DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âgâhî/Dost eline giden sail dur eğlen
Koşma · 19. yüzyıl

Dost eline giden sail dur eğlen

Dost iline giden yolcuyu durdurup mektup yollayan bir koşma. Hasret önce bekleyişle, sonra öksüzlerin hâliyle ölçülüyor; son dörtlükte şair ustası Vacit'i anıyor ve kendini Âgâhî değil Veli diye imzalıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Dost eline giden dur eğlen

    Muhabbetnamenin sırası geldi

    Mevlayı seversen hemen bir eğlen

    Şimdilik gönlüme burası geldi

    1Dostun diyarına giden yolcu, dur biraz oyalan

    2Sevgi mektubunun sırası geldi

    3Mevla aşkına, hemen bir dur bekle

    4Şimdilik gönlüme bu yer, bu söz düştü

    Koşma bir yol ağzında başlıyor: dost eline giden yolcu durduruluyor ki mektup yetişsin. "Bir eğlen" iki dizede tekrarlanınca acele değil, oyalama duygusu kuruluyor — söyleyecek sözü olan, ulağı elinden kaçırmamaya çalışıyor.

  2. 2

    Gelmedi sevdiğim bilmem ne güne

    kalmadı düne bugüne

    Hayal meyal yar gözlerim

    Sevdiğim kaşların karası geldi

    1Sevdiğim gelmedi, hangi güne kaldı bilmem

    2Ne düne ne bugüne dayanacak gücüm kaldı

    3Sevgili hayal meyal gözümün önüne geliyor

    4Sevdiğim, kaşlarının karası gözümde canlandı

    Bekleyişin süresi takvimle değil, "düne bugüne" dayanamamakla ölçülüyor. Son iki dize görüntüyü tersine çeviriyor: sevgili gelmiyor ama gözün önüne geliyor, hem de bütünüyle değil kaşının karası kadarıyla. Hasret bir bakış artığına indiriliyor.

  3. 3

    Nice yetimler var halli balınca

    Boynu eğri benzi sarı kalınca

    Çıkmaz bu dert benden ta ki ölünce

    Derler ki yürekte yarası kaldı

    1Nice öksüz var, her biri kendi hâlince

    2Boynu bükük, benzi sarı kalınca

    3Bu dert ölünceye kadar benden çıkmaz

    4Derler ki yüreğinde yarası kaldı

    Kaynak burada "halli balınca" yazıyor; büyük olasılıkla "hâl ü bâlince", yani "kendi hâline ve boyuna göre" ibaresinin bozulmuş hâli. Dörtlük ayrıca redifi kırıyor: şiirin geri kalanı "geldi" ile biterken bu birim "kaldı" diyor ve kalıcı yarayı biçime de yazıyor.

  4. 4

    Mektubum ol yare var böyle söyle

    Bunca kalır mı böyle

    Vacida eğlenme gel eyle

    Vallahi Veli'nin göresi geldi

    1Mektubum, o sevgiliye git ve böyle söyle

    2Bunca hasret böyle sürüp gider mi

    3Vacit, oyalanma, lütfet de gel

    4Vallahi Veli'nin seni göresi geldi

    Son dörtlük iki ad taşıyor. "Vacida" seslenişi, Âgâhî'ye âşıklığı öğreten Zileli Vacit'e; "Veli" ise şairin asıl adı Veliyüddin'e ve uzun süre kullandığı ilk mahlasına gidiyor. Yani mektubu gönderen kişi kendini burada Âgâhî diye değil, Veli diye imzalıyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 166138 numaralı sürüm esas alındı. Üçüncü dörtlükteki "halli balınca" büyük olasılıkla "hâl ü bâlince" ibaresinin bozulmuş biçimi; kaynak dizgisi değiştirilmedi. "Hasiretlik" yazımı da kaynakta böyle.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGam kasavet keder başa derildiÂgâhî · Koşma

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

sail

dilenci; burada yol soran, yolu düşen kimse

muhabbetname

sevgi mektubu

Mevla

efendi, sahip; Allah

tahammül

dayanma gücü, katlanma

ögüne

önüne

hasiretlik

hasretlik, özlem hâli

Vacit

Zileli Vacit; şairin âşıklığı öğrendiği usta

kerem

lütuf, cömertlik