DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ey benim serv-i revânım varıma sensin sebeb
Şiir · 17. yüzyıl

Ey benim serv-i revânım varıma sensin sebeb

Konuşan varlığının ve gönül sevincinin sebebi olarak servi boylu sevgiliyi gösterir; ay yüzü ve güzellik mushafı âşıklara ışık verir. Uzun süredir yüz ve boya tutkunluk sonunda zalim güzellik yüzünden yıkıma dönüşür. Ömer peri bedenliyi tanıyamadığını, ahının göğe çıktığını ve yârın alınmasıyla ölümünün sebebinin yine sevgili olduğunu söyler. “şâdınasensin” ve “buncr” kusurlu yüzeyleri korunur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey benim varıma sensin sebeb

    Hûrî vü gılmân olup dil sebeb

    1Ey benim yürüyen servim, varlığıma sen sebepsin;

    2Huri ve gılman olup “dil şâdınasensin sebeb” [birleşik basılı yüzey korunur].

    Sevgili “serv-i revân”, yürüyen servi olarak hayatın dik ve canlı merkezidir; konuşan kendi “var” oluşunu ona bağlar. İkinci dizedeki bitişik “şâdınasensin” kelime sınırını kapatır; huri, gılman ve gönül sevinci çevresi sessiz ayrıştırma yapılmadan korunur.

  2. 2

    Mah cemâlin dembedem şu’le verir âşıklara

    hakıyçün dilberâ sensin sebeb

    1Ay yüzün sürekli âşıklara alev/ışık verir;

    2Güzelliğinin mushafı hakkı için, ey güzel, sen sebepsin.

    Ay yüzün “dembedem” alev vermesi güzelliği sürekli ışık kaynağı yapar; âşıklar bu ışığın alıcılarıdır. “Mushaf-ı hüsn” yüzü okunacak kutsal sayfalara dönüştürür, “hakıyçün” yemini de sevgilinin sebep oluşunu kutsal güzellik hürmetine bağlar.

  3. 3

    Çün bilürsün demdir aşkının meftûnuyum

    Yüzüne hayrân olup hem kaddinin meftûnuyum

    1Biliyorsun, “buncr” zamandır aşkına tutkunum [kusurlu yüzey korunur];

    2Yüzüne hayran olup boyuna da tutkunum.

    Basılı “buncr” olağandışı harf dizisi zaman bildiren “demdir” önünde durur; onu tahminle “bunca” yapmak tahmin etmeme ilkesine aykırıdır. Açık olan, konuşanın aşk, yüz ve “kadd”e ayrı ayrı meftunluğudur; tutku hem bütün kişiye hem parçalarına yönelir.

  4. 4

    Merhametsiz kanlı zâlim hüsnünün meftûnuyum

    Âkıbet berbâdıma sensin sebeb

    1Merhametsiz, kanlı zalim; güzelliğine tutkunum;

    2Sonunda yıkılmama ey ay yüzlü, sen sebepsin.

    Sevgili aynı dizede “merhametsiz”, “kanlı” ve “zâlim”dir; buna rağmen konuşan güzelliğine meftun olduğunu tekrarlar. “Mâhı likâ” ay yüz övgüsünü korurken “berbâdıma sensin sebeb” hayranlığın sonucunu doğrudan yıkım diye adlandırır.

  5. 5

    Şu cihanda görmedim ben ol dilber gibi

    Gül yanağın teşbih ettim misk ile anber gibi

    1Bu dünyada o güzel gibi gösterişli bir dilber görmedim;

    2Gül yanağını misk ve amber gibi benzettim [benzetme bağı açık].

    Dünyada sevgili kadar “ra’nâ” başka güzel görülmediği için eşsizlik görme deneyimine bağlanır. Gül yanak ile misk ve amber arasındaki “teşbih” renk-koku ilişkisi bakımından alışılmadık ve kapalıdır; miskin tam olarak neye benzediği eklenmez.

  6. 6

    Son deli dîvâne ettin bendeni Mecnun gibi

    Hâsılı berbâdıma ey bîvefâ sensin sebeb

    1Sonunda kulunu Mecnun gibi deli divane ettin;

    2Kısacası yıkılmama ey vefasız sen sebepsin.

    Kul “Mecnun gibi” deli divane edilir; sevgili aşk hastalığının etkin sebebidir. “Hâsılı” önceki imgeleri tek sonuca toplar: vefasız sevgili konuşanın berbat oluşundan sorumludur; mazeret ya da üçüncü fail bırakılmaz.

  7. 7

    Der ki Ömer bilmedim ben ol perî peykârımı

    Âkıbet çıktı gördün ah ü zârımı

    1Ömer der: Ben o peri bedenlimi anlayamadım;

    2Sonunda ah ve feryadım göklere çıktı, gördün.

    Ömer peri bedenli sevgiliyi “bilmedim” diyerek tanıma başarısızlığını kabul eder; güzellik yakınlığı bilgi sağlamamıştır. Ah ve zârın “eflâk”e çıkması iç acıyı göksel tanıklığa taşır, “gördün” sevgiliyi bu yükselen sesin muhatabı yapar.

  8. 8

    Gönlüm ağlar aldılar sen yârımı

    Âkıbet mevtime zâlim pür cefâ sensin sebeb

    1Gönlüm ağlar; gam ortağım, sen benim yârımı aldılar [kişi bağı kapalı];

    2Sonunda ölümüme zalim, cefa dolu sen sebepsin.

    “Gönlüm ağlar” açık bir iç eylemdir, ardından “gamgüsârım / aldılar / sen yârımı” kişi zinciri kapanmaz. Kesin olan son hükümde sevgilinin “zâlim pür cefâ” diye nitelenmesi ve konuşanın “mevt”ine sebep sayılmasıdır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.304 gövdesinde “Der ki Ömer bilmedim ben ol perî peykârımı” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.304, PDF 250–251; 8 iki dizelik birim/16 dize. Kaynak aparatı: dize 2 şâdınasensin: Basılı yüzeyde kelime sınırı birleşik görünür; sessiz ayrıştırma yapılmadı. dize 5 buncr: Basılı yüzeyde son harf kusurlu/olağandışı görünür; tahminle ‘bunca’ yapılmadı. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy Bütün Dünyâ Değer Gül Yüzlü Yârım Kandesin
Ey bütün dünyâ değer gül yüzlü yârım kandesin
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

serv-i revânım

Yürüyen servi gibi boylu sevgilim.

şâdınasensin

Kelime sınırı birleşik/kapalı basılı yüzey.

Mushaf-ı hüsnün

Güzelliğinin mushafı.

buncr

Basılı kusurlu/olağandışı terim; tahminle düzeltilmedi.

mâhı lika

Ay yüzlü.

ra’nâ

Gösterişli güzel.

eflâke

Göklere.

gamgüsârım

Gam ortağım, kederimi paylaşan.