DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âgâhî/Hakkın emri ile cihana geldim
Nefes · 19. yüzyıl

Hakkın emri ile cihana geldim

Kâlû belâ'dan Hacı Bektaş'a uzanan beş dörtlüklü bir nefes. Doğum bir söz verme, yaşamak o sözü tekrarlama olarak kuruluyor; şiir Ali, Balım Sultan, Hasan ve Hüseyin'i anıp son nefeste söylenecek adı diliyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hakkın emri ile cihana geldim

    Muhammet’e diyerek

    Ya Ali kapında kurbana geldim

    Kabul et kapının kulu diyerek

    1Hakk'ın buyruğuyla bu dünyaya geldim

    2Muhammed'e "kâlû belâ"da verdiğim sözü anarak

    3Ya Ali, kapına kurban olmaya geldim

    4Beni kapının kulu diyerek kabul et

    Doğum bir sözleşmenin sürdürülmesi olarak anlatılıyor: ezelde "kâlû belâ"da verilen "belî" cevabı dünyaya gelişin gerekçesi sayılıyor. Üçüncü dize bu sözü Ali'nin kapısına taşıyor; "kurban" ile "kul" ikrarın Bektaşî dilindeki iki karşılığı.

  2. 2

    Yine sen bilirisin benim halimden

    merhamet Sultan Balımdan

    Zikrin fikrin gitmez oldu dilimden

    ederim Ali Ali diyerek

    1Benim hâlimi yine sen bilirsin

    2Lütuf da merhamet de Balım Sultan'dandır

    3Anışın ve düşüncen dilimden düşmez oldu

    4Ali Ali diyerek bunu kendime vird edinirim

    Balım Sultan'ın anılması şiiri açıkça Bektaşî erkânına bağlıyor: inayetin ve merhametin adresi pirdir. "Vird" günde belli sayıda tekrarlanan zikir demek; dize zikri bir sayıya değil, dilden düşmeyen sürekli bir hâle çeviriyor.

  3. 3

    Nasıl sevmeyeyim şahım Hasan’ı

    Hakkın habibinin kudret-ül aynı

    Severiz gönülden şahım Hüsey’n’i

    Bunlar has bahçenin gülü diyerek

    1Şahım Hasan'ı nasıl sevmeyeyim

    2O, Hakk'ın sevgilisinin kudret gözüdür

    3Şahım Hüseyin'i gönülden severiz

    4Bunlar o has bahçenin gülüdür diyerek

    Hasan ile Hüseyin bir soru ve bir cevap olarak bölünüyor: önce "nasıl sevmeyeyim", sonra "severiz". Aradaki dize ikisini peygamberin kudret gözü sayarak sevgiyi kişisel bir tercih olmaktan çıkarıp soy zincirine bağlıyor; gül ise bahçenin sahibine işaret ediyor.

  4. 4

    Aşkına düşeli Mecnun daneyim

    Yitirdim ben beni viran haneyim

    Ne aklım başımda ne divaneyim

    Şimdi deli oldum deli diyerek

    1Aşkına düşeli Mecnun'un tanesiyim

    2Kendimi yitirdim, yıkık bir evim artık

    3Ne aklım başımda ne de tam deliyim

    4Şimdi "deli" diyerek deli oldum

    Delilik üç kademede ölçülüyor: Mecnun'a benzemek, kendini yitirmek, sonra ne akıllı ne divane olmak. Üçüncü dizedeki ikircik bilinçli — şair tam deliliği de üstlenmiyor, "deli" sözünü başkalarının ağzından alıp son dizede kendi üzerine geçiriyor.

  5. 5

    Niyazımı kabul eyle ilahi

    Ki sensin alemin peşti penahı

    Dilerim ki canın çıksın Agahi

    Hünkar Hacı Bektaş Veli diyerek

    1Yakarışımı kabul et Allah'ım

    2Çünkü âlemin arkası ve sığınağı sensin

    3Dilerim ki Agahi, canın şu sözle çıksın

    4Hünkâr Hacı Bektaş Veli diyerek

    Kapanış bir dua kalıbı kuruyor: önce niyaz, sonra sığınak, sonra son nefes. "Dilerim ki canın çıksın" bedduaya benziyor, oysa dilenen ölüm değil ölürken ağızda kalacak addır. Mahlas "ilahi" ve "penahı" ile kafiyelenerek duanın içine yerleşiyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 169491 numaralı sürüm esas alındı. Kaynaktaki kesme işaretleri ve "Hüsey’n’i" yazımı olduğu gibi korundu; "bilirisin" de kaynakta böyle yazılmış.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHasbi arzuhalim ol nazlı yareÂgâhî · Koşma

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

kal u beli

kâlû belâ; ruhların ezelde Allah'a verdiği "evet" sözü

inayet

lütuf, yardım

Sultan Balım

Balım Sultan; Bektaşî erkânını düzenleyen pir

vird

belli aralıklarla tekrarlanan dua, zikir

habib

sevgili; burada Hz. Muhammed

kudret-ül ayn

kudret gözü; göz nuru

niyaz

yalvarma, dilek sunma

peşti penah

püşt ü penah; arka ve sığınak