DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Kul Himmet/Ezel meclisinde Kırklar ceminde
Nefes · 16.–17. yüzyıl

Ezel meclisinde Kırklar ceminde

Altı dörtlüğün yirmi dört dizesi de aynı adla bitiyor: Ali. Nefes Kırklar Meclisi anlatısını sırayla kuruyor — dolunun sunulması, hırkanın giyilmesi, semâ — ve muhabbeti öven metin, ondan kaçana edilen bir beddua ile kapanıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ezel meclisinde ceminde

    Muhammed nuruna bezendi Ali

    ile bile âyîn-i cemde

    Bu aşkın sırrına özendi Ali

    1Ezel meclisinde, Kırklar'ın ceminde

    2Ali, Muhammed'in nuruyla bezendi.

    3Kırklar'la birlikte âyîn-i cemde

    4Ali bu aşkın sırrına özendi.

    Yirmi dört dizenin hepsi aynı adla bitiyor; redif bir kişiyi şiirin sonuna çiviliyor. İlk dörtlükte o kişi henüz kurucu değil katılımcı: "bezendi" ve "özendi" fiilleri Ali'yi meclisin ortasına, nurun ve sırrın karşısına oturtuyor. Yükseliş sonraki dörtlüklere bırakılıyor.

  2. 2

    İlmin başı dedi kendin bilesin

    Muhammede dedi cem’e gelesin

    Meydana getirdi aşkın dolusun

    Kırklara şarabı sunandı Ali

    1"İlmin başı kendini bilmendir" dedi;

    2Muhammed'e "ceme gel" dedi.

    3Aşkın dolu kadehini meydana getirdi;

    4Kırklar'a şarabı sunan Ali oldu.

    "İlmin başı kendin bilmek" sözü Yunus'tan beri halk irfanının parolasıdır; nefes onu meclisin açılış cümlesi yapıyor. Son iki dizede Ali sâkî rolüne geçiyor. "Dolu" cemde elden ele dolaşan kadehtir; bugünkü tören ile ezel meclisi aynı kapta birleşiyor.

  3. 3

    Tuba ağacından aldı dört yaprak

    Pençei Abaya taksim kılarak

    Bir hırka ayırdı içinde erhak

    Giyindi eğnine donandı Ali

    1Tûbâ ağacından dört yaprak aldı,

    2Pençe-i Abâ'ya paylaştırarak;

    3bir hırka ayırdı, içinde "erhak";

    4Ali onu sırtına giyindi, donandı.

    Sayı hesabı tutmuyor: Tûbâ'dan dört yaprak alınıyor ama Pençe-i Âl-i Abâ beş kişidir — Muhammed, Ali, Fâtıma, Hasan, Hüseyin. Eksik kalanı hırka tamamlıyor; aba zaten o beşliyi tek örtünün altında toplayan giysidir. Kaynaktaki "erhak" çözülemedi.

  4. 4

    Mansur kabul etti Hakkın dârını

    Erenlere verdi külli varını

    Muhammede verdi Hak didarını

    Ol nura bulandı boyandı Ali

    1Mansûr, Hakk'ın darağacını kabul etti;

    2bütün varını erenlere verdi.

    3Hak, Muhammed'e didarını verdi;

    4Ali o nura bulandı, boyandı.

    "Dâr" iki şeyi birden söylüyor: Hallâc-ı Mansûr'un asıldığı ağaç ve cem meydanında ayak mühürleyip durulan yer. Aynı kelime idamla ibadeti üst üste bindiriyor. Üç dizede üç kez "verdi" geçiyor — var, didar, nur; veren de alan da sonunda tek redife, Ali'ye bağlanıyor.

  5. 5

    Hu diyüp birliğe kuruldu erkân

    Hakikat sürüldü dem ile devran

    Semaa kalktılar cümle âşıkan

    Kırk kerre meydanı dolandı Ali

    1"Hû" deyip birliğe erkân kuruldu;

    2hakikat, dem ile devran sürüldü.

    3Bütün âşıklar semâya kalktılar;

    4Ali meydanı kırk kere dolandı.

    Dörtlük bir tören tutanağı gibi ilerliyor: hû çekiliyor, erkân kuruluyor, dem ile devran sürülüyor, semâ başlıyor. Açılıştaki kırk sayısı burada geri dönüyor ama artık kişi değil tur sayıyor. Meclisin nüfusu meydanın adımına çevrilince anlatı sayı üzerinden kendi içine kapanıyor.

  6. 6

    Kul Himmet’im eder Hak mahabbete

    Dahi yol gider mi birlikten öte

    Mahabbetten kaçan eğri sıfâta

    Lânetullah dedi Ali

    1Kul Himmet'im söyler: Hak muhabbete;

    2birlikten öteye giden başka yol var mı?

    3Muhabbetten kaçan eğri huyluya

    4Ali "Allah'ın laneti" deyip ilendi.

    Nefes bir soruyla zirveye çıkıyor: birlikten öteye giden yol var mı? Cevap verilmiyor, gerek de duyulmuyor. Kapanış ise sert; muhabbeti öven metin, ondan kaçana lânetle bitiyor. Yirmi üç dize boyunca kutsanan ad, son dizede beddua eden kişi oluyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sadettin Nüzhet Ergun'un "Bektaşî Şairleri ve Nefesleri" derlemesinden; Türkçe Vikikaynak'taki 144021 numaralı sürüm esas alındı, imlâsına dokunulmadı. Üçüncü dörtlükteki "erhak" sözcüğü çözülemedi, kaynaktaki hâliyle bırakıldı; aynı dörtlükteki "Pençei Abaya" yazımı da korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHacı Bektaş tekkesine gireliKul Himmet · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Kırklar

Alevî-Bektaşî inancında ezelde toplanan kırk erenler meclisi

âyîn-i cem

Cem töreni; topluca yapılan ibadet

dolu

Cemde elden ele dolaştırılan kadeh

Tûbâ

Cennette bulunduğuna inanılan ağaç

Pençe-i Abâ

Abâ altında toplanan beşli: Muhammed, Ali, Fâtıma, Hasan, Hüseyin

dâr

Darağacı; cem meydanında ayak mühürleyip durulan yer

didar

Yüz, cemal; görünüş

ilendi

İlendi: beddua etti, lanet okudu