüp de aldırma
2Artık sitemi bırakma, ey zalim
3Ah edecek gücüm bile kalmasın
Şikâyet burada bir ricaya dönüşüyor ve istenen şey merhamet değil eziyetin sürmesi: “terk-i sitem etme”. Üç dize aynı mantığı üç adımda yürütüyor — görme, vazgeçme, gücümü tüket. “Zâlim” hitabı sevgilinin klasik sıfatı ama suçlama değil çağrı yerinde duruyor.
- 3
İnsâfın yok mürüvvetiñ yok
Bî-çârene rahm u şefkatiñ yok
Ölsem de visâle niyyetin yok
1İnsafın yok, mertliğin yok
2Çaresizine acıman, şefkatin yok
3Ölsem de kavuşma niyetin yok
Bendin üç dizesi de “yok” ile kapanıyor; sitem bir sayıma dönüşüyor. Sıralama da bilinçli: insaf ve mürüvvet gibi hukuka yakın kavramlardan başlayıp rahm, şefkat, niyet diye gönül işine iniyor. Son dize ölümü bir koz olarak sürüyor ve karşılığında yine yokluk buluyor.
- 4
ister isem sen eyle
Allah içün ol cefâya
Ekrem diye eyleme beni yâd
Sürsün bu haşre sürsün
1Ben adalet dilersem sen adaletsizlik et
2Allah aşkına, eziyeti alışkanlık edin
3Beni Ekrem diye anma
4Sürsün bu ayrılık, kıyamete kadar sürsün
Mahlas bendinde istek en uç noktasına varıyor: dâd ile bî-dâd aynı kökten karşı karşıya getirilip adalet talebi tersine çevriliyor, “Allah içün” kalıbı da bir yakarışı zulme davete dönüştürüyor. Şair sonunda kendi adını geri istiyor; anılmamak, ayrılığın tamamlanması demek. Nakarat son kez dönüp kapıyı kapatıyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142813 numaralı sürüm esas alındı; metin Recaizade Mahmut Ekrem'in Nağme-i Seher'inin şarkılar bölümünden geliyor. Kitabın bölüm başlığı (“Şarkılar”), tür adı (“Şarkı”) ve nakaratı gösteren dizgi yönergeleri (“nakarat”, “eyzan”) dize olmadığı için alınmadı. Nakarat kaynakta yalnız birinci ve dördüncü bendde yazılı; ikinci ve üçüncü bendde “eyzan” denip tekrarlanmadığı için o bendlere nakarat dizesi eklenmedi. Nazal ñ (“mürüvvetiñ”, “şefkatiñ”) ile üçüncü bendin düz n'li “niyyetin” yazımı ve “etmege” biçimi olduğu gibi bırakıldı. Mahlası çevreleyen yıldız işaretleri atıldı, kelime dizede kaldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bend tersine çevrilmiş bir dua ile açılıyor: âşık ayrılığın bitmesini değil haşre kadar sürmesini istiyor. “Gayet” sınır, uç demek; talep edilen şey acının hafiflemesi değil sonuna kadar tadılması. Nakarat matlaın ikinci dizesinden alınıp dördüncüde aynen dönünce dilek bir yemin gibi bağlanıyor.