Gel beni ağlatma şahım
Dört dörtlük ve tek bir söz: kul olayım. Her dörtlük başka bir benzetmeyle başlar, aynı teklifle biter — nefesin tekrar düzeni, cemde okunmak üzere kurulmuş.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gel beni ağlatma şahım
Ben sana kullar olayım
Gel bana ceylân bakışlım
Ben sana kullar olayım
1Gel, beni ağlatma şahım;
2ben sana kul olayım.
3Gel bana, ceylan bakışlım;
4ben sana kul olayım.
- 2
Bir bülbülün idim
Geldim dalında ötmeye
Şanına ağlatma düşmez
Ben sana kullar olayım
1Bir goncanın bülbülüydüm,
2dalında ötmeye geldim.
3Ağlatmak şanına yakışmaz;
4ben sana kul olayım.
Üçüncü dize bir tür nazik itiraz: ağlatmak sana yakışmaz. Kul, efendisine onun kendi itibarını hatırlatarak sesleniyor — yalvarışın içine yerleştirilmiş ince bir baskı.
- 3
Açtım zülfüm telinden
Zülüfün ucu gibi
Kesip te yabana atma
Ben sana kullar olayım
1Saçının telinden açtım;
2zülfünün ucu ay gibi.
3Kesip de yabana atma;
4ben sana kul olayım.
Saç, klasik şiirde âşığı bağlayan iptir. Burada kesilmesinden korkuluyor: bağ koparsa bağlı olan da düşer. İstenen şey serbest bırakılmak değil, bağlı kalmak.
- 4
Nesimî can nesimi
Derdime bir çâre kıl
Ezelden seni sevdim
Ben sana kullar olayım
1Nesîmî, can nesîmi;
2derdime bir çare bul.
3Seni ezelden beri sevdim;
4ben sana kul olayım.
Mahlas dörtlüğünde bir kelime oyunu var: “Nesîmî” hem şairin adı hem “nesîm” yani hafif rüzgâr. Üçüncü dize sevgiyi zamanın başına taşıyor — ezelden beri süren bir bağ, kulluğu bir seçim değil bir durum yapıyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144659 numaralı sürüm esas alındı; sayfa numarası işareti metne alınmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Nakarat baştan kuruluyor ve dörtlüğün yarısını kaplıyor. “Şah” hem sevgili hem mürşit hem Ali olabilir; nefeslerde bu belirsizlik bir kusur değil, kasıtlı bir açıklık.