Düşer Dil Âsitân-ı Dilbere Meyhâneden Soñra
Meyhaneden sevgilinin eşiğine düşen gönül, rüya kadehindeki öpücükten âlemde huzur bulunmayışına uzanan beş beyitlik bir arayış kurar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Düşer dil -ı dilbere meyhâneden soñra
İder bir ammâ neden soñra
1Gönül meyhaneden sonra sevgilinin eşiğine düşer;
2ama bir İskender secdesini ancak ne kadar gecikmeden sonra eder?
- 2
Der-âgûş eyleyüp kokdum yanağın içre
Didi rahm eyleyüp nûş it lebüm ammâ neden soñra
1Rüya kadehinin içinde yanağını kucaklayıp kokladım;
2merhamet edip ‘Dudağımdan iç’ dedi, ama ne kadar sonra?
Yakınlık burada uyanık dünyada değil, câm-ı hâb içinde yaşanır: kucaklama ve koklama rüyaya sıkışır. Sevgilinin “nûş it lebüm” izni de rüyada verilir. Redifin sorusu bu kez izne düşer; merhamet gelmiştir ama ancak bütün özlem tükendikten sonra.
- 3
O mest-i sâgar-ı nâzuñ elin ayağın öpdüm lîk
Lebin öpmek katı müşkil iken peymâneden soñra
1Naz kadehiyle sarhoş olan sevgilinin elini ayağını öptüm;
2oysa dudağını öpmek kadehten sonra bile çok güçtü.
Beyit el ve ayak öpmeyi elde edilmiş, dudak öpmeyi ise güç kalmış diye ayırır; yakınlığın basamakları arasında açık bir eşik vardır. Sevgili de sarhoştur, üstelik şarapla değil nazın kadehiyle. “Lîk” bağlacı kazanılanın yanına hemen kaybedileni koyar.
- 4
Niçün rahm eylemezsin ey -ı
Bu deñlü şîveden iz‘âr-ı küstâhâneden soñra
1Ey dünyayı aydınlatan istiğna sahibi, niçin acımıyorsun;
2bunca eda ve küstahça nazdan sonra?
Sitem burada doğrudan bir soruya döner: niçin acımıyorsun? Muhatabın sıfatı ise ilginçtir; cihân-efrûz-ı istiğnâ, yani dünyayı aydınlattığı hâlde hiçbir şeye ihtiyaç duymayan. Şairin şikâyeti de bu ihtiyaçsızlığa, gösterilen küstahça edanın ardından yöneltilir.
- 5
Bu sûret-hâne-i ‘âlemde yokdur câ-yı âsâyiş
‘Aceb kande gidersin Kâniyâ meyhâneden soñra
1Bu görüntüler evinde huzur bulunacak yer yoktur;
2ey Kânî, meyhaneden sonra acaba nereye gidersin?
Makta dünyayı bir sûret-hâne, yani görüntüler evi sayar ve orada âsâyiş bulunmadığını söyler. Ardından gelen soru şiirin başladığı yeri kapatır: meyhaneden sonra gidilecek yer sorulur. Sığınak sayılan yer bile geçici çıkınca Kânî'ye kalan tek şey sorunun kendisi olur.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e7912dc2-9d1e-4325-af4a-c55ffa865ab5:g152-pdf294-295-printed286-287. Elbir neşrinde G152, basılı s. 286-287/PDF 294-295; 10 dize, basılı ölçü satırı ve incipit-Kânî mahlası-sonraki numaralı kayıt ile tam sınır görselden sabittir. Sayfa taşması PDF294-295 görsellerinde kapandı; gövdeyi değiştiren basılı aparat yoktur. Profildeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Düstûr-ı mükerrem gibidür rind bu demdeKânî · Kıt‘a→
Matla iki mekânı tek hareketle bağlar: meyhaneden çıkılır, sevgilinin âsitânına düşülür. Düşmek fiili hem sarhoşun ayakta duramamasını hem secdeyi taşır. “Ammâ neden soñra” kaydı ise bu secdeyi kutlamaz, gecikmesini sorgular; redif baştan bir sitem tonu kurar.