DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âgâhî/Gam kasavet keder başa derildi
Koşma · 19. yüzyıl

Gam kasavet keder başa derildi

Derdi kimin dağıtacağını arayan dört dörtlük. "Dağ" kelimesi damga, dağlama ve dağ anlamları arasında dönüp duruyor; şair Ferhat, Kerem ve Mecnun'un yanına kendi adını yazdıktan sonra sözünü küçümseyerek bitiriyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gam keder başa derildi

    Ancak bu yarayı yazan dağıtır

    Bu dert bize ta ezelden verildi

    Sinemdeki olan yürek dağıtır

    1Gam, sıkıntı, keder başıma toplandı

    2Bu yarayı ancak onu yazan dağıtır

    3Bu dert bize ta ezelden verilmiş

    4Göğsümdeki yürek onu dağıtır

    Üç eşanlamlı yükün tek dizede yığılması derdin miktarını değil, adlandırılamazlığını gösteriyor. Redif "dağıtır" bu yığını dağıtacak özneyi her dörtlükte değiştiriyor; ilkinde önce yazgıyı yazan, sonra sinedeki yürek. Yani çare de dert de dışarıda değil.

  2. 2

    Gönül tutulmazdı her tuzak ile

    tutup ettiler bağ ile

    vurdular dağladılar ile

    Dediler ki bizim yozun dağıtır

    1Gönül her tuzakla tutulmazdı

    2Sonunda tutup bağ ile bağladılar

    3Dağ vurdular, dağ ile dağladılar

    4Dediler ki bizim yoz sürümüzü dağıtır

    Üçüncü dize "dağ" sesini üç kez çeviriyor: dağ vurmak (kızgın demirle damgalamak), dağlamak ve dağın kendisi. Aynı hecede hem yara hem yaranın aleti hem de kaçılacak yer var. "Yoz" sahipsiz sürü demek; damgalayanlar işlerini sürüyü toparlamak diye anlatıyor.

  3. 3

    Görmez misin şu Ferhat’ın işini

    Kerem sevda ile çekti dişini

    Ben de mesken edim bir dağbaşını

    Desinler ki bu Mecnun dağıdır

    1Şu Ferhat'ın ettiğini görmez misin

    2Kerem sevda yüzünden dişini çekti

    3Ben de bir dağ başını kendime yurt edineyim

    4Desinler ki bu dağ Mecnun'un dağıdır

    Ferhat, Kerem ve Mecnun arka arkaya anılırken şair kendine üçünün ortak adresini seçiyor: dağ. Redif de tam bu dörtlükte "dağıtır"dan "dağıdır"a kayıyor; tek harflik fark, dağıtan bir derdi bir yer adına, sahip olunan bir mülke çeviriyor.

  4. 4

    Dertli Kerem ile

    Onlar aşk elinden oldu divane

    Agahi şuara olmuştur amma

    Saçma sapan söyler sözü dağıtır

    1Dertli Kerem ile bilge Behlül

    2Onlar aşkın elinden deliye döndü

    3Agahi şair olmuştur ama

    4Saçma sapan söyler, sözü dağıtır

    Behlül-i Dânâ'nın deliliği bilgeliğin örtüsüdür; onu Kerem'in yanına koymak aşkın delisiyle aklın delisini aynı sıraya dizmek demek. Mahlas dizesi bunu şairin kendisine uyguluyor: şair sayılmayı kabul ediyor, hemen ardından sözünün dağınıklığını da kabulleniyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 166254 numaralı sürüm esas alındı; kaynaktaki kesme işareti ("Ferhat’ın") olduğu gibi korundu. Redif üçüncü dörtlükte "dağıtır"dan "dağıdır"a kayıyor, bu kaynakta böyledir ve düzeltilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHakkın emri ile cihana geldimÂgâhî · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

kasavet

iç sıkıntısı, tasa

derilmek

toplanmak, bir araya gelmek

sine

göğüs, bağır

ahir

son, sonunda

bent

bağ, engel; bent etmek: bağlamak

dağ

kızgın demirle vurulan damga, yanık yara

yoz

sahipsiz kalmış, güdülmeyen sürü

Behlül-i Dana

delilik görüntüsü altında bilgeliğiyle anılan efsanevi kişi