DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nazîr İbrahim/Eger Âlem Gönül Ashâbınuñ Keyfiyetin Bilse
Kıta · 18. yüzyıl

Eger Âlem Gönül Ashâbınuñ Keyfiyetin Bilse

Dünya gönül ehlinin iç huzur ve sevincini, halk da hakikat hikmetini bilseydi ârifle cahili ayırmanın zorlaşacağını söyleyen kıta, bilgiyi dönüştürücü sayar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Eger Ǿālem göñül aśĥābınuñ keyfiyetin bilse

    u źevķ ü sürūr vefretin bilse

    1Dünya gönül ehlinin hâlini bilse,

    2gönül huzurunun, zevkin ve sevincin bolluğunu bilse;

    İlk beyit gönül ehlinin ‘keyfiyet’ini üç iç değerle açar: zihin açıklığı, manevî zevk ve sevinç. Bunların ‘vefreti’, dışarıdan görünmeyen hâlin eksiklik değil yoğun bir bolluk olduğunu söyler.

  2. 2

    Olurdı farķı müşkil Ǿārifin ile her dem

    Cihānuñ ħalķı ĥaķįķat ĥikmetin bilse

    1ârifle cahili ayırmak her zaman güçleşirdi,

    2dünya halkının tümü hakikatin hikmetini bilse.

    İkinci beyit şaşırtıcı bir sonuç çıkarır: herkes hakikat hikmetini bilse ârif ile cahil arasındaki fark seçilemez olurdu. Ayrımın silinmesi bilgisizliğin zaferi değil, bütün halkın âriflik bilgisine yükselmesi ihtimalidir.

Kavram sözlüğü (5) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:r135-pdf933 sabit kaydı; kısa şiir 135, basılı s.888 / gerçek PDF görüntü 933. Tek sayfalık dört dize tamdır; aparat alınmadı. CC BY exact ek yanında profile-adjacent; PDF içinde gömülü değildir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEgerçi Yârı Bir Da‘vet Murâd İtmiş İdüm Ammâ (Matla/Müfred 63)
Egerçi yārı bir daǾvet murād itmiş idüm ammā
Nazîr İbrahim · Matla/Müfred

Kavram sözlüğü

5 kavram bulundu.

aśĥāb

Arapça “sâhib” sözünün çoğulu: bir şeyin sahipleri, o işin ehli olan kimseler

śafā-yı ħāŧır

Zihnin ve gönlün bulanıklıktan arınmış, ferah hâli

vefret

Arapça “bolluk, çokluk”; bir şeyin eksilmeden fazlaca bulunması

nādān

Farsça “bilmeyen”; burada ârifin karşısına konan, hakikatten habersiz kimse

bi’l-cümle

Tümüyle, istisnasız hepsi