Gam kasavet keder başa derildi
Derdi kimin dağıtacağını arayan dört dörtlük. "Dağ" kelimesi damga, dağlama ve dağ anlamları arasında dönüp duruyor; şair Ferhat, Kerem ve Mecnun'un yanına kendi adını yazdıktan sonra sözünü küçümseyerek bitiriyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gam keder başa derildi
Ancak bu yarayı yazan dağıtır
Bu dert bize ta ezelden verildi
Sinemdeki olan yürek dağıtır
1Gam, sıkıntı, keder başıma toplandı
2Bu yarayı ancak onu yazan dağıtır
3Bu dert bize ta ezelden verilmiş
4Göğsümdeki yürek onu dağıtır
- 2
Gönül tutulmazdı her tuzak ile
tutup ettiler bağ ile
vurdular dağladılar ile
Dediler ki bizim yozun dağıtır
1Gönül her tuzakla tutulmazdı
2Sonunda tutup bağ ile bağladılar
3Dağ vurdular, dağ ile dağladılar
4Dediler ki bizim yoz sürümüzü dağıtır
Üçüncü dize "dağ" sesini üç kez çeviriyor: dağ vurmak (kızgın demirle damgalamak), dağlamak ve dağın kendisi. Aynı hecede hem yara hem yaranın aleti hem de kaçılacak yer var. "Yoz" sahipsiz sürü demek; damgalayanlar işlerini sürüyü toparlamak diye anlatıyor.
- 3
Görmez misin şu Ferhat’ın işini
Kerem sevda ile çekti dişini
Ben de mesken edim bir dağbaşını
Desinler ki bu Mecnun dağıdır
1Şu Ferhat'ın ettiğini görmez misin
2Kerem sevda yüzünden dişini çekti
3Ben de bir dağ başını kendime yurt edineyim
4Desinler ki bu dağ Mecnun'un dağıdır
Ferhat, Kerem ve Mecnun arka arkaya anılırken şair kendine üçünün ortak adresini seçiyor: dağ. Redif de tam bu dörtlükte "dağıtır"dan "dağıdır"a kayıyor; tek harflik fark, dağıtan bir derdi bir yer adına, sahip olunan bir mülke çeviriyor.
- 4
Dertli Kerem ile
Onlar aşk elinden oldu divane
Agahi şuara olmuştur amma
Saçma sapan söyler sözü dağıtır
1Dertli Kerem ile bilge Behlül
2Onlar aşkın elinden deliye döndü
3Agahi şair olmuştur ama
4Saçma sapan söyler, sözü dağıtır
Behlül-i Dânâ'nın deliliği bilgeliğin örtüsüdür; onu Kerem'in yanına koymak aşkın delisiyle aklın delisini aynı sıraya dizmek demek. Mahlas dizesi bunu şairin kendisine uyguluyor: şair sayılmayı kabul ediyor, hemen ardından sözünün dağınıklığını da kabulleniyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 166254 numaralı sürüm esas alındı; kaynaktaki kesme işareti ("Ferhat’ın") olduğu gibi korundu. Redif üçüncü dörtlükte "dağıtır"dan "dağıdır"a kayıyor, bu kaynakta böyledir ve düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Üç eşanlamlı yükün tek dizede yığılması derdin miktarını değil, adlandırılamazlığını gösteriyor. Redif "dağıtır" bu yığını dağıtacak özneyi her dörtlükte değiştiriyor; ilkinde önce yazgıyı yazan, sonra sinedeki yürek. Yani çare de dert de dışarıda değil.