Dostum çün yüze gülmek eylemişsin hu sana
Sevgiliyi tekke diliyle kapı dışarı eden bir gazel: “yâ Hû”. Sitem, gözyaşının ocağa su koyması ve bir içim su bedduasıyla sürüyor; sonunda şair kendini cihanda başka bir ay yüzlü bulacağına ikna ediyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dostum çün yüze gülmek eylemişsin hu sana
Yüri iy var şimden gerü ya hu sana
1Dostum, madem yüze gülmeyi kendine iş edinmişsin,
2yürü ey gelgeç gönüllü, git; bundan sonra sana “yâ Hû”.
- 2
Gel akıtma gözlerümün kanlu yaşın sevdügüm
Ocaguna su koyar hayr itmez âhir bu sana
1Gel, sevdiğim, gözlerimin kanlı yaşını akıtma;
2sonunda bu senin ocağına su koyar, sana hayrı olmaz.
Şefkat ile beddua aynı beyitte: ağlamayı durdurmasını isterken sebebini de söylüyor — bu gözyaşı senin ocağına su koyar. Deyim hem bir evi söndürmeyi hem ateşi kesmeyi anlatıyor; iki dizede rica sessizce tehdide dönüşüyor.
- 3
Çeşmine cân virdün ey dil pendümi gûş itmedün
Gör nice sihr etdi âhîr bu iki sana
1Ey gönül, onun gözüne can verdin, öğüdümü dinlemedin;
2gör, bu iki cadı sonunda sana nasıl büyü yaptı.
Muhatap değişip gönül oluyor: öğüt verilen de dinlemeyen de o. Sevgilinin iki gözü “iki câdû” ilan ediliyor; büyü suçlaması gözlerin işini bir suça çevirirken gönlü yalnızca kanmış tarafa indiriyor. Şair kendini öğüt veren üçüncü kişi yapıyor.
- 4
Öldürürsen lâ'lün âbı hayret ile ger beni
cândır Hak tatturmasun bir içim su sana
1Eğer beni dudağının o suyuna duyduğum hayretle öldürürsen,
2susuz giden bir candır; Hak sana bir içim su tattırmasın.
Beyit baştan sona su üzerine kurulu: dudağın âbı, teşne can, bir içim su. Öldürmenin karşılığı dua kılığında bir beddua — “Hak tatturmasun”. Susuz ölen âşık, sevgiliye kendi susuzluğunu miras bırakıyor.
- 5
Zulmet-i gamda kodıysa seni yârün gam yime
Bulunur Mihrî cihândur yine bir sana
1Yârin seni gam karanlığında bıraktıysa üzülme;
2bulunur Mihrî, cihan bu, sana yine bir ay yüzlü çıkar.
Kapanışta şair kendine sesleniyor ve teselliyi çoğullukta buluyor: cihan geniş, bir ay yüzlü daha bulunur. Gam karanlığından ay imgesine geçiş, karanlığı aydınlatacak şeyi yine sevgili cinsinden seçiyor — çare, dertle aynı maddeden.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 147701 numaralı sürüm esas alındı. Kaynakta çeviriyazı işaretleri seyrek kullanılmış; macronlar şapkaya çevrildi, “lāʿlün”deki ayın kesme işaretine dönüştürüldü ama silinmedi. Aynı kelime kaynakta iki yazımla geçiyor (“āhir” ve “āhīr”); ikisi de olduğu gibi bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
'Düşmen kamu kişiye rakîb oldı 'âkibetMihrî Hatun · Gazel→
“Yâ Hû” bir dervişin hem veda hem savma sözüdür; şair sevgiliyi tekke diliyle kapı dışarı ediyor. Redif olan “sana” her beyitte bu hitabı diri tutuyor. “Yüze gülmek” de bir duygu değil, edinilmiş bir iş gibi anlatılıyor.