Hakkın emri ile cihana geldim
Kâlû belâ'dan Hacı Bektaş'a uzanan beş dörtlüklü bir nefes. Doğum bir söz verme, yaşamak o sözü tekrarlama olarak kuruluyor; şiir Ali, Balım Sultan, Hasan ve Hüseyin'i anıp son nefeste söylenecek adı diliyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hakkın emri ile cihana geldim
Muhammet’e diyerek
Ya Ali kapında kurbana geldim
Kabul et kapının kulu diyerek
1Hakk'ın buyruğuyla bu dünyaya geldim
2Muhammed'e "kâlû belâ"da verdiğim sözü anarak
3Ya Ali, kapına kurban olmaya geldim
4Beni kapının kulu diyerek kabul et
- 2
Yine sen bilirisin benim halimden
merhamet Sultan Balımdan
Zikrin fikrin gitmez oldu dilimden
ederim Ali Ali diyerek
1Benim hâlimi yine sen bilirsin
2Lütuf da merhamet de Balım Sultan'dandır
3Anışın ve düşüncen dilimden düşmez oldu
4Ali Ali diyerek bunu kendime vird edinirim
Balım Sultan'ın anılması şiiri açıkça Bektaşî erkânına bağlıyor: inayetin ve merhametin adresi pirdir. "Vird" günde belli sayıda tekrarlanan zikir demek; dize zikri bir sayıya değil, dilden düşmeyen sürekli bir hâle çeviriyor.
- 3
Nasıl sevmeyeyim şahım Hasan’ı
Hakkın habibinin kudret-ül aynı
Severiz gönülden şahım Hüsey’n’i
Bunlar has bahçenin gülü diyerek
1Şahım Hasan'ı nasıl sevmeyeyim
2O, Hakk'ın sevgilisinin kudret gözüdür
3Şahım Hüseyin'i gönülden severiz
4Bunlar o has bahçenin gülüdür diyerek
Hasan ile Hüseyin bir soru ve bir cevap olarak bölünüyor: önce "nasıl sevmeyeyim", sonra "severiz". Aradaki dize ikisini peygamberin kudret gözü sayarak sevgiyi kişisel bir tercih olmaktan çıkarıp soy zincirine bağlıyor; gül ise bahçenin sahibine işaret ediyor.
- 4
Aşkına düşeli Mecnun daneyim
Yitirdim ben beni viran haneyim
Ne aklım başımda ne divaneyim
Şimdi deli oldum deli diyerek
1Aşkına düşeli Mecnun'un tanesiyim
2Kendimi yitirdim, yıkık bir evim artık
3Ne aklım başımda ne de tam deliyim
4Şimdi "deli" diyerek deli oldum
Delilik üç kademede ölçülüyor: Mecnun'a benzemek, kendini yitirmek, sonra ne akıllı ne divane olmak. Üçüncü dizedeki ikircik bilinçli — şair tam deliliği de üstlenmiyor, "deli" sözünü başkalarının ağzından alıp son dizede kendi üzerine geçiriyor.
- 5
Niyazımı kabul eyle ilahi
Ki sensin alemin peşti penahı
Dilerim ki canın çıksın Agahi
Hünkar Hacı Bektaş Veli diyerek
1Yakarışımı kabul et Allah'ım
2Çünkü âlemin arkası ve sığınağı sensin
3Dilerim ki Agahi, canın şu sözle çıksın
4Hünkâr Hacı Bektaş Veli diyerek
Kapanış bir dua kalıbı kuruyor: önce niyaz, sonra sığınak, sonra son nefes. "Dilerim ki canın çıksın" bedduaya benziyor, oysa dilenen ölüm değil ölürken ağızda kalacak addır. Mahlas "ilahi" ve "penahı" ile kafiyelenerek duanın içine yerleşiyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 169491 numaralı sürüm esas alındı. Kaynaktaki kesme işaretleri ve "Hüsey’n’i" yazımı olduğu gibi korundu; "bilirisin" de kaynakta böyle yazılmış.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Doğum bir sözleşmenin sürdürülmesi olarak anlatılıyor: ezelde "kâlû belâ"da verilen "belî" cevabı dünyaya gelişin gerekçesi sayılıyor. Üçüncü dize bu sözü Ali'nin kapısına taşıyor; "kurban" ile "kul" ikrarın Bektaşî dilindeki iki karşılığı.