DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ey dirîga düştü dil bigâneden bigâneye
Şiir · 17. yüzyıl

Ey dirîga düştü dil bigâneden bigâneye

Gönül yabancıdan yabancıya, pervaneden pervaneye düşer; bazen gül bahçesini, bazen viraneyi arar. Gizli eziyetin ve yanışın kaynağını kendinde, kara bahtında ya da ahında sorgulayan konuşan rüzgârla evden eve savrulur. Feleğin ters dönüşü onu gurbet ve rakip karşısında yalnız bırakır. Sonunda ârifin sır saklamasıyla Ömer’in harabat ehli, başı dönmüş gezginliği karşılaştırılır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey dirîga düştü dil

    Âşinâlık gösterir pervâneden pervâneye

    1Eyvah, gönül yabancıdan yabancıya düştü;

    2Pervaneden pervaneye yakınlık gösterir.

    “Dirîga” daha ilk sözde kaybı ağıda çevirir; kaynak gönlün “bigâneden bigâneye”, yani yabancıdan yabancıya düştüğünü söyler ve öncesinde aşinalık varsaymaz. Pervaneden pervaneye gösterilen yakınlık ise aynı ateş çevresinde el değiştiren geçici bağdır.

  2. 2

    Gâh olur bülbül gibi arzular

    Gâh gezer baykuş gibi vîrâneden vîrâneye

    1Bazen bülbül gibi gül bahçesini arzular;

    2Bazen baykuş gibi viraneden viraneye gezer.

    Bülbülün mekânı canlı “bâğ-ı gülistân”, baykuşunki terk edilmiş viranedir; gönül iki kuşun karşıt dünyaları arasında salınır. “Gâh” tekrarı bu değişimi istisna olmaktan çıkarır, arzu ile yıkıntı arasında süren huy hâline getirir.

  3. 3

    Çektiğim gizli meşekkat mıdır

    Yandığım pervâne veş feryâd ü âhımdan mıdır

    1Çektiğim gizli eziyet ahımın dumanından mıdır?

    2Pervane gibi yanışım feryat ve ahımdan mıdır?

    Konuşan meşakkatin sebebini dışarıda kesinleştirmez; “dûd-i âh” ve feryat kendi sesinden doğan iki ihtimaldir. Pervane benzetmesi yanışı aşkın sonucu kadar âşığın durmadan ürettiği ahın da besleyebileceğini düşündürür.

  4. 4

    Kendi nefsimden midir mıdır

    Rûzigâr atar beni bir hâneden bir hâneye

    1Kendi nefsimden mi, kara bahtımdan mıdır?

    2Rüzgâr beni bir evden bir eve atar.

    Sorgu nefis ile “baht-ı siyâh” arasında genişler; irade ve kader aynı cümlenin olası sorumlularıdır. Rüzgârın kişiyi haneden haneye atması bu iç soruşturmayı somut gurbet hareketine çevirir, hiçbir ev kalıcı sığınak olmaz.

  5. 5

    Aksine devr eyledi kaldım garîb

    Gurbet illerde bana hiç olmadı vuslat nasîb

    1Feleğin çarkı tersine döndü, garip kaldım;

    2Gurbet ellerde kavuşma bana hiç nasip olmadı.

    “Çerh-i felek”in ters dönmesi kişisel bahtsızlığı kozmik düzene bağlar; gariplik yalnız yabancı yerde bulunmak değildir. Vuslatın gurbet illerde hiç nasip olmaması, yolculuğun sevgiliye yaklaştırmak yerine ayrılığı çoğalttığını bildirir.

  6. 6

    Destine bir câm alup sâkî gibi geldi rakîb

    Durma çeşmim doldurur

    1Rakip eline bir kadeh alıp saki gibi geldi;

    2Durmadan gözümü kadehten kadehe doldurur.

    Rakip sevgiliye erişen kişi olmaktan çıkar, elindeki “câm” ile saki rolünü de üstlenir. Gözün peymaneden peymaneye doldurulması ağlama ile içme görüntülerini çakıştırır; rakibin sunduğu şey haz değil, durmadan yenilenen kederdir.

  7. 7

    olan âlemde mir’ât ehlidir

    Sırrın izhâr eylemez kâmil makamat ehlidir

    1Allah’ı bilen ârif dünyada ayna ehlidir;

    2Sırrını açmaz, olgun makamların ehlidir.

    “Ârif-i billâh” dünyayı ve kendini gösteren “mir’ât” ehli sayılır, fakat bu görünürlük sır açıklamak anlamına gelmez. Kâmil kişi makam bilgisine sahip olduğu için susar; şiir dağınık gezintiden ölçülü iç disipline kısa bir geçiş yapar.

  8. 8

    Bu Ömer ol derd ile her dem harâbât ehlidir

    gezer meyhaneden meyhâneye

    1Bu Ömer o dertle her an harabat ehlidir;

    2Sarhoş ve başı dönmüş, meyhaneden meyhaneye gezer.

    Mahlaslı kapanışta Ömer kendini “harâbât ehli” diye tanımlar; bu söz hem meyhane çevresini hem kalenderce manevi yıkılmışlığı taşır. “Mest-i sergerdan” hâli baş dönmesini yola dönüştürür ve ilk birimdeki savrulmayı meyhaneden meyhaneye sürdürür.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.326 gövdesinde “Bu Ömer ol derd ile her dem harâbât ehlidir” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n326-2994E9EAB275. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.326, PDF 265; 8 iki dizelik birim/16 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy dirîga kim yine aldı beni cezb-i hevâÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

bigâneden bigâneye

Yabancıdan yabancıya.

bâğ-ı gülistân

Gül bahçesi.

dûd-i âhımdan

Ahımın dumanından.

baht-ı siyâhımdan

Kara bahtımdan.

çerh-i felek

Feleğin dönen çarkı.

peymâneden peymâneye

Kadehten kadehe.

Ârif-i billâh

Allah’ı bilen ârif.

mest-i sergerdan

Sarhoş ve başı dönmüş.