Ey Fitnesi Çok Kavli Yalan Yandum Elünden
Ahmed Paşa'nın gazeli sözünde durmayan sevgili yüzünden yanışı her beyitte tekrarlar; mum, kanlı gözyaşı, delik ney, iki cihanı yakan ah, saki kadehi ve diken rakip imgeleriyle şikâyeti yoğunlaştırır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey fitnesi çok yandum elünden
Bir nâz ile bin gönül alan yandum elünden
1Ey fitnesi çok, sözü yalan sevgili; elinden yandım.
2Bir nazla bin gönül alan sevgili; elinden yandım.
- 2
Sen gibi ile meclisde gülersin
Ben akıduram yaş ile kan yandum elünden
1Sen başkalarıyla mecliste mum gibi gülersin;
2ben gözyaşıyla birlikte kan akıtırım, elinden yandım.
Sevgili başkalarıyla mecliste mum gibi parlarken âşık yaşla kanı birlikte akıtır. Mumun ışığı ortak eğlenceyi aydınlatır; kanlı gözyaşı ise bu kamusal neşenin dışında bırakılan kişinin bedensel acısını görünür kılar.
- 3
Ney gibi delindi ciğerüm ışkun elinden
Her dem iderem âh ü figân yandum elünden
1Aşkın yüzünden ciğerim ney gibi delindi;
2her an ah edip feryat ederim, elinden yandım.
Neyin ses çıkarabilmesi için gövdesinin delinmesi gerekir; âşığın ciğeri de aşk tarafından aynı biçimde yarılır. Ah ve figan böylece yalnız duygusal tepki değil, yaralı bedenin ney gibi durmadan ürettiği sestir.
- 4
Yandı dü cihan âteş-i âhumla ve likin
Ben senün eyâ şâh-ı cihân yandum elünden
1Ahımın ateşiyle iki dünya yandı; fakat
2ey cihanın hükümdarı, ben senin elinden yandım.
Konuşucunun ahı iki dünyayı yakacak kadar büyüktür; yine de asıl yanan kendisidir. Bu beyitteki `şâh-ı cihân` seslenişi sevgiliyi cihanın hükümdarı makamına çıkarır; kozmik yangın ile âşığın kişisel yanışı karşı karşıya gelir.
- 5
Şol sunduğun âteş midür ey bana kim
Sen aldun ele câm hemân yandum elünden
1Ey saki, bana sunduğun şey ateş midir ki
2sen kadehi eline alır almaz ben hemen yandım?
Sakinin sunduğu içki ateşe dönüşür ve yanış kadehin ele alınmasıyla başlar. Soru biçimi gerçek cevap beklemez; meclisin alışılmış şarap sunma hareketini sevgilinin elinde ani bir cezaya çevirir.
- 6
Her ile sen sohbet edersin dün ü gün ben
Derdün iderem mûnis-i can yandum elünden
1Sen gece gündüz her dikenle sohbet edersin; ben ise
2derdini can yoldaşı edinirim, elinden yandım.
Diken sözcüğü değersiz rakibi anlatırken sevgilinin onlarla gece gündüz konuşması kıskançlığı keskinleştirir. Âşık ise sevgilinin kendisini değil derdini can yoldaşı edinir; yokluk, acıyla kurulmuş sürekli bir yakınlığa dönüşür.
- 7
Ahmed çeke cevrüni ve lutfun göre agyâr
Ey şefkati az şûh-ı cihân yandum elünden
1Ahmed eziyetini çeksin, lütfunu rakipler görsün;
2ey şefkati az, dünyanın cilveli güzeli; elinden yandım.
Mahlas beyti adaletsiz paylaşımı özetler: Ahmed'e eziyet, rakiplere lütuf düşer. Kritik edisyondaki `şûh-ı cihân` sevgiliyi hükümdar değil dünyanın cilveli güzeli yapar; şefkat azlığı son şikâyeti mühürler.
Metnin kaynağı
169582 numaralı sabit Vikikaynak sürümü yedi beyitlik açık lisanslı tabanı, Ahmed Paşa atfını ve ölçüyü taşır. Hayal 2022 gazel 229, basılı s.369 / PDF s.383 sınır ve kalıbı doğrular. Özgün dizelerde pinli sürümün okumaları korundu; tanığın kısa çevriyazı farkları aparat düzeyinde kaydedildi. Tam yalnızca araştırma amacıyla metin ve tezin nesre çevirisi gömülmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Eyâ peri nicesin hoş musun safâca mısınAhmed Paşa · Gazel→
Matla sevgilinin iki suçunu yan yana koyar: fitne çıkarmak ve sözünde durmamak. Buna rağmen tek nazıyla bin gönül alması, âşığın neden uzaklaşamadığını açıklar; yinelenen `yandum elünden` hem itham hem bağımlılık bildirir.