Eyledim Ey Perî Feryâd Elinden
Âşık Ömer peri sevgilinin elinden feryat eder ama gidemez; hayret vadisinde beden ve ruh çekişir. Sevgilinin dokunuşunu yara için şifa sayar, başını sevda uğruna vermeye razı olur ve daha önce gördüğü ihsana güvenerek merhamet diler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Eyledim ey perî feryâd elinden
Başım alup gidebilmem elinden
1Ey peri, senin elinden feryat ettim;
2senden kurtulup başımı alıp gidemiyorum.
- 2
Cevrini çekmeğe kalmadı çârem
Vâdi-i hayrette kaldım ne çârem
1Cefanı çekmeye çarem kalmadı;
2hayret vadisinde kaldım, ne çare.
Dayanma imkânı tükenirken kişi hayret vadisinde yönünü kaybeder. İki “çare” sözü çözüm arayışını ve çözüm yokluğunu aynı sesle karşı karşıya getirir.
- 3
Aşk ile ahvâlim üzre
İşledi gittikçe üzre
1Aşkla hâlim çekişme içindedir;
2gittikçe kasılma ve buruşma içinde işler.
Keşakeş iç çatışmayı, teşennüş ise bedensel kasılmayı anlatır. Aşkın ruhsal gerilimi bedende görünür hâle gelir; süreç iyileşmek yerine gittikçe ağırlaşır.
- 4
ise üzre
Yâr eli değmezse bitermi yârem
1Alçak felek kötü dönüştedir;
2sevgilinin eli değmezse yaram biter mi?
Gerdun-i dun talihin güvenilmezliğini açıklar. Yaranın kapanması yine onu açan sevgilinin dokunuşuna bağlanır; âşık için zarar ve şifa aynı elde toplanır.
- 5
Hakkımı sevdiğim sen de bilirsin
Ya odur ki sen de pişman olursun “?”
1Sevdiğim, hakkımı sen de bilirsin;
2yoksa sen de pişman olursun mu [basılı soru işareti korunur]?
Konuşan sevgilinin kendi hakkını bildiğini varsayar, ardından pişmanlık ihtimalini sorar. Basılı soru işareti cümlenin hükmünü kapatır; kesin tehdit veya kehanet eklenmez.
- 6
Gayrıyı severim pişmân olursun
Ya budur ki ben kendime kıyarem
1Başkasını severim, pişman olursun;
2ya da ben kendi canıma kıyarım.
İki uç seçenek öne sürülür: sevgiliyi kıskandıracak yeni aşk veya kişinin kendine zarar vermesi. Dize tarihî aşk söyleminin ağır tehdidini taşır; bugünkü okura davranış önerisi olarak sunulmaz.
- 7
Bu sevdâya irgöre geldim
devlete yüz süre geldim
1Bu sevda uğruna başımı vermeye geldim;
2yüksek makamdaki devlete yüz sürmeye geldim.
Başını vermek tam fedakârlık, yüz sürmek ise alçak gönüllü başvuru demektir. Sevda konuşanı hem kurban hem lütuf bekleyen kul konumuna getirir.
- 8
Güzeller çok göre geldim
Rahmeyle hâlime lûtfun umarem
1Güzellerin çok ihsanını gördüm;
2hâlime acı; lütfunu umuyorum.
Geçmiş ihsanlar bugünkü talebi gerekçelendirir. Şair sevgiliyi bütünüyle zalim saymaz; daha önce gördüğü cömertliğin yeniden işlemesini bekler.
- 9
Der ki Âşık Ömer her hâlden yana
Ağa yollum bâkî kalmazam sana
1Âşık Ömer der ki: Her hâlimle sana yöneldim;
2ağa yolum [yüzey kapalı]; sana ebedî kalmayacağım.
Mahlaslı dizede bağlılık “her hâlden yana” genişler. “Ağa yollum” basılı yüzeyi açıklanamadığından sessizce düzeltilmez; yalnız fanilik bildiren ikinci hüküm korunur.
- 10
olan derd ü elemdir bana
Görmiyesin bir gün ola ki karem
1Benim payıma düşen dert ve elemdir;
2bir gün olur da kârımı görmeyesin [anlam bağı kapalı].
Kader payı dert ve elem olarak kabul edilir. Son dizedeki “kâr”ın kazanç mı yarar mı olduğu kesinleşmez; sevgiliye yönelen uyarı tahminsiz bırakılır.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği Ergun dizisi, görünür mahlas yüzeyi ve TEİS kamu otoritesiyle sınırlı olarak bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 78; tarama s. 145; 10 birim/20 dize. Kayıt kaynakta “Eyledim ey perî feryâd elinden” ile başlar, “Görmiyesin bir gün ola ki karem” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Hak Taâlâ yaratmadan cihânı” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Basılı kayıp/kapalı yüzeyler gövdeye karıştırılmadan, tahmin yapılmadan kaydedildi. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Felek aramızı cüdâ edeliÂşık Ömer · Koşma→
Feryat doğrudan sevgiliye karşı yükselir, fakat konuşan ondan uzaklaşacak gücü bulamaz. “Elinden” tekrarı hem sebep hem kaçışı engelleyen hâkimiyet anlamı taşır.